En Büyük Tehdit

Kuzey Kore ve ABD karşılıklı tehditler savururken sırdaşlar, yandaşlar, yoldaşlar saflarını belirlemeye başladı. Olası bir savaş durumunda kimin ABD'nin safında kimin Kuzey Kore'nin yanında yer alacağı gibi açıklamalar kaynayan kazanın ateşini körüklüyor. Avustralya Kuzey Kore'nin saldırıya geçmesi halinde ABD'nin yanında yer alacaklarını açıkladı. Geçtiğimiz günlerde ABD savaş gemisinin Güney Çin Denizinde Nanşa adalarına yakınlaşmasıyla arası bozuk Çin'in devlet gazetesi Global Times “Eğer ABD Kuzey Kore'de rejim devirmeye ve ülkenin siyasi yapısını değiştirmeye kalkarsa, Çin bunu yapmalarına engel olacaktır” diye yazdı.

Kuzey Kore'nin pasifikte ardı ardına füze denemeleri ABD'nin teklifi ile BM'nin yaptırım kararı alması sonucunu doğurdu. Kuzey Kore'nin “ABD'nin okyanusun ötesinde kendini güvende hissetmesi en büyük hata olur” tehdidine karşılık Donald Trump'ın “Kuzey Kore'nin kendi iyiliği için ABD'ye yönelik daha fazla tehditte bulunmaması gerekiyor. Dünyanın daha önce hiç görmediği bir gazap ile karşı karşıya kalacaklar” sözleri gerilimi daha da arttırmıştı.

Karşılıklı restleşmeler devam ederken Kuzey Kore'den daha iddialı bir tehdit geldi. Kuzey Kore haber ajansına göre ABD'nin en önemli askeri gücünün bulunduğu Guam adasını nükleer başlıklı füzelerle vuracağı ve Kim Jong-un emir vermesinin beklendiği açıklanmıştı. Bu haberin hemen ardından ABD Savunma bakanı James Mattis “Kuzey Kore başlatacağı her türlü savaşı kaybeder” İfadelerini kullandı.

Karşılıklı tehditlerin dozu sertleşirken ABD başkanı Trump Twitter'dan “Kuzey Kore akılsızca hareket ederse askeri seçenekler tamamen gündemde, atışa hazır ve hedefe kilitli. Umarım Kim Jong-un başka bir yol bulur” tweet'ini paylaşarak Kim Jong-un'dan daha sert bir dil kullandı.

Trump ve Kim Jong-un bu iki serseri karşılıklı güç gösterisi, köpek dalaşı, horoz dövüşü – adına ne derseniz - için dünyayı geri dönülemez bir tehlikeye adım adım sürüklüyor. Nitekim ABD'nin 1945 yılında Hiroşima ve Nagasaki'ye atom bombası atması hafızalarda tazeliğini koruyor. Bu büyük felaketi bölge ülkeleri iyi bildiklerinden ABD ya da Kuzey Kore'nin olası bir nükleer savaş durumunda müdahale etmek zorundadır. Aksi takdirde büyük felaketler tekerrür eder.

Kuzey Kore – ABD biri dinsiz, diğeri imansız… “Dinsizin hakkından imansız gelirmiş” derler. Ancak söz konusu nükleer silah olunca “Ne haliniz varsa görün” denilemiyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov “Biz nükleer bir Kuzey Kore'yi kabul etmiyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Temenni ederiz ki bu ABD – Kuzey Kore arasındaki bu tehditler adeta bir vuruşmaya dönüşmez ve bu dünyada sadece ikisi arasında kalmayabilir. Daha farklı bir tehdit sürecini de başlatabilir. Burada bir politik neticeye dönüşmek suretiyle noktalanır diye temenni ediyorum“ ifadelerini kullandı. BM (Birleşmiş Milletler) iki ülke arasında yaşanan bu gerilimin Kim Jong-un diplomatik yolları seçmesiyle çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu.

Tüm dünya bu gerilime odaklanmışken gerçekten Kuzey Kore – ABD arasında bir nükleer savaş başlar mı yoksa bunca gerilim bir oyundan mı ibaret, ABD'nin PKK'ye silah sevkiyatını gündemden düşürme çabası ve Ortadoğu planının hayata geçirilmesi için bir tiyatro mudur?

ABD'nin Kuzey Kore'ye yaptığı tehditler ne kadar gerçektir bilinmez. Bana soracak olursanız bizim için tek bir gerçek vardır. ABD sınırımıza asker
ve silah yığmaya devam ediyor. Bu bizim için en büyük tehdittir.