manşetler

ABD Yenilgiyle Masaya Oturdu HAYDUTLUĞUN FATURASI AĞIR OLDU

ABD’nin 107 günlük askeri ve ekonomik baskı siyaseti İran’ın geri adım atmayan duruşu karşısında iflas etti ve taraflar anlaşmaya vardı. Küresel barış umutlarına rağmen, bölgedeki kan gölünden beslenen siyonist rejim Lübnan’daki işgalini sürdüreceğini ilan ederek anlaşmayı sabote edeceğini açıkça gösterdi. İran ise anlaşmanın uygulanmasından ABD’nin sorumlu olduğunu hatırlatarak israili dizginlemesi çağrısı yaptı.

Abone Ol

28 Şubat 2026'da ABD-israil tarafından İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı başlatılan savaş, 107 gün gün sonra mutabakatla sonuçlandı.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yoğun müzakerelerin ardından Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir barış anlaşmasına varıldığını açıkladı.

Şerif, tarafların Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulması konusunda uzlaştığını belirtti.

Pakistan Başbakanı, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de gerçekleştirileceğini söyledi.

Şerif, özellikle Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin anlaşmanın sağlanmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

Anlaşmanın imzalanmasının ardından arabulucu ülkelerin bu hafta boyunca bir dizi toplantıya ev sahipliği yapacağını belirten Pakistan Başbakanı, bu görüşmelerin teknik müzakerelerin ve resmi imza töreninin altyapısını oluşturacağını ifade etti.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, Pazar gecesi İslam Cumhuriyeti'nin liderliğin talimatları doğrultusunda ve halkın desteğiyle ABD-israil eksenine karşı üstünlük sağladığını belirterek, savaşın sona erdirilmesine yönelik mutabakat metninin tamamlandığını duyurdu.

Konsey tarafından yayımlanan açıklamada, İran ile ABD arasında yürütülen ve "İslamabad Müzakereleri" olarak adlandırılan savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmeler kapsamında mutabakat zaptının nihai metninin 14 Haziran akşamı tamamlandığı bildirildi.

Açıklamaya göre taraflar arasında varılan uzlaşma çerçevesinde, bu geceden itibaren Lübnan cephesi de dahil olmak üzere tüm cephelerde savaş ve askeri operasyonlar derhal ve kalıcı olarak sona erecek.

Konsey ayrıca İran'a uygulanan deniz ablukasının da aynı anda tamamen kaldırılacağını açıkladı.

Mutabakat zaptının resmi imzasının 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de atılacağı belirtildi.

Açıklamada, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin ise karşı tarafın mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesinin ardından devam edeceği ifade edildi. İran, süreçteki katkılarından dolayı Pakistan ve Katar'a da teşekkür etti.

14 MADDELİK MUTABAKAT METNİ YAYINLANDI

İran Mehr Haber Ajansı, 14 maddelik Mutabakat Zaptı'nın bir özetini yayınladı:

1. Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın kalıcı olarak ve derhal durdurulması.

2. ABD'nin İran'ın iç işlerine müdahale etmemesi ve İran İslam Cumhuriyeti'nin egemenliğine saygı duyması.

3. Deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması.

4. ABD'nin İran'ı çevreleyen bölgelerden güçlerini çekmesi.

5. İran'ın "düzenlemeleri" uyarınca Hürmüz Boğazı'nın 30 gün içinde yeniden açılması.

6. Petrol, petrokimya ürünleri ve türevlerine yönelik yaptırımların askıya alınması ve İran'ın bunlardan elde edilen mali gelirlere tam erişimi.

7. ABD ve müttefiklerinin İran için en az 300 milyar dolarlık yeniden yapılanma planları sunması.

8. Nükleer konulara ve ABD'nin birincil ve ikincil yaptırımlarının yanı sıra BM Güvenlik Konseyi kararları ve IAEA Yönetim Kurulu kararlarının tamamen kaldırılmasına dayalı nihai bir anlaşmaya varılması için 60 günlük müzakereler.

9. İran'ın NPT kapsamında nükleer silah üretmeme taahhüdünü yinelemesi.

10. Müzakere süresi boyunca ABD, bölgedeki güçlerini artırmayacağına ve yeni yaptırımlar uygulamayacağına dair taahhütte bulundu.

11. Nihai müzakerelerin 60 günlük süresi boyunca İran'ın dondurulmuş fonlarından 24 milyar doların serbest bırakılması. Bu miktarın yarısı müzakereler başlamadan önce İran'a verilmelidir.

