• DOLAR 7.433
  • EURO 8.984
  • ALTIN 412.302
  • ...

Büyük Şeytan Amerika’nın desteğini arkasına alan küstah terörist çete, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa olmak üzere dünyadaki egemen güçlerin ikiyüzlü tavrından, sessizliğinden de cesaret alarak Müslüman Bilim Adamı Fahrizade’yi şehit ettiğini açık açık ilan etti. Hatta bu eyleminden ötürü dünyanın sevinmesi gerektiğini, dünyayı tehlikeli bir teröristten kurtardığını söyledi. 

Suikasta sevinenler de üzülenler de İran İslam Cumhuriyetinin tepkisini, cevabını merak etmeye, beklemeye başladılar. Siyonist çeteye bağlılık ve kulluklarını resmen ilan eden hain Körfez Krallıklarının dışında Dünya Müslümanlarının ekseriyeti Müslüman bilim adamının katledilmesine tepki gösterdi, öfkelendi ve haklı olarak İran’dan cevap verme beklentisi içine girdi. İslam ümmetinin düşmanları da İran’ın cevabını merak etmeye başladı. Aradan bir haftadan fazla zaman geçmesine rağmen İran’dan herhangi bir fiili cevabın gelmemesi İran acziyet içerisinde mi tartışmalarını beraberinde getirdi.

İslam ümmeti haklı olarak öfkeli… Dünya Müslüman Âlimler Birliğinin suikast sonrası yaptığı açıklamada da belirttiği gibi mesele sadece İran değil… Uzun yıllardır terörist çete İslam ümmetini aşağılıyor, İslam ümmetinin değerli evlatlarını katlediyor, İslam topraklarında fütursuzca saldırılar düzenliyor, terörist eylemler gerçekleştiriyor. İslam topraklarındaki hain yöneticileri Müslüman halklara zulmetmeleri için kışkırtıyor, yönlendiriyor. Yine bu Siyonist çete, emrindeki Yahudi lobilerinin de desteğiyle büyük şeytan Amerika’yı İslam ülkelerini işgal konusunda cesaretlendiriyor, hatta sıkıştırıyor.

Birilerinin buna dur demesi lazım… Evet, doğru… Ama tahlili doğru yapmak, meseleyi doğru okumak lazım… Olan bitenleri sağlıklı değerlendiremezsek Müslümanlar olarak, İslam ümmeti olarak daha büyük acıları, daha büyük yenilgileri tatmak zorunda kalabiliriz. Her şeyden önce bu kavga sadece İran-israil kavgası mı? İran, israil’e saldırdığı zaman, sadece israil’e mi saldırmış olacak? Yoksa Amerika önderliğindeki bütün bir Batı dünyasıyla mı savaşa tutuşmuş olacak?

Herkes biliyor ki bu suikastlar birer tuzak… İran’ı büyük bir savaşın içine çekmek istiyorlar? Neden? Çünkü İran’ın gün geçtikçe güçlendiğini, bölgesel bir güç olmaya başladığını, nükleere sahip olmasına çok az zaman kaldığını, birçok bölge ülkesinde kendisine müttefikler edindiğini ve her geçen gün terörist çete ve dolayısıyla emperyalist Batı için daha yakın ve büyük bir tehdit olmaya başladığını görüyorlar. Kendilerince İran’ı savaşa çekip nükleer bir güç olmadan ezmeye çalışacaklar. Bu aşamada şartları kendi lehlerine görüyorlar. Onlara göre İran hazırlığını tamamlamadan imha edilmeli.

Evet, İran için, hatta ümmet için çok zor günler… Ümmet aşağılanıyor, değerli evlatları katlediliyor, kendi evlerinde vuruluyor. İran’ın sabrı test ediliyor. Ama İran bu tuzağa düşmeyecek kadar akıllı. Tek başına bu savaşın üstesinden gelemeyeceğini de biliyor. Ümmetin desteği lazım…

İran’ın tuzağa düşmeyeceği kanaatindeyim. Türkiye’nin düşmediği gibi… 15 Temmuz’da Türkiye de bu tuzağa çekilmedi mi? 15 Temmuz’un merkezi İncirlik Askeri Üssü değil miydi? 15 Temmuz’un baş sorumlusu şu an Amerika’da özel koruma altında değil mi? Ama Türkiye bırakın Amerika’ya savaş açmayı, kendi topraklarında bulunan İncirlik Üssünü bile kapatamadı… Lakin o günden sonra kendi silahını, teknolojik ürünlerini üretme konusunda, savunma sanayi konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdi. Akıllılık da yaptı.

Elbette o büyük gün gelecek. Siyonist çetenin liderlerinin, askerlerinin saklanacak delik arayacakları, Conilerin leşlerinin üst üste kokmaya başlayacağı o büyük gün gelecek… Hem de umulandan daha yakın olacak inşallah… Ama o güne kadar İslam ümmeti, İslam ümmetinin lider ülkeleri hazırlanmalı ve tek bir cephe oluşturarak o günü karşılamalı. Türkiye, İran, Pakistan ve diğer İslam ülkeleri birlik içinde, topyekûn barbar düşmanla savaşa tutuşup onlara zilleti tattırmalı.

Çünkü bu savaş İran ile israil, Amerika arasındaki bir savaş değil, İslam ümmetiyle batı dünyası arasında bir savaş. İslam ümmeti duygularına esir olmadan, tuzağa düşmeden, gafleti bir kenara bırakarak tüm gücüyle hazırlanmalı. Bir an önce hazırlanmalı.