• DOLAR 5.715
  • EURO 6.314
  • ALTIN 269.51
  • ...

2011 yılında tamamen kumpasa dayalı iddialarla FETÖ`nün polis, savcı ve hakimlerince tutuklanıp cezaevine konulduk. Şüphesiz ki bu ekip kurduğu kumpasla İslami hizmetlerin önünü almak ve kendilerinin dışındakilerine hayat hakkı vermemeyi amaçlıyordu. Ancak takdiri ilahi 11 ay sonra ilk mahkemede serbest bırakıldık ve basın yayın faaliyetlerimizle hizmetlerimize devam ettik.

O günden bugüne bakıldığında şüphesiz ki kumpası kuranların birçoğunun cezaevlerinde olduklarını görüyoruz. Bunun yanında hizmetlerimizde de hamdolsun ki ciddi bir ivme kazanılmıştır. O gün bizi tutuklatıp cezaevine koyduklarında da biz kazandık. Bizi bıraktıklarında da biz kazandık. Bize kumpas kuranların adli ilahi nezdinde kullar vasıtasıyla cezalandırılıp bugün cezaevlerine tıkatılmasıyla da bir kez daha kazandık.

Bugün gelinen aşamada bize verilen 6 yıl 3 aylık cezadan da yine biz kazançlı çıkacağız. Çalışmalarımızı, hizmetlerimizi arttırarak devam ettireceğiz ve yine kazanan biz olacağız.

Hiçbirimiz İslami dava sahipleri açısından mevcut yasaların tüm düzenlemelerine rağmen ‘altın bir çağ` olduğuna inanmadık. Böyle olsaydı şu an 80 yaşında olup 24 yıldır Sivas Davasından dolayı dedelerimiz cezaevlerinde olmazdı.

Yine böyle olsaydı bürokrasinin babalık yaptığı sözde hasta oldukları için kavurmacılar, yine hasta oldukları gerekçesiyle serbest bırakılıp sonra da 45-50 derece sıcak altında ‘milletvekilleri` sözde adalet yürüyüşüne katılamazlardı.  Bırakın çağın altın olanını, çağın gerektirdiğini bile yapsalardı bugün, Şehmus Alpsoy gibi İslami hassasiyetlerinden dolayı cezaevinde tutulup kanser ile mücadele eden mazlumların bir dakika bile cezaevinde kalmamaları gerekirdi.

Bu ceza ile kripto kişiliklerin verdiği emirler yerine getirilmiş oldu. Cezaevinde tutulup hukuksuzlukların telafisine çalışıldığı bir dönemde evet bu kripto kişi veya kişiler yine düğmeye bastılar. Neden! Çünkü bu mazlumiyetleri evet kabul etmek lazım ki en fazla dile getiren basının başında Rehber TV, Doğruhaber vs. kardeş basın organları gelmektedir. Bunu İstanbul Anadolu 11. Ağır ceza mahkemesinin hâkimlerinin bilmemesi mümkün mü?

Hayır! Gerek HÜDA PAR yetkililerine gerekse de Rehber TV Genel Yayın Yönetmenine verilen ceza lalettayin, tesadüf eseri verilmiş bir ceza değildir. Bu cezanın, zulümlerin sona erdirilmesine yönelik adımların atılması gerektiği bir döneme denk gelmesi iyi niyetle yorumlanamaz.

Ancak zulmün, haksızlığın giderilmesi hususunda her zaman üzerimize düşeni yaptığımız gibi bundan sonra da yapacağız. Asla ama asla İslami hassasiyetlerinin gereğini yerine getirmek adına cezaevlerinde tutulan kardeşlerimizi yalnız bırakmayacak, onların acılarını her an hissedecek ve özgürlüklerine kavuşmaları adına gereken ne ise yapacağız.

Birileri bizi onları düşünmekten, onları zikretmekten alıkoymak istiyorsa da bunu başaramayacaklar. Ve Rabbimizden ümit ediyoruz ki, son yaşanan gelişme yeni güzelliklerin kapısını aralamak için bir vesile olur.

Allah`a emanet olunuz.