Ateşkese rağmen Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdüren soykırımcı israil rejimi, sınır kapılarının kapalı tutulması ve insani yardımların engellenmesi nedeniyle bölgeyi derin bir insani felakete sürüklüyor. Gazze’de balıkçılıktan ulaşıma, enerji altyapısından sağlık hizmetlerine kadar birçok sektör çökme noktasına gelirken, işgalcinin devam eden ihlallerine karşı Filistin direnişinin eylemleri de artışa geçti. Son olarak işgal altındaki topraklarda birden fazla noktayı hedef alan silahlı eylemde bir siyonist öldürülürken, çok sayıda kişi de yaralandı.

Soykırımcı israil ordusunun Pazar günü Gazze'nin kuzeyinde, orta kesiminde ve güneyinde gerçekleştirdiği saldırılar sonucu 8 Filistinlinin şehit olduğunu bildirildi. israile ait bir insansız hava aracının Han Yunus'un batısındaki Reşid Caddesi üzerinde bulunan En-Nas Kavşağı'ndaki bir polis noktasını iki füzeyle hedef alması sonucu 5 kişi şehit oldu, 10 kişi de yaralandı.

israil savaş gemilerinin Deyr el-Belah açıklarında açtığı ateş sonucu bir Filistinli balıkçı şehit oldu, bir balıkçı da yaralandı. Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içerisinde hastanelere 10 şehit ve 36 yaralının ulaştırıldığını açıkladı.

İsraile ait bir insansız hava aracının, Cumartesi günü de Gazze kentinin batısındaki Nüfus ve Pasaportlar Bölgesi'nde, Nur Görme Engelliler Merkezi yakınlarında bulunan yerinden edilmiş sivillerin kaldığı bir çadırı hedef alması sonucu aralarında bir kadının da bulunduğu 7 Filistinli şehit oldu, yaklaşık 15 kişi de yaralandı.

Sahadaki ve sağlık kaynakları, sağlık ekiplerinin şehit ve yaralıları enkaz altından çıkararak Şifa Tıp Kompleksi ile Dostlar Hastanesi'ne sevk ettiğini bildirdi. israil İHA'sının, yerinden edilmiş sivillerle dolu bölgeye iki füze fırlattığı belirtildi.

Kaynaklar, yaralılar arasında durumu son derece ağır olan çok sayıda çocuğun bulunduğunu, ayrıca bölgede bulunan kadınların da yaralandığını aktardı.

Yerel kaynaklara göre şehitler arasında, ilk çocuğu yalnızca bir gün önce dünyaya gelen genç bir Filistinli de bulunuyor. Aynı kaynaklar, durumu kritik olan yaralılar nedeniyle şehit sayısının artabileceğini ifade etti.

Gazze'deki hastanelerden alınan sağlık verilerine göre, cumartesi günü Gazze kentindeki şehitlerin yanı sıra Han Yunus'a yönelik israil saldırılarında da 8 Filistinli şehit oldu.

Öte yandan israil savaş uçakları, Han Yunus'un batısındaki Mevasi bölgesinde bir evi hedef aldı

Sahadaki kaynaklar, Za'rab ailesine ait evin israil savaş uçakları tarafından bombalandığını ve saldırının şiddeti nedeniyle bölgede yangın çıktığını aktardı.

Şarapnel parçaları nedeniyle iki kişinin hafif yaralandığı belirtilirken, saldırının ardından çıkan büyük yangının sivil savunma ekipleri tarafından kontrol altına alındığı bildirildi.

Son bir ay içinde israil ordusunun, vatandaşlara telefonla tahliye çağrısı yaptıktan sonra Gazze Şeridi'ndeki evleri hedef alan saldırılarını sıklaştırdığı kaydedildi.

israilin saldırıları, Mısır'ın başkenti Kahire'de başlayan ateşkes müzakereleriyle eş zamanlı olarak sürüyor. Hamas Hareketi, Filistinli gruplar ve arabulucularla görüşmelere başlayarak Ekim 2025'te imzalanan ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin anlaşmazlıkların giderilmesi ve ilk aşamanın uygulanmasına yönelik talepler konusunda uzlaşı sağlamaya çalışıyor.