12. Anlaşmanın uygulanması için bir denetim mekanizmasının oluşturulması.13. Nihai anlaşma, BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.

14. İran'ın dondurulmuş fonlarının yarısı serbest bırakılmadan, İran'ın petrol yaptırımları askıya alınmadan ve deniz ablukası kaldırılmadan nihai müzakereler başlamayacaktır.

GARİBABADİ: TÜM CEPHELERDE SAVAŞ DERHAL VE KALICI OLARAK DURDURULACAK

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Lübnan cephesi de dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın ve askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulacağını açıkladı. Garibabadi ayrıca İslamabad Mutabakat Zaptı'nın uygulanmaya başlayacağını ve müzakerelerin sonraki aşamalarına ilişkin süreci anlattı.

Garibabadi, ABD ile varılan mutabakat zaptının yalnızca diplomasi sonucu değil, aynı zamanda askeri başarılar ve halkın direnişi sayesinde ortaya çıktığını söyledi.

İslamabad Mutabakat Zaptı'nın nihai metninin tamamlandığını belirten Garibabadi, belgenin cuma günü İsviçre'de imzalanacağını ifade etti. İran ve ABD heyet başkanlarının da müzakerelerin bir sonraki aşamasına ilişkin düzenlemeleri belirlemek üzere görüşmeler yapacağını kaydetti.

Garibabadi, İran'a yönelik ABD deniz ablukasının kaldırılma sürecinin de bu geceden itibaren başlayacağını açıkladı.

Mutabakat zaptında İran'ın temel ve önemli tüm pozisyonlarının yer aldığını vurgulayan Garibabadi, belgenin tam metninin resmi imzaların ardından yayımlanacağını söyledi. Halkın, elde edilen kazanımların büyüklüğünü ve üstlenilen yükümlülükleri bu metin sayesinde göreceğini belirtti.

İran'ın kabul ettiği yükümlülüklerin, elde edilen kazanım ve başarılara kıyasla oldukça sınırlı olduğunu belirten Garibabadi, mutabakatın düşmana duyulan güvene dayanmadığını, aksine güvensizlik temelinde hazırlandığını ifade etti. Anlaşma hükümlerinin ve karşı tarafın taahhütlerinin yakından takip edileceğini dile getirdi.

ABD tarafının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin cuma gününe kadar denetleneceğini belirten Garibabadi, İran'ın bu gece yaptığı tehdit ve uyarıların, anlaşma metnindeki bazı konularda müzakerelerin ilerlemesine katkı sağladığını söyledi.

İran Silahlı Kuvvetleri'nin kararlı bir karşılık vermeye hazır durumda olduğunu ifade eden Garibabadi, savaşın sona erdirilmesine ilişkin ABD yükümlülüklerinin doğrulanmasının ardından 60 gün sürecek yeni müzakere döneminin başlayacağını açıkladı.

Bu görüşmelerin, deniz ablukasının kaldırılması ve İran'a ait dondurulmuş varlıklar ile mali kaynakların serbest bırakılmasının ardından başlayacağını kaydetti.

ANLAŞMAYA DÜNYADAN DESTEK

ABD ile İran arasında varılan ve savaşın sona erdirilmesini hedefleyen anlaşma uluslararası kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Arap ülkeleri, Avrupa Birliği üyeleri ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen açıklamalarda, anlaşmanın bölgede kalıcı barışın önünü açması temennisi dile getirildi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, tarafların askeri operasyonları durdurma ve 60 günlük müzakere sürecini başlatma kararını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Riyad yönetimi ayrıca Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk çabalarına övgüde bulunarak Hürmüz Boğazı'nda güvenli ve serbest deniz ulaşımının yeniden sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Kuveyt de anlaşmayı desteklediğini açıklarken, Irak Dışişleri Bakanlığı ise savaşı reddeden tutumunu yineleyerek diyalog ve diplomasinin tek çözüm yolu olduğunu vurguladı. Bağdat yönetimi ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacak olmasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

Yemen Alimler Birliği ise İran'ı tebrik ederek, Tahran'ın ABD ve İsrailin hedeflerini boşa çıkardığını belirtti.

Avrupa'dan da peş peşe destek mesajları geldi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, tüm tarafları anlaşmayı kalıcı barışa dönüştürmeye çağırırken, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen anlaşmanın hızla uygulanması gerektiğini belirtti. Von der Leyen, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini ifade etti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da anlaşmanın hızlı ve eksiksiz şekilde uygulanması çağrısında bulunurken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz bunun daha güvenli bir Orta Doğu ve daha güçlü bir küresel ekonomi için fırsat oluşturabileceğini söyledi.

