29 Mayıs Çarşamba günü Van'ın Kazımpaşa Mahallesi'nde meydana gelen olayda, başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan küçük Hamza hayatını kaybederken, 9 yaşındaki kuzeni ise yaralandı. Olayın ardından aileyi ziyaret eden HÜDA PAR Van İl Başkanı Rasim Sayğın, saldırıya karışan köpeklerin hala toplatılmadığını gündeme taşıdı.

Basın mensuplarına konuşan Sayğın, yaşananları “tarif edilemez” olarak nitelendirerek, “Saray ilçemizde bir çocuğumuz köpekler tarafından parçalandı. Parçalandı kelimesi belki hafif kalır. Biz bugün taziye yerindeydik, aileyle birebir görüştük. Çok vahim bir olay. Bu vahim olay maalesef gerek ilimizde gerekse Türkiye gündeminde yeteri kadar yer almadı. Dolayısıyla bunun üzerine gitmek gerekiyor. Yani evinin önünde oynayan 5 yaşındaki bir çocuğun civarda başıboş gezen köpekler tarafından saldırıya uğraması, kelimelerle anlatılamayacak bir şey.” dedi.

KÖPEKLER HALA SOKAKTA

Saldırgan köpeklerin ortalıkta dolaşmaya devam ettiğini söyleyen Sayğın, “Maalesef biz bugün taziye yerinde, aile ile yaptığımız görüşmelerde, taziyede bulunan insanlarla yaptığımız görüşmelerde halen bu saldırıyı gerçekleştiren köpeklerin toplatılmadığı haberini aldık. Çocuğun amcası bizzat kendi ifadesiyle 'sabah çıktığımızda çocuğumuzu parçalayan, o kanı üzerinde olan köpek kapımızın önünde dolaşıyordu' dedi. Çok büyük ihmaller var. Aile sahipsiz kalmış durumda.” şeklinde konuştu.

Bu ihmalle ilgili olarak hukuk mekanizmalarının harekete geçmesi gerektiğini söyleyen Sayğın, "Savcılık makamının sadece belediyede görevli bir bekçiyi akşam gözaltına alıp sabaha bırakmasıyla toplumsal vicdanı teskin etmesi mümkün değildir. Kanunlar, mahkeme kararları, bu işin sorumlusunun kimler olduğunu çok açık olarak ortaya koymaktadır. Bakınız, bu işin sorumlusu belediye başkanıdır. İlgili belediye başkanı, büyükşehir belediyesi söz konusu köpekleri toplatmayarak bizzat sorumludur. Bugün gözaltına alınması gereken kişiler belediye başkanlarıdır. İfadeye çağrılması gereken kişiler belediye başkanlarıdır. Bu vahim olayın bu şekilde üzerine gidilmediği müddetçe sadece kanuni düzenlemelerle sadece basit bir iki memurun basın önüne atılmasıyla, yargı önüne atılmasıyla çözülecek bir mesele değildir.” ifadelerini kullandı.

Basın mensupları ve kamuoyunun bu olayın üstüne gitmesi gerektiğini belirten Sayğın, sorumluların savcılık önüne çıkıp hesap verinceye kadar bu işin peşinin bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

KUDUZ’DA TEHLİKELİ YÜKSELİŞ

Başıboş köpek sorununu bir de hastalık boyutu var. İçişleri Bakanlığı verileri, Türkiye’de kuduz hastalığında dikkat çekici bir artış yaşandığını ortaya koydu. TBMM Komisyonu’nda sunum yapan Bakan Müşaviri ve veteriner hekim Ahmet Yavuz Karaca, sokak köpeklerinden insanlara ve diğer canlılara bulaşabilen yaklaşık 300 zoonotik hastalık bulunduğunu açıkladı.

Karaca, kuduzla mücadele kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3,5 milyar liralık harcama yapıldığını belirterek, hastalığın artık yaban hayata da sıçradığını vurguladı. Bu yayılımda sahipsiz sokak köpeklerinin önemli rol oynadığını ifade eden Karaca, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çiftlik hayvanlarında kuduz vakalarının tespit edildiğini söyledi.

Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyon 250 bin sahipsiz sokak köpeği bulunduğunu belirten Karaca, bu hayvanların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. İddiaya göre 51 ilde sokak hayvanlarının toplanmasında hedeflenen sayıya ulaşıldı ve ülke genelinde sahipsiz hayvanların yüzde 78’i toplandı. Ancak saldırılar devam ediyor.

