• DOLAR 13.415
  • EURO 15.242
  • ALTIN 793.071
  • ...

“İnsanlardan kimisi, Allah’a bir harf üzere kulluk eder” (Hac 11). Harf denince aklımıza yazı yazmak için kullanılan işaretlerden her biri gelse de terim olarak bir şeyin kıyısı, kenarı, ucu, dağın sivri kısmı gibi manalara gelir. Hatta deve zayıflayıp cılızlaştığında, kemikleri dışarı çıkıp bir deri kemik kaldığında da kendisine harf denir.

Bir harf üzere kulluk etmek, İslam’ın kenarında durmak, bir köşesinden tutmak, yüzeyinde kalmaktır. Bütününü yaşamamak ve kalbine inmemektir. Kenarda durunca da iman kalbe tam yerleşmez, yüzeysel kalır, eksik kalır, itminan gerçekleşmez ve kalp yatışmaz. Şek ve şüpheden uzak kalınmaz.

Bir harf üzere kulluk eden kişi,  İslam’ı sadece bir uçtan görür. Bütünü ve bütünün diğer parçalarını görmez. Meselelere gördüğü uçtan bakar ve taassuplaşır. Durduğu yer gibi düşünce, fikir, anlayış, ibadet ve ahlakı da uç kalır. Bu da kâfir ve emperyalistin işine gelir.

Bir harf üzere kulluk eden kişi, zayıf bir karaktere sahiptir. Kararsızlık içinde gidip geldiği için nefsinin neredeyse kölesi olur. Kişisel çıkarını öne çıkarır. Bütün istekleri yerine gelirse bağlı kalır, razı olur ve sebat eder. Tam tersine, ondan bazı fedakârlıklar istenir, bazı sıkıntılarla karşılaşır, Allah yolunda zorluk ve kayıplara katlanması gerekirse yahut da istedikleri yerine gelmezse, tereddüt etmeye başlar ve her şeyden şüphe duymaya başlar. O zaman da bir kazanç elde edeceği veya bir kayıptan korunmasını sağlayacak olan her gücün önünde boyun eğmeye hazır hale gelir.

 Bir harf üzere kulluk eden kişi, keyfinin, hevasının ve menfaatinin dilediği şekilde kulluk eder. İşine geleni alır ve yaşar. İşine gelmeyeni ise bırakır terk eder. Bolluk ve menfaat görünce yanaşır. Darlık ve sıkıntı görünce kaçar.

Bir harf üzere kulluk eden kişi, İslam’ın kenarında durup değil belini, elini dahi taşın altına koymaz. Parmaklarının ucuyla İslam’ı tutar. Bulunduğu yarın kenarında sallanıp duran kişi gibi her an aşağı düşecekmiş gibi durur.

Bir harf üzere kulluk eden kişi, İslam adına yapılan hiçbir şeyi beğenmez. Bu sebeple hep şikâyetçidir. Kendisi bir taşı bir taşın üzere koymadığı gibi başkasının koyduğunu da beğenmez. Daimi bir yergi ve eleştiri ahlakına sahiptir.

Bir harf üzere kulluk eden kişi, kulluğu şartlıdır. Öne sürdüğü şartlar gerçekleşirse kulluğuna devam eder. Gerçekleşmezse topuğu üzerine geri döner. Şeybe b. Rabia gibi, Peygamber (s.a.s.) davetini açığa vurmadan önce şöyle demişti: “Rabbine dua et ki bana mal, deve, at ve evlad ihsan etsin. Ben de sana inanayım ve senin dinini kabul edeyim.” Bunun üzerine Peygamber (s.a.s.) onun için dua etti. Yüce Allah da ona dileklerini ihsan etti. Daha sonra yüce Allah -durumunu en iyi bilen olduğu halde- onu fitneye düşürüp, imtihana tabi tuttu ve İslâm'a girdikten sonra ona ihsan etmiş olduklarının tamamını bir bir geri aldı. Böyle olunca o da İslâm'dan geri döndü.

Allah bizi, bir harf üzere kulluk edenlerden eylemesin diyor ve sizi Allah’a emanet ediyorum.