Lise öğrencilerinin 19 Mayıs resmi törenlerinde Batı kökenli vals gösterileriyle sahneye sürülmesi, toplumun inanç ve değer dünyasını hedef alan bir kültürel erozyon tartışmasını beraberinde getirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile manevi şuur vurgusu yapılırken devletin okullarında ithal ritüellerin zemin bulması, dindar nesil hedefinin içinin boşaltıldığını gözler önüne serdi. Uzmanlar ve vatandaşlar, gençlerin yaşlarına uygun olmayan yetişkin romantizmiyle sahneye çıkarılmasını pedagojik bir skandal olarak nitelendirirken, bu tür etkinliklerin gençliği kendi köklerinden koparmayı amaçlayan küresel ve maneviyattan uzaklaştırma projelerine hizmet ettiğini vurguluyor.

BATI ÖZENTİLİ ‘DİNDAR’ NESİL!

19 Mayıs’ta özellikle İzmir başta olmak üzere birçok ilde düzenlenen okul etkinliklerinde sahnelenen vals gösterileri kamuoyunda geniş tartışmalara neden oldu. Eğitimciler ve sosyal medya kullanıcıları, lise öğrencilerinin Batı kökenli dans koreografileriyle sahneye çıkarılmasını eleştiriyor.

Gençlerin bilim, teknoloji ve yerli üretim alanlarındaki başarılarının öne çıkarılması gerektiğini belirten eleştirmenler, vals gibi Batı merkezli ritüellerin törenlerde yer almasının Türkiye’nin kendi kültürel ve manevi kimliğiyle çeliştiğini belirtiyor.

Eleştirilerde, son yıllarda kültürel yozlaşma, aile yapısındaki çözülme ve küresel popüler kültürün etkileri konusunda sık sık uyarılar yapılmasına rağmen, okullarda bu tür etkinliklerin teşvik edilmesinin çelişki oluşturduğu dile getirildi.

UZMANLARDAN UYARI

Uzmanlara göre lise çağındaki gençlerin yaşlarına uygun olmayan sahne performanslarıyla ilişkilendirilmesi, bireysel gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle bedensel algının ve kimlik inşasının yoğun şekilde şekillendiği bu dönemde, gençlerin popüler kültür etkisi altında yanlış rol modelleri benimseme riski taşıdığı ifade ediliyor.

Ayrıca uzmanlar, eğitim kurumlarının düzenlediği etkinliklerde pedagojik hassasiyetin ön planda tutulması gerektiğini vurgulayarak, öğrencilerin gelişim dönemine uygun içeriklerin tercih edilmesinin önemine işaret ediyor.

DİNDAR NESİL DERKEN DANSÇI NESİL YETİŞTİRMEYELİM

Eğitim sisteminin merkezine "manevi değerlerine bağlı ve dindar bir nesil yetiştirme" hedefi koyulmuşken, okullarda sergilenen pratiklerin sık sık bu iddiayla taban tabana zıt bir noktaya savrulması kamuoyunda haklı bir şaşkınlığa neden oluyor. Kürsülerde kültürel yozlaşmanın tehlikelerinden ve Batı merkezli dayatmaların aile yapısını bozduğundan bahseden idarecilerin, resmi törenlerde lise çağındaki gençleri vals gibi ithal ritüellerin figüranı yapması derin bir tezat oluşturuyor. Bu durum, toplumda "Biz dindar ve ahlaklı bir nesil hayal ederken, okullar eliyle kendi kültürüne yabancılaşmış bir dansçı nesil mi yetiştiriyoruz?" sorusunun yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

KUTU—-KUTU——

MİL-DİYANET SEN: İKİ YÜZLÜLÜK

‘Vals’ rezaletine bir tepkide Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül’den geldi. Gül, "Birçok ilimizde lise öğrencilerine VALS gösterileri yaptırılması; toplumun inanç, kültür ve değer dünyasını hiçe sayan büyük bir sorumsuzluktur. Daha önce benzer görüntüler farklı platformlarda ortaya çıktığında 'taciz' 'istismar' ve 'ahlaki yozlaşma' diyerek ortalığı ayağa kaldıran çevrelerin bugün sessizliğe gömülmesi ise açık bir iki yüzlülüktür. Okulların kültürel yozlaşmanın sahnesi hâline getirilmesine, gençlerin kimliksizleştirilmesine ve millî-manevî değerlerin sistemli şekilde aşındırılmasına karşı sessiz kalmayacağız” dedi.

Muhabir: Yakup YÜKSEK