Soykırımcı israile verdiği koşulsuz destek ve bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen politikaları nedeniyle tepkilerin hedefinde olan ABD, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı başlatılan savaştan çıkış yolu arıyor. Aylar süren gerilim, çatışmalar ve yoğun diplomatik temasların ardından taraflar arasında bir mutabakat zaptının son aşamaya geldiği belirtildi.

Son iki gündür İranlı, Amerikalı ve Pakistanlı yetkililerden, Tahran'ın "nihai anlaşmaya zemin hazırlayan bir mutabakat zaptı" olarak nitelendirdiği metnin son halinin tamamlandığına dair peş peşe açıklamalar geldi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cuma akşamı devlet televizyonuna verdiği röportajda, "Müzakerelerimizin son aşamaları tamamlanır tamamlanmaz bu anlaşma imzalanacak ve duyurulacak" dedi. Bunun "önümüzdeki günlerde gerçekleşebileceğini" belirten Arakçi, "Çok iyimserim" ifadelerini kullandı.

Arakçi, İran ile ABD arasında imzalanması beklenen anlaşmanın önemli bir bölümünün ayrıntılarını da paylaşarak mutabakat zaptının imzaya hazır hale geldiğini söyledi.

Öte yandan üst düzey bir ABD'li yetkili, cuma günü yaptığı açıklamada İran ile önümüzdeki günlerde bir anlaşma imzalanma ihtimalini yüzde 80 ila 85 arasında gördüklerini belirterek, anlaşmanın artık çok yakın olduğunu ancak henüz kesinleşmediğini söyledi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise Cuma gecesi yaptığı ilk açıklamada, İran ile ABD arasında yürütülen barış anlaşmasının üzerinde uzlaşılan nihai metnine ulaşıldığını doğrulayarak, ülkesinin bir sonraki adımların tamamlanması için her iki tarafla birlikte çalıştığını söyledi.

Şerif, X platformunda yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Pakistan'ın yürüttüğü yoğun arabuluculuk çabaları sürerken, barış anlaşmasını sabote etmeye çalışan çevrelerin devam eden dezenformasyon kampanyalarının tamamen farkındayız. Bu gürültüye rağmen, barış anlaşmasının üzerinde uzlaşılan nihai metnine ulaşıldığını teyit ediyoruz."

Şerif açıklamasının devamında, "Pakistan şu anda her iki tarafla da yakın iş birliği içinde bir sonraki adımlara son şeklini vermek için çalışıyor. Barış hiçbir zaman bugün olduğu kadar yakın olmamıştı." dedi.

‘’24 SAAT İÇERİSİNDE İMZALANACAK’’

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Cumartesi günü yaptığı yeni açıklamada ise İran ile ABD arasında yürütülen barış görüşmelerinde sona yaklaşıldığını belirterek, nihai sürecin önümüzdeki 24 saat içinde tamamlanmasının beklendiğini açıkladı. Şerif, anlaşmanın elektronik ortamda imzalanmasının ardından teknik düzeyde görüşmelerin başlayacağını söyledi.

İRAN MEDYASI ANLAŞMA MADDELERİNİ YAYINLADI

İran'ın yarı resmi haber ajansı Mehr'in aktardığı bilgilere göre; İran müzakere ekibine yakın bir kaynak, İran-ABD mutabakat zaptının 14 maddelik taslağına ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı.

Taslağın ayrıntıları şöyle:

1- Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesi.

2- Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ın iç işlerine karışmama taahhüdü ve İran İslam Cumhuriyeti'nin egemenliğine saygısı.

3- Deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması

4- Amerika'nın İran çevresindeki güçlerini çekme taahhüdü

5- İran'la yapılacak düzenlemelerle Hürmüz Boğazı'nın 30 gün içinde yeniden açılması

6- Petrol, petrokimya ürünleri ve türevlerinin satışına yönelik yaptırımların askıya alınması ve İran'ın finansal kaynaklarına tam erişiminin sağlanması.

7- Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin İran için en az 300 milyar dolar değerinde yeniden yapılanma planları sunmaları gerekliliği.

Nükleer konulara dayalı nihai bir anlaşmaya varılması ve ABD'nin birincil, ikincil yaptırımlarının ve BM Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu kararlarının tamamen kaldırılması için 8-60 gün sürecek müzakereler.

9- İran'ın NPT'de nükleer silah üretmeme taahhüdünü yinelemek

10- Müzakereler sırasında Amerika Birleşik Devletleri, bölgedeki askeri gücünü artırmayacağına ve yeni yaptırımlar uygulamayacağına dair taahhütte bulundu.

