Sputnik'e konuşan ekonomi uzmanları, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yeniden başlatmasının ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapattığına ilişkin haberlerin ardından dünya ekonomisinin ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Uzmanlara göre, artan gerilim enerji fiyatlarını anında etkileyecek ve özellikle petrol ihracatının aksaması durumunda büyük yatırımlar ile projelerin geleceğine ilişkin riskleri önemli ölçüde artıracak.

Jeopolitik riskler ve "belirsizlik" dönemi

Suudi ekonomist Dr. Muhammed bin Duleym el-Kahtani, küresel piyasaların kısa vadede "jeopolitik risk primi" ekleyeceğini ve fiili bir arz kesintisi yaşanmasa bile bunun petrol ve doğal gaz fiyatlarını yükselteceğini söyledi.

Kahtani, Sputnik'e yaptığı açıklamada, krizin uzaması veya deniz taşımacılığının uzun süre aksaması halinde enerji tüketicisi ülkelerin enerji kaynaklarını çeşitlendirme planlarını hızlandıracağını, alternatif boru hatlarına yatırım yapacağını, stratejik rezervlerini artıracağını ve yenilenebilir enerji ile nükleer enerji projelerine daha fazla ağırlık vereceğini belirtti.

Küresel ekonominin yalnızca yaşanan olaylardan değil, aynı zamanda oluşan "belirsizlik ortamından" da etkilendiğini vurgulayan Kahtani, beklenen sonuçlar arasında nakliye ve sigorta maliyetlerinin artması, enflasyon baskısının yeniden yükselmesi, uluslararası ticaretin yavaşlaması, yatırımcı güveninin zayıflaması ve finansal piyasalarda sert dalgalanmaların yer aldığını ifade etti.

Kahtani ayrıca bu gelişmelerin merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine de neden olabileceğini söyledi.

Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak herhangi bir aksamanın tüm küresel ekonomiyi etkileyeceğini belirten Kahtani, G20 ülkelerinin yıllık toplam ekonomik üretiminin 107 trilyon doların üzerinde olduğunu hatırlattı.

Kahtani, başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin geçmişe kıyasla ekonomik şoklara karşı daha hazırlıklı olduğunu söyledi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Suudi Arabistan'a verdiği "A+" notunu hatırlatan Kahtani, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın uzun vadeli büyük projelerini finanse edebilecek mali güce sahip olduğunu belirtti.

Ekonomik çeşitlendirme programları, mali rezervler ve kurumsal kapasite sayesinde krizin mevcut seviyede kalması halinde etkilerinin sınırlı olacağını ifade eden Kahtani, buna rağmen finansman maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde geçici aksaklıklar yaşanabileceğini söyledi.

Ancak Kahtani, en kötü senaryonun ticaret ve enerji akışının geniş çapta kesintiye uğraması olduğunu belirterek, bunun fiyatlarda sert yükselişe ve küresel tedarik zincirlerinde büyük bozulmalara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Dünya ekonomisini vuracak "şok dalgaları"

Lübnanlı ekonomist İmad Akkuş da Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yalnızca bölgeyi değil, dünya ekonomisinin tamamını etkileyecek "şok dalgaları" oluşturacağını söyledi.

Sputnik'e konuşan Akkuş, kısa vadede panik ve spekülasyon nedeniyle petrol fiyatlarının varil başına 120 ila 150 doların üzerine çıkabileceğini belirtti.

Bunun nedeninin ise Hürmüz Boğazı üzerinden geçen günlük 14 ila 20 milyon varillik petrol arzının kısa sürede telafi edilemeyecek olması olduğunu ifade etti.

Akkuş, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) konusunda ise özellikle Avrupa ve Asya'nın Katar gazına bağımlılığı nedeniyle daha büyük bir kriz yaşanabileceğini, bunun fiyatlarda sert yükselişe ve sevkiyatlarda aksamalara yol açabileceğini söyledi.

Akkuş, ekonomik büyümenin en büyük düşmanının belirsizlik olduğunu belirterek, dünyanın yüksek enflasyon ile durgunluğun aynı anda yaşandığı stagflasyon riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Enerji fiyatlarındaki artışın ulaştırma, üretim ve gıda maliyetlerini de yükselteceğini ifade eden Akkuş, Körfez ülkelerinin gıda ihtiyacının yüzde 80'den fazlasını Hürmüz Boğazı üzerinden ithalatla karşıladığına dikkat çekti.

Boğazın kapanmasının deniz sigortası maliyetlerini de rekor seviyelere çıkaracağını belirten Akkuş, bunun uluslararası ticareti yavaşlatacağını ve yatırımcıları altın ile dolar gibi güvenli limanlara yönelteceğini söyledi.

Körfez'in mega projeleri de risk altında

Akkuş, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin büyük kalkınma projelerinin de ciddi şekilde etkilenebileceğini belirtti.

Petrol fiyatları yükselse bile ihracatın yapılamaması halinde enerji gelirlerinin nakit akışına dönüşemeyeceğini ifade eden Akkuş, bunun bölge ekonomileri üzerinde önemli baskı oluşturacağını söyledi.

"İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük felaket senaryosu"

Akkuş, savaşın bölgesel çapta genişleyerek petrol altyapısının tahrip edilmesi halinde dünyanın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en büyük ekonomik felaketle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Bu senaryoda petrol fiyatlarının 200 doların üzerine çıkabileceğini, bunun da bölgede ekonomik çöküşe, küresel çapta ağır bir resesyona ve özellikle Avrupa ile Asya'da yüksek enerji maliyetlerine dayanamayacak birçok sanayi sektörünün iflasına yol açabileceğini belirtti.

Muhabir: Mehmet Yaman