• DOLAR 7.745
  • EURO 9.1
  • ALTIN 474.67
  • ...

Biyolojik yaklaşım temsilcilerinden A. Mayer insanın biyolojik yapısının insan psikolojisi üzerinde ciddi etkiler yaptığını söyler. Bu izahtan yola çıkarak bugün geldiğimiz noktada kronik hasta olanların psikolojisi bunun en güzel örneği.

İnancımız bu konuda binlerce yıl öncesinden daha da ileri seviyede açıklamalar yapmıştır. “Hasta olmadan önce sağlığın kıymetini bilin.” demiştir. Özellikle temizlik, uyku, çalışma noktasındaki uyarılar tarihe şayan izahlardır. Basit gibi görünen bu açıklamaları, derinlemesine incelediğimizde derin bir hikmet boyutu olduğu gibi biyolojik ve psikolojik yönünün olduğunu söylemek mümkün.

Genelde mutlu ve sağlıklı insanların profiline baktığımızda çok az konuşurlar, gereksiz konuşmalardan uzak dururlar; erken uyanıp erken kalkarlar, helal ve harama dikkat ederler. İnancımız helal ve haram noktasını kesin çizgilerle ifade etmiştir. Fakatsız, lakinsiz, amasız net haramlar vardır. Bu haram tipi fabrikalardaki zehir gibidir. Çevreyi çok rahatsız ettiği gibi insanın biyolojik ritmini bozan zehirlerdir. Mutlaka temizlenmesi, arındırılması gereken atıklardır. Bir yerde bir saat kaldı mı sadece çevreyi değil insanı, insanlığı ciddi anlamda etkiler.

Nasıl ki bir hayvan bir kuş öldüğünde hemen kaldırılması gerekiyorsa, haram da öyledir. Hayatımızdan çıkarıp hemen atmamız gerekir. Kaldıkça bizi rahatsız eder. Sadece bizi rahatsız etmediği gibi; komşuyu, mahalleliyi, çevrenin bütün kesimlerini rahatsız eder. Bazen şahit oluyoruz, bir yerde çok güzel sohbet ederken ilaçlama arabası göründüğünde herkes bir tarafa kaçar. Basit bir zehirden insanlar öksürmeye başlar. Ortadaki durum o kadar net ki insanlar “Bu neydi ya Allah belasını vermesin.” der. İşte haram da böyledir.

Buradaki hafif zehir bu kadar etkiliyorsa haram çok daha fazla etkiler. Sadece haram soyut olduğu için insanlar çok ciddiye almaz. Oysaki insanın helal ile beslendiği sürede aynaya bakması bazı şeyleri hatırlaması yeterlidir. Helal ile beslenen bir organizma canlıdır, parlaktır, nurludur. Uykusu tatlı, yemeklerin sindirimi daha rahat daha lezzetlidir. Haramı açıklayan kutsal kitap, çok daha farklıdır. Okunduğunda insana dar gelen bir mekân, geniş gelmeye başlar; insanı çok daha mutlu eder. Tabir-i caizse yüz metrekare ev insana villa gibi gelir.
Bir de gri tonlar vardır. Ne helal olduğu ne de haram olduğu net değildir, izahı da zordur. Ne beyazdır ne de siyahtır. Bu yaşam tarzının organizmaya, psikolojiye etkisini incelediğimizde şöyle bir çıkarım yapabiliriz: Bu tip insanlarla muhabbet ettiğimizde nasılsın, iyi misin dediğimizde verilen cevap “Eh ne olsun, ölmeden sürünüyoruz.” Elâzığlıların deyimiyle gındırlanik. Ben de Elazığlı olduğum için rahat yazmamda bir beis yoktur inşallah.

Bazı tonlar da vardır; beyazdır, nettir, helaldir. Bu gıdayla beslenenlerin psikolojileri çok farklıdır. Nasılsın diye sorulduğunda, “Çok şükür Rabbim sağlık versin, bizi kendisine yakın eden kullarından eylesin.” derler. İnsan, bu tip insanların yanında hastalığından rahatsızlığından sorunlarından bahsetmeye hayâ eder. Bu profildeki insanların yanında huzur bulur. Bu profildeki insanlar, helal ile beslendiği için çevreye zehir değil, gül kokusu saçarlar. Ne mutlu böyle yaşayanlara ne mutlu her şeye rağmen Rabbine kul olabilenlere…
Selam ve dua ile…