Hamas ile Mısırlı, Katarlı ve Türkiyeli arabulucular arasındaki ilk toplantı cumartesi öğle saatlerinde Mısır Genel İstihbarat Merkezi'nde yaptı.

Filistinli grupların kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde, israilin Şubat ayı sonundan bu yana belirgin şekilde artan saldırılarını ve ihlallerini genişletmesinin önüne geçebilmek için mümkün olan en yüksek düzeyde esneklik gösterilmesi konusunda mutabakata vardıkları aktarıldı.

İsrailin Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin günlük istatistik raporunda, 11 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana şehit sayısının 961'e, yaralı sayısının ise 3 bin 20'ye ulaştığı ifade edildi. Aynı dönemde enkaz altından çıkarılan cenaze sayısının da 782 olduğu kaydedildi.

Böylece İsrailin 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan bu yana Gazze Şeridi'nde şehit olanların toplam sayısı 72 bin 971'e, yaralı sayısı ise 173 bin 128'e yükseldi.

TÜM SEKTÖRLER ÇÖKME AŞAMASINDA

Soykırımcı israilin anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini, özellikle de sınır kapılarının açılmasını yerine getirmemesi nedeniyle birçok sektör çökme noktasına geldi. Kuşatma altındaki Gazze halkı için önemli bir gıda kaynağı olan balıkçılık sektörü ile ulaşım sektörü en ağır darbeyi alan alanlar arasında yer alıyor. Buna rağmen Gazze halkı, yaşamı sürdürebilmek için mevcut zorluklara uyum sağlamaya çalışıyor.

Gazze'deki bir atölyede çalışan işçiler, enkaz altından çıkarılan kapı kasaları, geri dönüştürülmüş cam elyafı ve ahşap kullanarak küçük tekneleri onarıyor. Amaç, bu tekneleri mümkün olan en kısa sürede yeniden denize çıkarabilmek.

Soykırımcı israilin Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan önce de Gazze'deki balıkçılar denize açılabilecekleri mesafe konusunda ciddi kısıtlamalarla karşı karşıyaydı. Balıkçılar şimdi ise ateşkese rağmen devam ettiğini söyledikleri saldırılar nedeniyle kıyıya çok yakın bölgelerde avlanmak zorunda kalıyor.

Gazze Balıkçılar Sendikası üyesi Zekeriya Bekir, Gazze'de aylık balık avı miktarının 15 tonun altına düştüğünü söyledi. Bu miktarın savaş öncesinde yalnızca bir günde avlanan balık miktarına denk geldiğini belirtti.

Savaş öncesinde önemli bir gıda kaynağı olan balık, bugün Gazze halkının sofrasında giderek daha az yer bulabiliyor.

Yardım kuruluşları, çocukların büyük bölümünün yeterli ve dengeli beslenemediğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre yalnızca nisan ayında 3 bin 500 çocuk yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Gazze'de ulaşım sektörü de israil saldırılarının yol açtığı büyük yıkım nedeniyle ciddi bir kriz yaşıyor.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi'nin Ekim 2025 verilerine göre ulaşım sektörünün uğradığı zarar yaklaşık 2,8 milyar dolar olarak hesaplandı.

Krizi derinleştiren unsurlar arasında israilin yeni araçların, yedek parçaların ve madeni yağların girişini engellemesi, yakıt kıtlığı, yakıt fiyatlarındaki büyük artış ve nakit para krizinin sürmesi yer alıyor.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite, ulaşım sektörünün "soykırım savaşı ve kuşatma başladığından bu yana en ağır krizlerinden birini yaşadığını" söyledi.

Sevabite, israilin altyapıyı hedef almaya devam ettiğini, yakıt, yağ, lastik, akü ve yedek parçaların girişine izin vermediğini belirtti. Ayrıca nakit para ve banka transferlerindeki sorunların da sektörde geniş çaplı bir felce yol açtığını ifade etti.

