Tevbenin Geciktirilmesi de Tevbeyi Gerektiren Bir Günahtır

Tevbenin Geciktirilmesi de Tevbeyi Gerektiren Bir Günahtır

Burada tevbenin hükümleriyle ilgili bazı hususlardan bir nebze bahsetmek istiyoruz. Bunların bilinmesine şiddetle ihtiyaç vardır ve bir kulun bunları bilmemesi yakışık almaz.

Bunlardan biri şudur ki günahtan tevbe etme hususunda-acele etmek derhal yerine getirilmesi gereken (fevri) bir farzdır. Bunun geciktirilmesi caiz olmaz. Geciktiği zaman, geciktirme günahını işlemiş olur. Günahlardan tevbe ettiği zaman geriye başka bir tevbe kalır. O da tevbeyi geciktirme tevbesidir. Tevbekârın aklına çoğu zaman böyle bir şey gelmez. Genellikle günahından tevbe ettiği zaman, geriye başka birşey kalmadığını sanır. Fakat üzerinde tevbesini geciktirmekten tevbe etme borcu kalmıştır.

Kulu bundan ancak bildiği ve bilmediği günahları için yaptığı genel tevbe kurtarır. Şüphesiz kulun bilmediği günahları, bildiklerinden çoktur. Bilmesi mümkün iken, bunları bilmemesi onu hesaba çekilmekten kurtarmaz. Bu durumda o hem bilmemek hem de amel etmemek sebebiyle isyan etmiş olur. Bunun günahı daha şiddetlidir. 

İbn Hibban'ın Sahih'inde yer alan bir hadise göre Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

"Bu ümmetin şirki, karıncanın kımıldamasından daha gizlidir."

Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir (r.a): 

"Bundan nasıl kurtulalım ya Rasulullah?" deyince Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: 

"Bundan kurtuluşun çaresi şu duayı okumaktır: 

Ya rabb! Bile bile şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmediğim şeyler için de senden mağfiret dilerim." (Müsned, IV, 403) 

Bu, Allah'ın günah olduğunu bildiği, fakat kulun bilmediği şeylerden tevbe taleb etmektir.

Rasulullah'tan gelen sahih bir rivayete göre Nebi (s.a.v) namazında şöyle dua ederdi: 

"Ya rab! Hatamı, cehaletimi, işimdeki aşırılığımı ve benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla.

Ya rab! Ciddimi de şakamı da, bilerek veya bilmeyerek yaptıklarımı da bağışla. Bütün bunlar bendendir. 

Ya rab! Hazırladığım veya geri bıraktığım, gizlediğim veya açığa vurduğum, senin benden daha iyi bildiğin şeyleri de bağışla. İlahım sensin, senden başka ibadete layık ilah yoktur." (Buhari, Daavat, 60; Müslim, Zikr, 70)

Diğer bir hadiste: 

"Ya rab! Büyüğü küçüğü, hataen veya kasden olanı, gizlisi açığı, ilki ve sonuncusuyla bütün günahlarımı bağışla". (Müslim,SaIat, 216; Ebu Davud, Salat, 152.)buyurulmuştur. 

Duanın bu şekilde genel ve kapsamlı gelişi, tevbenin, kulun günahlarından bildiğini de bilmediğini de içine alması içindir.

Allaha emanet olun…

En Çok Okunanlar