• DOLAR 5.568
  • EURO 6.181
  • ALTIN 269.878
  • ...

“Elhamdülillah Müslümanım”, yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede en çok duyduğumuz cümledir. Müslüman mısın? Sorusuna verilen cevapta “Elhamdülillah” kelimesi olmazsa onu cevaptan dahi saymadığımız “Müslümanım” cevabını eksik saydığımız bir toplumuz. İllaki “Elhamdülillah” denilecek ki Müslümanlığını kabul görelim.

Müslüman olmasına Müslümanız da, söz konusu Müslümanlığın gerekliliğini yapmaya gelince ipler kopuyor adeta… Haramlar, helaller, sevaplar, günahlar din adına ne varsa hepsini ezbere konuştuğumuz, teorik olarak adımız gibi bildiğimiz şeyleri uygulamaya gelince sınıfta kaldığımız bilinçsiz bir Müslümanlığı yaşayan bir toplum nasıl olduk? Ya da nasıl olduruverdik. Kimler bu hale gelmemize ön ayak oldu? Basiretimizi kimler kapattı? Öyle ki helali, haramı birbirine karıştırmış vaziyetteyiz. Harama sürükleyen şeylerin mahiyetini anlayamayacak duruma nasıl gelebildik. “Müminin ferasetinden sakınınız zira o Allah`ın nuruyla bakar” hadisinin bizi anlattığını, bizden bahsettiğini söylemek kendi kendimizi kandırmaktan öteye geçmemektedir. Nitekim Müslümanların bu gün Allah`ın nuruyla baktıklarını söylemek vicdanlara yüktür.

Yüzde doksan bilmem kaçı Müslüman bir ülkede Yılbaşı - Noel kutlanıyor, hindiler haramlara kurban ediliyor, kumar oynanıyor, milli piyangolar alınıyor, sabaha kadar içki içiliyor, akla gelebilecek her türlü fuhuş ve çirkinlik işleniyor ise o yüzde doksan dokuzun bir anlamı var mı? Bilemiyorum. Rakamsal büyüklükten ibaret bir söylemin ötesine geçebileceğini sanmıyorum.

İslam dinine göre haram olduğu kesin olan kumarın yani milli piyangonun “Elhamdulillah Müslümanım” diyen insanlar tarafından satın alınması ne büyük bir hüsrandır. “Kim İslam`dan başka bir dine yönelirse, bilsin ki onunki kabul edilmeyecektir. Ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âli İmrân, 85) ayeti daha ne kadar açık anlatabilir insanların düştüğü hüsranı.

Bir Hıristiyan memleketinden daha çok süslenmiş bir İslam ülkesi, Müslümanlığıyla olan bu tezat akla hayale sığmayacak ahmaklığın göstergesi değil de nedir acaba… Bize ait olmayan ve bizim için hiçbir kutsiyeti olmayan yılbaşı kutlamalarındaki bunca süslenme, püslenme, çam ağaçları ve Noel baba kıyafetli Müslümanlar bizi bir Hıristiyan memleketinden daha çok Hıristiyan gibi göstermiyor mu? Allah aşkına… “Her kim bir kavme benzemeye çalışırsa o da onlardandır” hadisinde anlatıldığı gibi kime benzemeye çalışırsak onlardan oluruz. Unutmayalım ki nasıl yaşarsak öyle ölür, nasıl ölürsek öyle diriliriz. Yılbaşına Hıristiyanlardan daha çok sahiplenmiş bir İslam ülkesinde yaşayan insanlar nasıl hasrolunacak? Elbette hüsrana uğramış bir şekilde haşrolunacaklardır. (Allah muhafaza)

Milli piyango alıp, para bana çıkarsa şayet “fakirlere yardım edeceğim” , “ cami yaptıracağım”, “hayır yolunda harcayacağım”, “ yetimlere, öksüzlere, kimsesizlere dağıtacağım” gibi saçma avuntularla kendini kandıran Müslümanlara haram paranın fayda getirmeyeceğini hatırlatalım. Domuz etinden fakirlere ziyafet verilemeyeceği gibi milli piyangodan kazanılan para ile de ne cami yaptırılabilir. Ne fakir doyurulabilir. Ne yetim ve öksüz bakılabilir. Harama kılıf bulmaktan vazgeçmek, bilinçli Müslüman olmak gerek. Hakkıyla Müslüman olmak gerek. Sözde değil özde Müslüman olmak gerek. “Elhamdülillah Müslümanım. Yılbaşımı kutlar, milli piyangomu da alırım” Müslümanlığı ancak şeytana maskaralıktır. Piyangodan bir Müslümanlıktır.