• DOLAR 7.704
  • EURO 8.991
  • ALTIN 461.32
  • ...

Yaklaşık üç yüz bin insan öldü. Bütün dünyada günlük vaka ve ölüm sayılarında düşüş söz konusu olsa da, hastalık devam ediyor.

Dünyayı sarsan bu hadise, beyinlerimizi ve kalplerimizi de sarsması gerekiyordu.

Dünya geneli bu tablo karşısında sarsılıp kendisine gelmediği gibi, İslam Alemi ve Müslümanlar olarak da bu tablo beyinlerimizi ve kalplerimizi sarsmadı.

Maalesef bu yaşananın adını doğru koymadık. Adını doğru koymadığımız için de doğru sonuçlar çıkarmadık ve çıkarmıyoruz. Dünyanın bu tablosu, insanlık adına iyi bir tablo değil.

Neden bundan doğru sonuçlar; büyük dersler ve ibretler çıkarmadık?

Genel dünyayı biliyoruz, inançsızlık ve gaflet içinde. İçinde bulunduğu bu inançsızlık ve gafletin kalın perdesini yırtıp hakka, hakikate, ıslaha yönelmiyor.

Peki, ya inanç sahibi Müslümanlar? Maalesef Müslümanların da kafası karışık.

Aklını cep telefonuna teslim etmiş, hayata cep telefonuna gelen bilgiler üzerinden bakan bir Müslümanın kafası durulmaz ve doğruyu görmez elbet.

Müslümanlar olarak Kur’an’ı yaşamayı bıraktığımız gibi, hayata vahyin penceresinden bakmayı da bıraktık.

Ne acı bir tablo değil mi!?

Tam da Resulullah’ın (sav) bildirdiği ahir zamanı ve ahir zaman fitnelerini yaşıyoruz galiba. Rabbim bizleri bu fitnelerden korusun.

Yaşananlara vahyin penceresinden baksaydık, Kur’an bize tabloyu net olarak ortaya koyuyor:

“Hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki, (karşı çıkmaktan vaz geçip), yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını darlık ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.” (Araf: 94)

Allah tarih boyunca yoldan çıkmış, zulme, isyana, günaha bulanmış insanlığı uyarmak ve kendilerine getirmek için hastalık, açlık, bela ve musibetler göndermiş. Tarih boyunca bunu yapan Allah değişmediği ve (Kur’an’da bildirdiği kadarıyla) değişmeyeceğine göre, neden Allah yapmış olmasın?

Ya da arkasında Allah’ın olduğu bir hadiseyi, Allah’la ilişkisiz ve Allah’ı unutturarak değerlendirmek, inancımıza göre ne kadar doğru?

Yarın Allah, “kulum ben kendimi sana ve dünyaya hatırlatıyordum; sen ise beni unuttuğun gibi, unutturdun dese”, ne cevap vereceğiz?

Ben, bu yaşananların arkasında Allah olduğuna inanıyorum. Bu üretilmiş bir virüs olsaydı, hastalık zirve yaptığı ve ülkeler aşıyı satın almak için bütçelerini boşaltacakları dönemlerde, aşı çoktan piyasaya sürülmüş olacaktı.

Maalesef dediğim gibi, bu büyük olayın adını doğru koymadık ve  Allah’ın murat ettiği dersleri çıkarmadık.

Çıkarsaydık hayatımızda ve amellerimizde değişiklik olacaktı. Evlerimiz değişecekti. Çıkarsaydık caminin, cemaatin, kardeşliğin, birlikteliğin kıymetini bilecektik.

Çıkarsaydık pişman olup, yalvarıp yakaracak, Allah’a dönecektik.

Maalesef, herkes eski hal üzere devam...

Ramazan ayının bile bu konuda faydası olmadı!

Allah korusun bu hal iyi değil.