KÖPEK KİSTİ ALARMI

Türkiye’de halk arasında “köpek kisti” olarak bilinen kist hidatik hastalığına ilişkin veriler de, yaygınlığın düşündüğünden daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, erken dönemde belirti vermeyen hastalığın ciddi komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Yapılan araştırmalara göre Ankara’da rastgele seçilen 2.921 kişinin 439’unda (%15,03) kist hidatik pozitifliği tespit edildi. Kocaeli’de lise öğrencileri üzerinde yapılan bir çalışmada ise 388 kişiden 30’unda (%8,9) kist hidatik seropozitifliği saptandı.

Tıbbi adıyla Kist Hidatik, “Ekinokok” adlı parazitin neden olduğu bir hastalık olarak biliniyor. Parazitin ana taşıyıcıları köpek, kurt ve tilki gibi etçil hayvanlar olurken, bulaş en sık köpekler aracılığıyla gerçekleşiyor.

Parazit, köpeklerin bağırsaklarında yaşayarak dışkı yoluyla çevreye yayılıyor. İnsanlar ise bu parazitin yumurtalarını ağız yoluyla alarak enfekte oluyor. Vücuda giren parazitler kan ve lenf yoluyla başta karaciğer ve akciğer olmak üzere çeşitli organlara yerleşerek kist oluşturuyor.

Hastalığın en tehlikeli yönlerinden biri, uzun süre sessiz ilerlemesi. Kistler küçükken yıllarca belirti vermeyebilirken, büyüdükçe bulundukları organa göre ciddi şikâyetlere yol açıyor.

Karaciğer tutulumu durumunda sağ üst karın ağrısı, bulantı, kusma ve sarılık görülebilirken; akciğer tutulumu öksürük, nefes darlığı ve kanlı balgam gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Daha nadir durumlarda beyin, kalp, böbrek ve kemik gibi organlarda da kist gelişebiliyor.

Uzmanlar, kistin patlaması halinde ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Ani bir travma ya da hatta basit bir hapşırma sonrası kistin patlayarak anafilaktik şoka yol açabileceği ve bunun ani ölüme neden olabileceği belirtiliyor.

YAPTIRIM TEHDİDİ ÇARE OLMADI

Tarım ve Orman Bakanlığı, geçtiğimiz yıl sahipsiz hayvanlara yönelik uygulamaların hızlandırılması amacıyla 81 il valiliğine kapsamlı bir yazı göndermişti. İletilen yazıda, sahipsiz köpeklerin toplanması için 2028 yılının beklenmesinin yasalara aykırı olduğu açık şekilde vurgulandı.

Yazıda, toplanan sahipsiz hayvanların bakımevi dışına bırakılmasının yasak olduğu hatırlatılarak, bu kurala aykırı davrananlara 2025 yılı itibarıyla hayvan başına 71 bin 965 TL idari para cezası uygulanacağı belirtilmişti.

Belediyelerin sahipsiz hayvanlar için bütçe ayırmasının zorunlu olduğu hatırlatılarak, nüfusu 25 bini aşan belediyelerin gelirlerinin belirli oranını bakımevi ve rehabilitasyon hizmetlerine ayırması gerektiği belirtilmişti. Bu kaynağı ayırmayan ya da amacı dışında kullanan belediye başkanları ve meclis üyeleri için 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü ifade edilmişti

Bakanlık, uygulamaların özellikle saldırı vakaları ve kuduz riski yüksek bölgelerden başlatılmasını isterken, sahipsiz hayvan sorununun çözümü için yerel yönetimlerin yükümlülüklerini gecikmeden yerine getirmesi gerektiğini vurgulanmıştı. Ancak bu da çözüm olmadı.

2025’te 12 KİŞİ KÖPEK SALDIRILARINDA ÖLDÜ

Türkiye genelinde 2025 yılına ait veriler, başıboş köpek kaynaklı saldırı ve kazaların ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Yıl boyunca medyaya yansıyan 230 olayda 12 kişi hayatını kaybederken, 225’ten fazla kişi yaralandı.

Toplam 230 vakanın 182’si doğrudan saldırı içerirken, olaylarda aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi çeşitli şekillerde yaralandı. Saldırılarda 2 yaşındaki Rana El Selci, 6 yaşındaki Fatma El Muhammed, 12 yaşındaki Eslem Teker ve 72 yaşındaki Mustafa Ö. yaşamını yitirdi.

Verilere göre, saldırılarda 60’ı çocuk olmak üzere en az 160 kişi yaralanırken, yaralıların önemli bir kısmının tedavi gördüğü belirtildi.