11- Nihai müzakerelerin 60 günlük süresi içinde İran'ın bloke ettiği 24 milyar dolarlık fon serbest bırakılmalıdır. Bu miktarın yarısı müzakereler başlamadan önce İran'a sağlanmalıdır.

12- Anlaşmanın uygulanmasını izlemek için bir mekanizma kurulması.

13- Nihai anlaşma, BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.

14- Nihai müzakereler, İran'ın dondurulmuş fonlarının yarısının serbest bırakılması, İran'a uygulanan petrol yaptırımlarının askıya alınması ve deniz ablukasının kaldırılması şartıyla başlayacaktır. Nihai anlaşma yalnızca zenginleştirilmiş maddelerin ve zenginleştirmenin akıbeti, yaptırımların kaldırılması ve İran'ın ekonomik yeniden yapılanma programı üzerine yapılacaktır. İran'ın füze programı ve direniş gruplarına destek konuları kesin olarak gündemden çıkarılmıştır.

ARAKÇİ: HÜRMÜZ ESKİ HALİNE DÖNMEYECEK

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, ABD ile üzerinde çalışılan mutabakat zaptının 14 maddeden oluştuğunu ve iki aydan uzun süredir müzakere edildiğini açıkladı. Arakçi, savaşın sona erdirilmesinden yaptırımların kaldırılmasına, Hürmüz Boğazı'ndan nükleer dosyaya kadar birçok başlığın anlaşma metninde yer aldığını söyledi.

Arakçi devlet televizyonuna verdiği röportajda, İran ile ABD arasında şekillenen mutabakat zaptının ayrıntılarını paylaştı. Arakçi, 14 maddelik belgenin İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi ve askeri yetkililer tarafından satır satır incelendiğini belirtti.

Arakçi'nin verdiği bilgilere göre anlaşmanın ilk aşaması, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın resmen sona erdirilmesini, tarafların yeni bir savaşa başlamama ve güç kullanmama taahhüdünü, ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasını ve İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik çerçevenin oluşturulmasını içeriyor.

Mutabakat metninde Hürmüz Boğazı da önemli başlıklardan biri olarak yer alıyor. Arakçi, İran'ın boğazı yönetme biçiminin gelecekte farklı olacağını belirterek, bugüne kadar ücretsiz sunulan bazı hizmetlerin ücretli hale gelebileceğini söyledi. İlk 60 günlük döneme ilişkin düzenlemelerin mutabakat metninde yer alacağını, diğer ayrıntıların ise sonraki görüşmelerde netleştirileceğini ifade etti.

Anlaşmanın ikinci aşamasında ise nihai uzlaşıya ulaşmak amacıyla 60 günlük müzakereler yürütülmesi öngörülüyor. Tarafların karşılıklı mutabakatı halinde bu sürenin uzatılabileceği belirtilirken, görüşmelerde İran'ın nükleer programı, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokunun ele alınacağı kaydedildi.

Arakçi ayrıca yaptırımların kaldırılması, yeniden imar ve ekonomik kalkınma planları ile Hürmüz Boğazı'na ilişkin teknik düzenlemelerin de bu süreçte müzakere edileceğini söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin İran ve Umman tarafından sağlanmaya devam edeceğini vurgulayan Arakçi, Umman ile yürütülen görüşmelerde olumlu sonuçlar elde edildiğini ve ortak planların yakında açıklanacağını belirtti. Çin dahil çeşitli ülkelerle de uzman düzeyinde temasların sürdüğünü kaydeden Arakçi, Hürmüz'den geçen deniz trafiğinin yaklaşık yüzde 40'ının Çin ile bağlantılı olduğunu ifade etti.

İranlı Bakan, mutabakatın dijital ortamda ve uzaktan imzalanacağını, tarafların belgeyi ayrı ayrı onaylamasının ardından ortak bir duyuru yapılacağını söyledi. Arakçi, anlaşmanın bir ila birkaç gün içinde sonuçlandırılabileceğini de sözlerine ekledi.

“İRAN LÜBNAN’I ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAK’’

Lübnan dosyasına ilişkin konuşan İran Dışişleri Bakanı, mutabakat zaptında savaşın sona erdiğinin ilan edileceğini ve bunun Lübnan'ı da kapsayacağını belirterek, İran'ın "Lübnan'ı asla yalnız bırakmayacağını" vurguladı.

