Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un İzmir Balçova’daki Amerikan Hastanesi açılışında Kürt kadın kimliğini, iffetini ve bedenini hedef alan cinsiyetçi "sözde fıkrası" Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Skandalın ardından Adalet Bakanlığı resen soruşturma başlatırken, Rahmi Koç’un sadece iki cümlelik bir metinle geçiştirmeye çalıştığı "özür" tepkileri dindirmedi. Bu skandal, milyarlık "HeForShe" ve BM ortaklıklarıyla kadın hakları havariliği yapan Koç Grubu’nun kurumsal ikiyüzlülüğünü ve foncu kadın derneklerinin "sermaye karşısındaki" samimiyetsizliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

İzmir'in Balçova ilçesinde düzenlenen Amerikan Hastanesi açılışında Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un anlattığı bir sözde fıkra, büyük tepki çekti.

Paylaşılan görüntülerde, Koç'un aralarında eski Başbakan Binali Yıldırım'ın da bulunduğu davetlilere Kürt kadınları aşağılayan sözde bir fıkra anlattığı görüldü.

Görüntülerin ardından çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, Kürt kimliği, kadın bedeni gibi hassas konuları alay unsuru olarak kullandığını belirterek tepki gösterdi.

Sosyal medyada kısa sürede yayılan görüntüler sonrasında #RahmiKoçÖzürDile etiketi gündemin ilk sırasına yükseldi.

Tepki gösteren kullanıcılar, olayın Kürt kadınlara yönelik aşağılayıcı sözde mizah kalıplarının yeniden üretildiğini belirtti.

KOÇ GRUBU ‘CİNSİYET EŞİTLİĞİ’NİN FİNANSÖRLERİNDEN

Koç Grubu, uzun süredir Türkiye'de ve uluslararası arenada ‘’kadın’’ kampanyalarıyla biliniyor. Yıllardır küresel ölçekte Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve "HeForShe" gibi hareketlerin ana sponsorluklarını üstlenerek kendisini "toplumsal cinsiyet eşitliğinin öncüsü" olarak konumlandırıyor.

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da, “HeForShe hareketinin Küresel Etki Liderleri’nden biri olarak görev yapıyor.

Holdingin savunduğu özgürlük ve eşitlik anlayışının ise yalnızca kendi kurumsal sınırları ve ideolojik çizgileri dahilinde geçerli olduğu, bir yandan sözde kadın hakları kampanyalarını fonlarken, diğer yandan kadınların etnik kimlikleri, inançları ve değer yargıları üzerinden örtülü bir hiyerarşi oluşturulduğu ortaya çıktı.

BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNDE DE AYRIMCI TUTUMU VARDI

Rahmi Koç, 2007 yılında dönemin cumhurbaşkanının eşinin başörtülü olmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Anayasamız var. Kamusal alanlar tarif edilmiş. Şimdi böyle bir tarif varken cumhurbaşkanının eşinin türbanlı olması, bütün bunlar bir kenara atılıyor demektir ki, bu olmaz, kabul edilemez" diyerek net bir dışlama dili kullanmıştı. O dönem inanç özgürlüğü ve kadının kamusal alandaki giyim tercihlerine yönelik sergilenen bu elitist yaklaşım, bugün ise İzmir’de bir hastane açılışında Kürt kadınını, bir mizah öznesi olarak konumlandıran fıkrayla yeniden nüksetti.

HÜDA PAR: ASİL KÜRT KADINLARININ BEDENİ AHLAK DIŞI ESPRİLERE MALZEME YAPILAMAZ

Koç’un Kürt kadının hedef alan hakaretine HÜDA PAR’dan sert tepki geldi.

HÜDA PAR Aile Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, toplumun değerlerine ve insan onuruna saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

"İzmir'de Amerikan Hastanesi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada Kürt kadınlarının onurunu ve haysiyetini hedef alan Rahmi Koç, derhâl Kürt kadınlarından özür dilemelidir. Asil Kürt kadınlarının bedeni, hiç kimsenin ahlak dışı esprilerine malzeme yapılamaz. Bu ülkede herkes, toplumun değerlerine ve insanların onuruna saygı gösterecek şekilde konuşmalıdır."

Açıklamanın devamında, kadınların onurunun her türlü tartışmanın üstünde tutulması gerektiği belirtilerek, "Kadınların onurunu, haysiyetini ve toplumsal itibarını; kökeni, dili, kültürü veya inancı ne olursa olsun her türlü tartışmanın üzerinde tutmak herkesin sorumluluğudur." denildi.