Gazze Belediyesi Sözcüsü Husni Mehna, yalnızca Gazze kentinde 25 milyon tondan fazla moloz bulunduğunu açıkladı.

Kent genelinde ayrıca yaklaşık 370 bin metreküp katı atığın yerleşim alanlarında ve sığınma merkezlerinin çevresinde biriktiği belirtildi.

Mehna, savaşın kanalizasyon altyapısında da büyük hasara yol açtığını, 220 bin metreden fazla kanalizasyon hattının yok edildiğini ve tüm kanalizasyon istasyonları ile pompalarının zarar gördüğünü söyledi.

Birleşmiş Milletler verilerine göre israil saldırıları Gazze'deki sivil altyapının yaklaşık yüzde 90'ını tahrip etti. Yeniden inşa maliyetinin ise yaklaşık 70 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi, 15-21 Mayıs tarihleri arasında Gazze'ye girmesi gereken 4 bin 200 yardım tırından yalnızca bin 287'sinin giriş yapabildiğini açıkladı. Bunların sadece 28'i kurumlara tahsis edilen motorin taşıyan araçlardan oluşuyordu. Böylece taahhüt edilen yardımın yalnızca yüzde 30'u Gazze'ye ulaşabildi.

Öte yandan soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, israil ordusunun Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını işgal ettiğini belirtirken, bu oranın yüzde 70'e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.

JENERATÖRLER DURMA NOKTASINDA

Gazze Şeridi aynı zamanda tamamen karanlığa gömülme tehlikesiyle karşı karşıya. Halkın hayatta kalabilmek için tutunduğu son enerji kaynaklarından biri olan alternatif enerji sistemleri ve elektrik jeneratörleri, ağır bir yağ ve yedek parça krizi nedeniyle durma noktasına geldi.

Geçtiğimiz perşembe günü Gazze'nin batısında faaliyet gösteren Jeneratör ve Alternatif Enerji Sahipleri Derneği, alternatif enerji sektörünü tehdit eden gelişmeleri değerlendirmek amacıyla bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya çok sayıda jeneratör sahibi ve enerji sektörü çalışanı katıldı. Katılımcılar, yaşanan krizin birçok jeneratörün kısa süre içinde devre dışı kalmasına yol açabileceğini ve bunun vatandaşların yaşadığı sıkıntıları daha da artıracağını belirtti.

Konuşmacılar, Gazze'nin eşi benzeri görülmemiş bir elektrik krizi yaşadığını, bunun sağlık hizmetlerinden ekonomik faaliyetlere kadar hayatın her alanını etkilediğini ifade etti.

Gazze Elektrik Jeneratörleri Sahipleri Derneği Sözcüsü Muhsin Siyam, jeneratör sektörünün ciddi bir tehlike altında olduğunu belirterek, jeneratör yağları ve temel yedek parçaların hızla tükendiğini söyledi.

Siyam, son aylarda mevcut stokların neredeyse tamamen eridiğini, yağ, filtre ve kritik parçaların ya hiç bulunamadığını ya da son derece sınırlı miktarlarda kaldığını belirtti.

Jeneratörlerin gerekli bakım yapılmadan çalıştırılmasının ciddi arızalara ve büyük maddi kayıplara yol açacağını söyleyen Siyam, önümüzdeki günlerde çok sayıda jeneratörün hizmet dışı kalabileceği uyarısında bulundu.

Siyam, Gazze'nin jeneratörlerin tamamen ya da büyük ölçüde durduğu bir dönemle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.

DİRENİŞÇİLERİN EYLEMLERİ DE SÜRÜYOR

Soykırımcı israilin Batı Şeria ve Gazze’deki saldırılarına karşı Siyonistleri hedef alan direniş eylemlerinde de artış meydana geldi. Geçtiğimiz hafta Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs'te direniş faaliyetleri devam etti ve 54 direniş eylemi kaydedildi.

