manşetler

SİYONİSTLERİN HAİN PLANI: YİYECEĞİN GİREMEDİĞİ GAZZE’YE UYUŞTURUCU NASIL GİRİYOR?

Soykırımcı israil, Gazze'deki saldırılarını sürdürürken bölgeyi içeriden çökertmek için uyuşturucu kartellerini ve işbirlikçi milisleri devreye sokuyor. Filistinli güvenlik kaynakları; dronlar ve "Sarı Hat" üzerinden Şeride sistematik şekilde uyuşturucu sokulduğunu, amacın toplumsal direnci kırıp kaos yaratmak olduğunu belirtiyor. Zehir şebekeleriyle mücadele eden narkotik polisleri ise israil suikastlarının hedefi oluyor.

Abone Ol

Soykırımcı israilin 11 Ekim’de ilan edilen ateşkese rağmen Gazze’ye yönelik saldırıları sürüyor. israile ait bir insansız hava aracının Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında bulunan El-Amal Mahallesi'nde sivillerin toplandığı bir noktayı hedef alması sonucu iki Filistinli şehit oldu, bir kişi de yaralandı. Aynı gün Gazze'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı'na düzenlenen başka bir İHA saldırısında ise bir Filistinli şehit olurken bir kişi de yaralandı.

Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana bölgede yaklaşık bin kişi şehit oldu.

Öte yandan Birleşmiş Milletler, cuma günü yaptığı açıklamada Gazze'deki sivillerin ve sivil altyapının uluslararası insancıl hukuk kapsamında korunması çağrısını yineledi. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), yardım çalışanları, insani yardım tesisleri ve sivil yapıların israil saldırıları nedeniyle hala ciddi risk altında bulunduğunu belirtti.

Bu gelişmeler yaşanırken Mısır'da geçen cumartesi gününden bu yana devam eden müzakerelerde henüz somut sonuç alınamadığı bildirildi. Ancak taraflar arasında bazı başlıklarda ilerleme sağlandığına yönelik değerlendirmeler yapılıyor.

Hamas Siyasi Büro üyesi ve müzakere heyetinde yer alan Husam Badran, Kahire'de Filistinli gruplar arasında yürütülen görüşmelerin "olumlu ve yapıcı" bir atmosferde sürdüğünü açıkladı. Badran, Filistinli taraflar arasında ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan planın ikinci aşamasına ilişkin ortak bir ulusal tutum oluştuğunu belirtti.

Badran ayrıca mevcut görüşmelerde "üzerine inşa edilebilecek gerçek bir ilerleme" kaydedildiğini ifade ederek, israilin Gazze'deki saldırılarını durdurması ve anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.

Öte yandan Gazze Şeridi'nde savaşın gölgesinde yeni bir güvenlik krizi yaşanıyor. Yerel güvenlik kaynakları, soykırımcı israil ile bağlantılı silahlı gruplar uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerini artırırken, son aylarda bu ağlara yönelik operasyonlar ve çatışmaların yoğunlaştı.Yetkililere göre uyuşturucu ticareti yalnızca bir asayiş sorunu değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı hedef alan daha geniş kapsamlı bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

TEHDİT VİDEOSU YAYINLADILAR

Mayıs ayının son günlerinde Gazze'de yayılan bir video, güvenlik çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Görüntülerde yüzü kapalı bir kişinin, uyuşturucuyla mücadele eden polis ve güvenlik görevlilerine yönelik tehditlerde bulunduğu görüldü.

Yerel kaynaklara göre videodaki kişi, Gazze'nin kuzeyinde faaliyet gösteren ve israil ile bağlantılı silahlı bir grubun mensubu. Açıklamalarında bazı polis memurları ve narkotik birimlerinde görev yapan güvenlik görevlilerinin isimlerini vererek tehditlerde bulundu.

Güvenlik kaynakları bu görüntülerin tesadüfi olmadığını, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele eden kurumlar üzerinde baskı oluşturmayı amaçladığını belirtiyor.

Gazze'deki kaynaklar, son aylarda uyuşturucuyla mücadele faaliyetlerinde görev alan bazı güvenlik görevlilerinin hedef alındığını ifade ediyor.

Bu kapsamda Han Yunus'taki narkotik biriminde görev yapan bazı isimlerin suikast listelerine alındığı, çeşitli saldırıların düzenlendiği ve güvenlik personeline yönelik tehditlerin arttığı açıklandı.

HİBRİT SAVAŞ YÖNTEMİ

Filistinli hukukçular ve insan hakları savunucuları yaşananları yalnızca organize suç kapsamında değerlendirmiyor.

Filistin Halkının Haklarını Destekleme Uluslararası Heyeti (Haşd) Başkanı Selah Abdülati, Gazze'de yürütülen faaliyetlerin askeri operasyonların ötesine geçtiğini ifade ediyor.