Arakçi, mutabakat çerçevesinde savaşın sona ermesinin aynı zamanda soykırımcı israilin Güney Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Tahran'ın bu talebi karşı tarafa "tam bir açıklıkla" ilettiğini de sözlerine ekledi.

AXIOS: TRUMP, NETANYAHU'YA "SAVAŞI BİTİRMENİN ZAMANI GELDİ" DEDİ

ABD merkezli Axios sitesi, Amerikalı yetkililer ve konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın perşembe akşamı yaptığı telefon görüşmesinde soykırımcı israil Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya birkaç gün içinde İran ile bir anlaşma imzalanmasını beklediğini söylediğini ve artık savaşı sona erdirme zamanının geldiğini belirttiğini aktardı.

Trump'ın Netanyahu'ya yaklaşan anlaşmanın "harika" olduğunu söylediği ifade edildi. Bu gelişmenin, savaşın başından beri çatışmaların Tahran'da rejim değişikliğiyle sonuçlanabileceğini düşünen Netanyahu'nun yaklaşımıyla örtüşmediği belirtildi.

Siteye konuşan bir ABD'li yetkili, Netanyahu'nun görüşme sırasında Trump'ın anlaşmayı imzalama yönündeki iradesini engelleyemeyeceğinin farkında olduğunu söyledi. Ancak Washington'daki bazı çevrelerin, anlaşma yürürlüğe girerse Netanyahu'nun süreci sekteye uğratmaya çalışabileceğini düşündüğü aktarıldı.

Habere göre hem Tahran hem de Washington'daki yetkililer anlaşmanın yakın olduğunu doğrularken, nihai hale getirilmediğini vurguladı.

Axios'un aktardığına göre Netanyahu son günlerde İran'ın enerji tesisleri ve altyapısına yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlemeyi planlıyordu. Ancak Trump son anda devreye girerek bu saldırıların gerçekleşmesini engelledi.

Ayrıca Netanyahu'nun, Trump'ın anlaşmaya varıldığını duyurmasından da şaşkınlık duyduğu ve son dönemde Washington'daki müttefikleri aracılığıyla müzakereler hakkında bilgi almaya çalıştığı belirtildi.

Amerikalı kaynaklar, Netanyahu'nun Trump'a, nihai anlaşmanın İran'ın nükleer programına ilişkin ortak kaygıları gidereceğine güvendiğini söylediğini aktardı. Buna karşın israilli yetkililerin, İran'ın savaşı sona erdirip ekonomik baskıların hafiflemesinden yararlanarak nükleer dosyada ciddi tavizler vermeyebileceği endişesi taşıdığı ifade edildi.

Soykırımcı israil Savunma Bakanı Israel Katz ise Trump'ın ABD çıkarları doğrultusunda bir anlaşma istediğini belirtti.

Katz ayrıca, İran'ın nükleer silah edinmesini önlemek için israilin tek başına hareket etme kapasitesini koruduğunu da iddia etti.

Haberde, israilin en büyük kaygılarından birinin ateşkes anlaşmasının Lübnan'ı da kapsaması olduğu belirtildi. israilli yetkililerin, böyle bir durumun israilin Hizbullah'a karşı hareket alanını daraltabileceğinden ve saldırılar öncesinde ABD yönetimiyle istişare zorunluluğu doğurabileceğinden endişe ettiği kaydedildi.

Üst düzey bir ABD'li yetkili ise Beyaz Saray'ın israilin şüphelerini anladığını ancak sonunda israilin de anlaşma sürecine katılacağından emin olduğunu söyledi.

“BU SAVAŞI ONLAR BAŞLATTI BİZ BİTİRECEĞİZ’’

İran Hükümet Sözcüsü Fatıma Muhacirani, geçmişteki askeri tecrübelerden hareketle, şehit liderlerin “Bu savaşı onlar başlattı, biz bitireceğiz” sözlerini hatırlattı.

Sözcü, sınır ötesi güvenlik stratejileri ile diplomatik mekanizmaların eş güdümlü yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Saha unsurları ülkenin emniyetini korurken, diplomasi milletin meşru haklarını savunur. Güçlü bir pozisyondan yürütülen müzakereler, ulusal savunmanın devamından başka bir şey değildir.” ifadelerini kullandı.

Muhacirani, iç cephedeki birlik ve toplumsal dayanışmanın askeri başarılar üzerindeki hayati önemine dikkat çekerek, diplomasi ve sahadaki kararlılığın birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu belirtti.

Muhabir: Yakup YÜKSEK