Son olarak işgal altındaki topraklarda birden fazla noktayı hedef alan silahlı eylemde 1 siyonist öldü, 5 kişi yaralandı.

israil Kanal 12'nin aktardığına göre eylem, Kokhav Yair ve çevresindeki farklı noktalarda gerçekleştirildi.

Aynı zamanda Kanal 15, Kalkilya'nın doğusundaki “Tzur Yitzhak yerleşimine’’ silahlı kişilerin sızmış olabileceğine dair şüphe bulunduğunu bildirdi.

KAN 11'in kaynaklarına dayandırdığı habere göre direnişçilerden birinin, 1948'de işgal edilen topraklardaki Tayyibe kentinden bir Filistinli olduğu belirtildi. İşgal güçlerinin direnişçiye ateş açarak şehit ettiği, ikinci direnişçinin ise esir alındığı ifade edildi. Ancak ikinci kişinin kimliğine ilişkin bilgi verilmedi.

israil Polisi Sözcüsü Ariye Doron, "Olayın milliyetçi saiklerle gerçekleştirilen bir saldırı olduğuna dair şüpheler güçleniyor" dedi.

Doron, çok sayıda yaralının hastanelere sevk edildiğini ve silahlı eylemle bağlantılı bir kişinin esir alındığını belirterek eylemin birden fazla kişi tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

Bu arada soykırımcı israil Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, direnişçilerden birinin Arap kökenli olmasını gerekçe göstererek 1948 topraklarındaki Filistinlilere yönelik açıklamalarda bulundu. Smotrich, olayın "israildeki Araplarla ilgili köklü değişim ihtiyacını gösteren bir alarm zili" olduğunu savunarak, Filistinlileri "milliyetçi aşırılıkçılık" ile suçladı ve bunu "varoluşsal bir tehdit" olarak nitelendirdi.

Öte yandan soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun olayın ardından güvenlik değerlendirme toplantısı yaptığı ve yetkililerden bilgi aldığı açıklandı.

Eylem, işgal altındaki Batı Şeria ve Filistin iç bölgelerinde güvenlik geriliminin arttığı bir dönemde gerçekleşti. Soykırımcı israil güvenlik kurumları, son aylarda eylemlerin Batı Şeria'dan 1948 toprakları içindeki bölgelere taşınabileceği yönündeki mesajları artırırken, olayın ardından geniş çaplı arama operasyonları başlatıldı.

HAMAS: BU OPERASYONLAR BASKILARA YANIT

HAMAS, yaptığı açıklamada, operasyonların Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden saldırganlığına ve Batı Şeria ile Kudüs'te halkı hedef alan Yahudileştirme, katliamlar, yerleşim yeri inşaatı, baskınlar ve saldırılar gibi devam eden suçlara yanıt olarak gerçekleştirildiğini belirtti.

Hareket, işgalin, baskı ve suçlarında ne kadar ileri giderse gitsin, cesur Batı Şeria'daki direnişin yayılmasını durduramayacağını ve halkın özgürlüklerine kavuşana ve haklarını eksiksiz ve hiçbir kısıtlama olmaksızın geri kazanana kadar azim ve direniş yoluna devam edeceğini vurguladı.

Yasa dışı yerleşim inşaatı, toprak gaspı, öldürme, esir alma, yerinden etme ve yerleşimci terörizmi gibi işgal politikalarının tırmanmasına karşı uyarıda bulunduklarını hatırlatan HAMAS, bu suçların güvenlik veya istikrar getirmeyeceğini, aksine çatışma alanlarının daha da alevlenmesine ve direnişin tırmanmasına yol açacağını vurguladı.

Hareket, uluslararası toplumu sorumluluklarını üstlenmeye, işgalin Filistin halkına ve topraklarına yönelik terörizmini durdurmak için çalışmaya, saldırganlığına son vermeye ve suçlu liderlerini hesap vermeye çağırdı.

Muhabir: Yakup YÜKSEK