Abdülati'ye göre uyuşturucunun yaygınlaştırılması, genç nüfusun zayıflatılması, suç oranlarının artırılması ve toplumsal dayanışmanın parçalanmasını hedefleyen daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olarak görülüyor.

Yerel güvenlik kaynaklarının verdiği bilgilere göre, yılbaşından bu yana yerinden edilmiş sivillerin yaşadığı çadır bölgelerine yönelik 11 uyuşturucu kaçakçılığı girişimi engellendi.

Bu girişimlerin önemli bölümünün şubat, mart ve nisan aylarında gerçekleştiği belirtilirken, bazı operasyonlarda silahlı çatışmalar yaşandığı ifade ediliyor.

Yetkililer, işgal ordusu tarafından korunan bazı silahlı grupların faaliyet gösterdiği bölgelerde uyuşturucu kullanımının ve dağıtımının daha yaygın olduğunu belirtti.

YARDIM KORİDORLARINDAN NE GEÇİYOR?

Gazze'deki bazı hukukçular, uyuşturucunun bölgeye farklı yollarla ulaştırıldığını belirtti.

Bu iddialar arasında yardım sevkiyatları, insansız hava araçları ve çeşitli kaçakçılık güzergahları yer alıyor.

Yerel kaynaklar, özellikle savaşın başlamasından sonra uyuşturucunun yeni yöntemlerle Gazze'ye sokulmaya çalışıldığını açıklarken, bu faaliyetlerin toplumsal istikrar açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Güvenlik birimlerinin soruşturmalarına dayandırılan bilgilere göre son dönemde insansız hava araçları üzerinden uyuşturucu sevkiyatında dikkat çekici artış yaşandı.

Kaynaklar, yakalanan bazı satıcıların ifadelerinde uyuşturucuların belirli noktalara bırakıldığını ve daha sonra yerel iş birlikçiler tarafından teslim alındığını anlattıklarını söylüyor.

Aynı kaynaklara göre bazı maddeler gençlere ücretsiz dağıtılarak bağımlılık oluşturulmaya çalışılıyor. Yetkililer bunun uzun vadede yeni suç ağları oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

KAÇAKÇILIĞIN MERKEZİ “SARI HAT’’

Gazze'de görev yapan ruh sağlığı uzmanlarına göre son dönemde en yaygın görülen maddeler arasında Captagon, Tramadol, esrar, Bango ve Pregabalin içerikli ilaçlar yer alıyor.

Uzmanlar özellikle halk arasında "Rotana" adıyla bilinen Captagon'un en tehlikeli maddelerden biri olduğunu belirtiyor.

Bunun yanında savaş nedeniyle laboratuvarların büyük ölçüde kullanılamaz hale gelmesi ve analiz cihazlarının devre dışı kalması, son dönemde bölgeye giren bazı maddelerin içeriğinin tam olarak tespit edilmesini zorlaştırıyor.

Yerel kaynaklara göre Mayıs 2026'dan itibaren uyuşturucu fiyatlarında ciddi bir gerileme yaşandı.

Daha önce yaklaşık 15 bin şekele satılan bir kalıp esrarın fiyatının 5 bin şekele kadar düştüğü, Captagon haplarının da önemli ölçüde ucuzladığı belirtiliyor. Güvenlik kaynakları bu düşüşü piyasaya daha fazla miktarda uyuşturucu sürülmesiyle ilişkilendiriyor.

Uzmanlar ise fiyat düşüşünün, kaçakçılık ağlarının yeni kullanıcılar oluşturma stratejisinin bir parçası olabileceğini değerlendiriyor.

Gazze'deki güvenlik kaynaklarının açıklamalarında sık sık "Sarı Hat" olarak adlandırılan bölge öne çıkıyor. Bu alan, Gazze'nin belirli kesimlerinde israil kontrolündeki bölgeler ile sivillerin yaşadığı alanlar arasında bulunan hatlardan oluşuyor.

Kaynaklara göre uyuşturucu sevkiyatlarının önemli bölümü bu bölgeler üzerinden gerçekleştiriliyor. Kaçakçılık faaliyetlerinde yer alan kişilerin, söz konusu hat boyunca hareket ederek uyuşturucuları teslim aldığı belirtiliyor.

HAN YUNUS VE REFAH’TA OPERASYON DÜZENLENDİ

Güvenlik kaynaklarının aktardığına göre 6 Mayıs'ta Han Yunus'ta faaliyet gösteren bir grubun üyelerine yönelik operasyon düzenlendi.

Operasyonda kaçakçılık faaliyetlerinde kullanılan bir aracın hedef alındığı ve çatışmalar yaşandığı belirtildi.

Kaynaklar, olayın ardından bölgeye israile ait insansız hava araçlarının geldiğini ve vurulan aracın tamamen imha edildiğini belirtti.

Benzer bir olayın Nisan ayında Refah'ın doğusunda yaşandığı da belirtiliyor.