Bazı bölgelerde kuduz vakaları da gündeme geldi. 230 olayın 3’ünün kuduzlu köpek saldırısından kaynaklandığı belirtilirken, Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde yaşanan saldırı sonrası 3 çocuk yaralandı ve iki mahallede karantina uygulaması başlatıldı.

Başıboş köpekler yalnızca saldırılarla değil, trafik kazalarıyla da ölümlere yol açtı. Toplam can kaybının 12’ye ulaştığı olaylarda, hayatını kaybedenler arasında biri anne karnında, biri 2 yaşında olmak üzere çocukların da bulunması dikkat çekti. Yaralı sayısının 225’i aşarken, en az 66’sının çocuklardan oluştuğu bildirildi.

Saldırı ve kazaların yanı sıra yüzlerce tavuk ile küçükbaş ve büyükbaş hayvanın telef olması, önemli ekonomik kayıplara yol açtı.

HÜDA PAR BAŞIBOŞ KÖPEKLERLE İLGİLİ KANUN TEKLİFİ SUNMUŞTU

HÜDA PAR, 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sunmuştu. Teklifte, artan sokak hayvanı saldırılarının can güvenliğini tehdit ettiği vurgulanarak daha sert ve kapsamlı düzenlemeler talep edilmişti.

Teklifin gerekçesinde, özellikle çocukların sabah saatlerinde okula gidip gelirken sık sık saldırıya uğradığına dikkat çekilerek, bu durumun yalnızca çocuklar değil yetişkinler için de ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan vakalarda artış yaşandığı ifade edilirken, sahipsiz hayvan yoğunluğunun meskûn mahallerde “tahammül edilemez boyuta” ulaştığı kaydedildi.

Parkların çocuklar için güvenli alan olmaktan çıktığına işaret edilen metinde, gece saatlerinde yürüyen, işe giden veya sabah namazına ulaşmaya çalışan vatandaşların kendilerini güvende hissetmediği vurgulandı.

Teklifte, mevcut düzenlemelerin sahipsiz hayvanları fiilen sokakta tutmaya devam ettiği, bunun da hem insanlar hem de hayvanlar için tehlike oluşturduğu ifade edildi. Çözüm olarak, yerleşim yerlerinden uzakta kalıcı barınaklar kurulması ve hayvanların bu alanlarda kontrol altında tutulması önerildi.

Ayrıca, sahiplenilmeyen hayvanların tekrar sokağa bırakılmasının önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı.

Teklife göre, sahipsiz hayvanların kısırlaştırma, aşılama ve rehabilitasyon süreçlerinden sonra bakımevlerinde tutulması zorunlu hale getirilecek. Bu hayvanların alındıkları ortama geri bırakılması tamamen yasaklanacak.

Bu kurallara aykırı hareket edenlere idari para cezası uygulanması öngörülürken, Türk Ceza Kanunu’nda da önemli değişiklikler teklif edildi. Buna göre, tehlike oluşturabilecek şekilde hayvanı serbest bırakma suçunun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis yerine 2 yıldan 4 yıla kadar hapis olarak artırılacak.

Ayrıca bakımevlerindeki sahipsiz hayvanları serbest bırakan veya sokak hayvanlarının toplanmasında ihmali bulunan kamu görevlileri için 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

VATANDAŞ ÇÖZÜM BEKLİYOR

Türkiye'nin dört bir yanından gelen köpek saldırısı haberleri, kamuoyunda "ihmal" tartışmalarını zirveye taşıdı. Vatandaşlar, mevcut yasalarda yer alan ancak uygulanmayan yaptırımların artık tavizsiz bir şekilde hayata geçirilmesini talep ediyor. Halkın en büyük tepkisi ise köpekleri ve sorunu geçiştiren yerel yönetimlere.

Sokaklarda her gün korkuyla yaşadıklarını belirten vatandaşlar, görevini yapmayan kamu görevlileri için hapis cezası vurgusu yapıyor. “Yasada bu hayvanların toplanması gerektiği açıkça yazıyor. Eğer bir belediye başkanı görevini yapmıyor ve bu yüzden bir çocuk yaralanıyor veya ölüyorsa, o başkan bunun bedelini hapse girerek ödemeli,” diyen vatandaşlar, cezasızlık algısının sorunu körüklediğini savunuyor.

Vatandaşın bir diğer net talebi ise "Sıfır Başıboş Köpek" politikası. Artık mahalle aralarında, parklarda veya okul yollarında "kısırlaştırılmış" olsa dahi hiçbir köpeğin bulunmasını istemeyen halk, tüm köpeklerin istisnasız toplanarak sokakların tamamen temizlenmesini bekliyor.

Muhabir: Yakup YÜKSEK