• DOLAR 7.97
  • EURO 9.463
  • ALTIN 487.38
  • ...

Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selâm da O’nun pak Rasûlüne olsun.

Zengini bir top bezle mezara gömdüren, yanında bir çöp bile götürmesine müsaade etmeyen bir dünyada yaşıyoruz. Ancak o kabre girene kadar kimimiz zenginiz kimimiz de fakir… Sahi zenginliği ve fakirliği ne ile ölçebiliriz? Zenginliğin ölçüsü nedir? Ya da fakir kime denir?

Hayattaki her şey, bütün imtihanlar bizim için… Ancak birçoğumuzun anladığı şu ki; zengin, malı çok olana denmez. Kanaatsiz bir zengin, kanaatkâr bir yoksuldan daha fakirdir. Yetinmek, bütün nimetlerin başıdır. Şükür, o nimetlerin ziyadeleşme sebebidir.

Hangi mümine sorsanız, en büyük zenginliğin iman nimeti olduğunu söyler. Elhak, öyledir. En fakir insan, imandan mahrum olan kimsedir. Müslümanlar arasında da en fakir insan var ki o da yüreğine iyi gelen, derdiyle dertlenen bir dostu olmayandır.

İyi bir dost, dünyanın en büyük servetidir. O sebepten olsa gerek, Rasulullah(asv)’a mal mülkten önce Hz. Hatice’sini, Hz. Ebu Bekir’ini vermişti Allah. Amcası Ebu Talib iman nimetinden mahrum olmuş olsa da, en büyük nimetlerden biriydi Efendimiz(sav)’e. Çünkü iyi bir dost, muhteşem bir sığınaktı.

Zenginliğin ölçüsü, dostların çokluğuyla değil kalitesiyle alakalıdır. Bir söz vardır hani: “İki tür dost vardır: Dost diyebildiklerimiz ve dost diye bildiklerimiz.” Dost diye bildiklerimiz yüzünden insanlara temkinli yaklaşırız. Aslında büyük bir teşekkürü hak ediyorlardır ama yok, etmesek de olur yani. Dost diyebildiklerimiz ve zamanla bu dostluklarının gerçekliğinden emin olduklarımız ise yakıcı çölde vaha gibidir. Hatta nehir desem, abarttığımı düşünmeyin lütfen.

İyi dostu olanın düşmandan, fakirlikten ve hüzünden korkusu olmaz. Gerçek dostlar, gönül hanemizin sağlam direkleri gibidir. Yıkılmamıza izin vermez. Eğilsek bükülsek de, ezilsek büzülsek de sonunda onlara dayanarak kalkarız ayağa. Kararsızlığımızda karar, ümitsizliğimizde ümidimizdir onlar. Hiçbir şeyine değil, dualarına ihtiyacımız vardır sadece. Ama onlar, dualarıyla beraber daha birçok şekilde yanımızda olurlar.

Hayattaki en büyük zenginlik imandır, sonra da imanın olmazsa olmazı namazdır. Bu ikisi dahi salih ve hayırhah bir dostun tavsiyeleri ve nasihatleriyle kalite kazanır, tahribat ve yıkımdan korunur.

Selam olsun birbirini Allah rızası için sevenlere… Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenlere… Selam olsun karanlıklara gömüldüğümüzde elimize bir meşale tutuşturanlara… Çileyle yoğrulup muhabbetle dayanan, hayattan aldığı dersleri esirgemeden dostlarıyla paylaşan, en büyük zenginliğimiz olan canlara bin selam olsun…