Güvenlik kaynaklarına göre uyuşturucu taşıyan bir grubun hareketliliği sırasında çatışma çıktı. Olayda bazı kişilerin öldüğü veya yaralandığı iddia edilirken, daha sonra bölgeye yönelik hava saldırıları düzenlendiği ifade edildi.

Kaynaklara göre son üç ay içerisinde kaçakçılık faaliyetlerinin koordinasyonunda rol oynadığı düşünülen çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Soruşturmalarda, Gazze içindeki bazı aracılar ile "Sarı Hat" bölgesinde faaliyet gösteren kişiler arasında bağlantılar bulunduğu ifade ediliyor.

Filistinli siyasi analistler ve güvenlik uzmanları, uyuşturucu kaçakçılığının yalnızca suç ekonomisi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor.

Araştırmacılar, savaş koşullarında toplumsal yapının daha kırılgan hale geldiğini, uyuşturucunun ise genç nüfus üzerinde yıkıcı etkiler oluşturabileceğini belirtiyor.

Özellikle çadır kentlerde yaşayan binlerce kişinin sosyal ve ekonomik zorluklarla mücadele ettiği bir dönemde uyuşturucunun yayılmasının iç güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.

BAĞIMLILIK ORANI ARTTI

Gazze'deki ruh sağlığı uzmanlarının aktardığı bilgilere göre, psikolojik destek merkezlerine yapılan başvurularda belirgin artış gözlendi.

Uzmanlar, bağımlılık tedavisi talebiyle başvuranların sayısının geçmiş yıllara kıyasla yükseldiğini belirtirken, özellikle genç yaş grubundaki vakaların dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade ediyor.

Psikolojik destek uzmanlarına göre savaş öncesinde bağımlılık oranlarının görece düşük olduğu 19-22 yaş aralığındaki gençler arasında son dönemde ciddi bir artış yaşanıyor.

Uzmanlar, savaş sırasında yaralanan çok sayıda kişinin güçlü ağrı kesiciler kullanmak zorunda kaldığını da hatırlatıyor.

Bazı vakalarda tedavi amacıyla kullanılan ilaçların zamanla bağımlılığa dönüştüğü, ardından daha güçlü maddelere yönelimin görüldüğü belirtiliyor.

Ruh sağlığı çalışanları, özellikle Tramadol ve benzeri maddelerin uzun süre kontrolsüz kullanımının ciddi bağımlılık riski oluşturduğunu vurguluyor.

Sağlık uzmanları, bağımlılıkla birlikte ağır psikolojik rahatsızlıklarda da yükseliş gözlemlediklerini belirtiyor.

Özellikle halüsinasyon etkisi bulunan bazı maddelerin uzun süre kullanılması sonucunda psikoz vakalarının arttığı ifade ediliyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) iş birliğiyle yürütülen ve 2023 yılında yayımlanan bir araştırma, savaş öncesi dönemde Gazze'deki uyuşturucu kullanımına ilişkin önemli veriler ortaya koymuştu.

Araştırmaya göre Gazze'de yüksek riskli uyuşturucu kullanıcısı sayısı yaklaşık 10 bin kişi olarak tahmin edilmişti.

Çalışmada en yaygın maddelerin Tramadol ve Pregabalin olduğu belirtilirken, kullanıcıların önemli bölümünün birden fazla uyuşturucu maddeyi aynı anda kullandığı tespit edilmişti.

Güncel verilerin sınırlı olması nedeniyle kesin rakamlar bulunmamakla birlikte, yerel uzmanlar bağımlılık oranlarının savaş öncesine göre belirgin şekilde yükseldiğini değerlendiriyor.

Soruşturmalarda görev alan kaynaklar ve sağlık çalışanları, mevcut tablonun eski araştırmalardaki oranların yüzde 10 ila 15 üzerinde olabileceğini tahmin ediyor.

Bağımlılıkla mücadelede karşılaşılan en büyük sorunlardan biri ise sağlık altyapısındaki yetersizlikler.

Savaş nedeniyle çok sayıda sağlık merkezi zarar görürken, rehabilitasyon hizmetleri de ciddi şekilde aksadı.

Uzmanlar ayrıca bağımlılık tedavisinde kullanılan birçok ilacın Gazze'ye ulaştırılamadığını belirtiyor.

Yoksunluk belirtilerinin kontrol altına alınmasında kullanılan ilaçların eksikliği nedeniyle tedavi süreçlerinin daha da zorlaştığı ifade ediliyor.

TESLİM OLUN ÇAĞRISI

Uyuşturucu kaçakçılığı ve silahlı gruplarla mücadele kapsamında faaliyet gösteren "Rada Gücü", mayıs ayında bazı gruplara teslim olma çağrısında bulundu.

Yerel kaynaklara göre çağrının ardından bazı kişilerin güvenlik birimlerine başvurarak dosyalarının yeniden değerlendirilmesini talep ettiği bildirildi.