Kanada Başbakanı Mark Carney, Pakistan ve Katar'a arabuluculuk çabaları nedeniyle teşekkür ederken, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de gerilimin düşürülmesi ve kalıcı çözüm için tarafların yapıcı davranması gerektiğini belirtti.

Çin Dışişleri Bakanlığı da anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıklayarak tarafları barış yolunda ilerlemeye çağırdı. Pekin yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

TÜRKİYE’DEN SABOTAJ UYARISI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında varılan mutabakata ilişkin "ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bir gelişme olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunun bölgede kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını temenni etti.

Mutabakatın resmi olarak imzalanacağı tarihe kadar gerilimi artırabilecek açıklama ve eylemlerden kaçınılması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, olası provokasyon ve sabotaj girişimlerine karşı da uyarıda bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Türkiye'nin anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirterek, mutabakatın bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Fidan, tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir atmosferde sürdürülmesini temenni ettiklerini ifade ederek, anlaşmaya imza atan tarafları ve arabuluculuk sürecinde rol üstlenen ülkeleri tebrik etti.

Mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Fidan, bölgesel barış ve güvenliğin korunması için tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu davranması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin süreç boyunca aktif destek verdiğini kaydeden Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde barış girişimlerine katkı sunduklarını ifade etti.

MİT Başkanı İbrahim Kalın ise ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi.

SİYONİSTLER LÜBNAN ÜZERİNDEN SABOTE ETMEYE ÇALIŞIYOR

ABD ile İran arasında varılan anlaşmaya ilişkin soykırımcı israilden sabotaj sinyali geldi. israil Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, anlaşmanın İsrail açısından bağlayıcı olmadığını belirterek "Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail ABD'ye bağlı bir ülke değildir. Biz bağımsız ve egemen bir devletiz" dedi.

Soykırımcı israilin anlaşmanın tarafı olmadığını söyleyen Ben-Gvir, Hizbullah'ın tamamen tasfiye edilmesi gerektiğini ve israil ordusunun ele geçirdiği bölgelerden çekilmemesi gerektiğini savundu.

israil basınında yer alan haberlere göre soykırımcı Başbakan Binyamin Netanyahu da ABD Başkanı Donald Trump'a, İran ile yapılan anlaşmadaki "Lübnan maddesinin" israil açısından geçerli olmadığını iletti.

İbranice yayın yapan Ynet sitesinin aktardığına göre Netanyahu, israil ordusunun Lübnan'daki mevcut pozisyonlarını koruyacağını ve Hizbullah'a yönelik saldırılarını sürdüreceğini söyledi.

israil Savunma Bakanı Israel Katz da yaptığı açıklamada, israil ordusunun Lübnan, Gazze ve Suriye'de işgal ettiği güvenlik bölgelerinden çekilmeyeceğini duyurdu.

Öte yandan Kanal 13 televizyonuna konuşan üst düzey bir israilli yetkili, anlaşmayı "israil için felaket" olarak nitelendirdi.

Aynı yetkili, soykırımcı israil yönetiminde anlaşmayı olumlu bulan kimsenin olmadığını ifade ederek, Başbakan Netanyahu'dan Genelkurmay Başkanlığı'na kadar tüm güvenlik kademelerinde ciddi rahatsızlık bulunduğunu söyledi.

israil Hayom gazetesine konuşan bir kabine üyesi ise Trump ile ilişkilerin son dönemde hiç olmadığı kadar gergin hale geldiğini söyledi.

Yetkili, israil hükümetinin Hizbullah'a yönelik saldırılara devam edilmesi konusunda görüş birliği içinde olduğunu ve bunun Washington ile yeni gerilimlere yol açabileceğini ifade etti.

ARAKÇİ UYARDI: ABD SORUMLUDUR

Soykırımcı israilin Lübnan, Suriye ve Gazze'de kontrol ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini açıklamasının ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin İran ile varılan anlaşmanın uygulanmasından sorumlu olduğunu söyledi.

Arakçi, Türkiye, Mısır ve Iraklı mevkidaşlarıyla yaptığı ayrı telefon görüşmelerinde, israilin Lübnan'a yönelik saldırılarının tamamen durdurulması gerektiğini vurguladı.

İranlı Bakan ayrıca, resmi haber ajansı Fars'ın aktardığına göre, savaşı sona erdirmeye yönelik çerçeve anlaşmanın uygulanmasından ABD'nin sorumlu olduğunu belirtti.