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir ise yaşanan skandala ve salonda bulunanların Koç’un anlatısına gülerek karşılık vermesine sert tepki gösterdi. Demir, "Bence bunu söyleyen kadın kesinlikle Kürt kadını değildir. Herhangi bir kadının da bunu söyleyeceğine inanmıyorum. Bu yakıştırma çirkin ve iğrenç bir hakarettir. Bunu söyleyen Koç da ona gülen ekip arkadaşları da derhal özür dilemelidir. Herhangi bir etnisiteye bağlı kalmaksızın, bir insan olarak şiddetle kınıyorum. Kadına saygı bu kadar düşmemelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Mersin Milletvekili Faruk Dinç de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

Kürt kadını hayalıdır; başını verir ama asla izzetinden ve onurundan taviz vermez.Bizim kadınlarımız hayasından dolayı ölüm döşeğinde bile tesettürünü düşünür.

Espri yaptığını zanneden hadsiz, Kürt kadınlarından özür dilemediği müddetçe bu şahsı muhatap almak da onunla aynı seviyesizliğe ortak olmaktır.

Sadece kendisi değil, o esnada yanında durup gülenler de özür dilemelidir!"

AK PARTİ’DEN ÖZÜR ÇAĞRISI

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Rahmi Koç'un Kürt kadınlarına yönelik ifadelerine tepki göstererek, yapılan aşağılayıcı söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti ve özür çağrısında bulundu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik, kadınlara yönelik her türlü aşağılayıcı söylemi kınadıklarını belirterek, kadınlarla ilgili ifadelerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşım taşıması gerektiğini vurguladı.

Toplumun hiçbir kesiminin inancı, etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti nedeniyle aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlere maruz bırakılamayacağını ifade eden Çelik, bu tür yaklaşımların nefret söylemine zemin hazırladığını söyledi.

Çelik, özellikle "Kürt kadın" ifadesinin aşağılayıcı bir söylemle yan yana getirilmesinin değerlere aykırı olduğunu belirterek, "Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz" dedi.

Nefret söylemlerinin mizah adı altında meşrulaştırılamayacağını vurgulayan Çelik, yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesinin toplumsal değerlere saygının bir gereği olduğunu ifade etti.

AK Parti Sözcüsü, herkesin inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, saygılı ve nitelikli bir dil kullanması gerektiğini belirterek, tüm vatandaşların eşit saygınlığa ve değere sahip olduğunu kaydetti.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kürt kadınlarını hedef alan ifadeler nedeniyle Rahmi Koç hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Gürlek, sosyal medya platformlarında paylaşılan görüntüler ve açıklamalar üzerine savcılığın harekete geçtiğini belirtti.

Gürlek, "Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.

Adaletin herkes için eşit olduğunu vurgulayan Gürlek, "Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur" dedi.

Kadınların onurunu zedeleyen ve toplumsal hassasiyetlerle bağdaşmayan ifadelerin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirten Gürlek, bu tür sözlerin mizah veya fıkra olarak sunulmasının da durumu değiştirmeyeceğini ifade etti.

Bakan Gürlek açıklamasında, "Bu tür sözlerin bir 'fıkra' veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez" değerlendirmesinde bulundu.

BİRKAÇ CÜMLELİK ÖZÜR GELDİ

Yükselen tepkiler ve başlatılan hukuki incelemelerin ardından yayınlanan kısa metinde Koç, herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığını belirterek kamuoyundan özür diledi.

Rahmi M. Koç imzasıyla paylaşılan ve yalnızca birkaç cümleden oluşan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim."

SÖZDE KADIN DERNEKLERİNDEN SES SEDA YOK

Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını hedef alan ve kadın onurunu ayaklar altına alan skandal açıklamalarına toplumun her kesiminden tepki yağarken, her fırsatta meydanlara dökülen, adeta "dişi kuşun ya da kedinin bile hakkını savunmak" için ortalığı ayağa kaldıran sözde kadın hakları derneklerinin derin sessizliği ise manidar bulundu.

KADEM, Mor Çatı, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ve Kadın Koalisyonu gibi yapıların bu iğrenç anlatı karşısında adeta dillerini yutması, "Bu sessizliğin sebebi Rahmi Koç’un servet gücü mü, yoksa hedef alınan kadınların etnik kimliği mi?" sorusunu akıllara getirdi.

Bugüne kadar fon destekli projelerle, aile yapısını sarsan ajandaları "kadın hakları" ambalajıyla topluma dayatan dernekler, konu Türkiye’nin en büyük sermaye gruplarından birinin sahibi olunca suspus oldu.

Mesele aile yapısını dinamitlemek, ebeveyn hiyerarşisini bozmak veya marjinal ideolojileri desteklemek olduğunda en ön safta koşan toplumsal cinsiyet eşitliği savunucuları, gerçek bir kadın hakkı ihlali ve ağır bir hakaret karşısında sessiz kalmayı tercih etti.

Kadın haklarını sadece kendi bencil ve yıkıcı projelerine kalkan yapan bu derneklerin, bu iğrenç saldırı karşısındaki tavrı, samimiyetsizliklerinin en net belgesi olarak tarihe geçti.

Muhabir: Muhammed AYDEMİR