• DOLAR 13.719
  • EURO 15.539
  • ALTIN 786.53
  • ...

Kuşkusuz, her birimiz bir şeyler okuyoruzdur..

Bu devirde mümkün mü okumamak!

Hele internet bu kadar yaygınlaşmışken..

Özellikle de sosyal medya hayatın merkezine bu denli yerleşmişken..

Hiçbir şey okumuyor olmak mümkün değil!

Lâkin mesele bu değil..

Mesele, ne ve de nasıl okunduğunda..

Mesela bilinçli bir okuma, öğrenme mi var?

Yoksa tamamen programlı dikte ve dezenformasyon etkisi ile bir yönelim mi söz konusu?

Kuşkusuz, geçmişe göre daha iyi olduğu söylenebilir..

Zira bir önceki dönemde bu mevzudaki ana şikayet konusu..

"Popüler kültür" adı verilen ucubeye neredeyse "esir olunmuşluk" iken..

Bu dönemde istenen düzeyde olmasa dahi bir "seçebilirlik" durumu mevcut..

Zira hem alternatifler çoğaldı..

Hem de bilinç düzeyi arttı..

Artan bilinç düzeyi ile paralel olarak irade kontrolü de artsaydı, şüphesiz çok daha iyi olması beklenirdi..

Ancak maalesef bilinciyle değil de..

Nefsin arzu ve hevâsına göre bir yönelim hâkim..

Dediğim gibi..

Mevzuya olumlu tarafından baktığımızda..

Eskiye göre daha bilinçli bir kullanımdan söz edebiliriz..

Yani önceden..

Çoğunluk, en iyi ihtimalle magazin, spor, film, müzik gibi popüler kültür parçacıklarından haberdar ediliyor..

Bununla sınırlı kalıyorken..

Şimdilerde hemen herkes her şeyi takip edebiliyor, öğrenebiliyor..

Siyaset, ekonomi, uluslararası meseleler, güvenlik, dış gelişmeler vs..

Ne isterseniz var..

Ve hepsi de sadece "bir tık ötede"..

Sadece bu da değil..

Aynı durum öğrenim, öğretim imkânları ile ilgili de mevcut..

İstediğiniz tüm bilgilere..

Tüm kaynaklara..

Hatta sistemlere..

Ve de kâmilen bütün müfredatlara çok basit bir şekilde erişilebiliyor..

Okumalara, formel öğrenim programlarına dâhil olunabiliyor..

İşte, bu yeni süreçteki ihtiyaç tam da burada hâsıl oluyor..

Neyi..

Ne zaman..

Nasıl..

Niçin..

Ve de kimlerle beraber..

Okuyup öğreneceği hususunda kılavuz ihtiyacı ortaya çıkıyor..

Evet, bu hususta da "özgürlüğünü sonuna kadar kullanmak" dürtü ve bahanesi ile..

"Tâbi olmak, yönlendirilmek" gibi şeylerden kaçmaya çalışmak..

Özellikle de gençlerin daha bir hoşuna gidiyor olsa da..

Bu durum en ehemmiyetli meselelerimizden biri olarak karşımızda duruyor maalesef!

Mutedil..

Programlı..

Tecrübeli..

Bilinçli nesiller yetiştirme kaygısı olan..

Hamdolsun, nice şahsiyet ve kurumlarımız varken..

Çok kısa zamanda pişmanlık veren..

Kılavuzsuz, mürşitsiz okumalar..

Sadece zaman kaybı olmakla sınırlı kalmayacaktır, korkarım..

Demem o ki..

Evet, her şeyi okuyalım..

Ama lütfen, kılavuz eşliğinde!