• DOLAR 7.558
  • EURO 8.983
  • ALTIN 474.05
  • ...

Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selâm da O’nun pak Rasûlüne olsun.

Sizin de toplumsal olaylara bakarak bazen umudunuzu yitirdiğiniz oluyor mu? Geleceğe dair, çocuklarımıza dair endişeleriniz, tedirginlikleriniz? Öyle tuhaf bir zamanla imtihan olunuyoruz ki bu imtihanı bizzat kendi elimizle hazırlıyoruz. Bu öyle bir imtihan ki Azrail aleyhisselamı bile hüzünlendiriyor belki.

Müthiş bir tevekkülsüzlük tufanında yüzüyor insanlık. Kanaat, rıza ve teslimiyet iplerinin ucu çoktan kaçmış. İnsanlar arasına duvarlar örülmüş, teknolojiden ve anlayışsızlıktan duvarlar... Teknoloji her işi yapıyor ama hal hatır soramıyor, dert dinleyemiyor, sorunları çözemiyor.

Bir kadın ölüyor ve öldüğü 15 yıl sonra anlaşılıyor. Çünkü kadının apartman aidatı da dâhil bütün masrafları, bankaya verdiği talimatla otomatik olarak ödeniyormuş. 15 yıl boyunca da kadını arayan soran kimse olmamış.

 Yaşlı bir adam evinden çıkıp iki kilometre ötedeki köprüden atlayıp intihar ediyor. Arkasında kalan notta şu yazıyor: “Yolda biri bana tebessüm ederse köprüden atlamayacağım.” Yalnızlıktan, selamsızlıktan ve muhabbetsizlikten ölüyor insanlık yavaş yavaş…

Borçlu olanın borcunu ödeyemeyebiliriz. Zaten ancak kendi borçlarımıza yetecek kadar bütçemiz var. Dersini geçemeyene, elektriğini ödeyemeyene, dolandırılana maddi bir fayda sağlayamıyor olabiliriz. Ancak belki bir selam, birkaç kelam, bir tebessüm insanın içinde bulunduğu karamsarlıktan kurtulmasına vesile olabilir.

Dua, maddi ve manevi kurtuluş vesilesidir. Toplum için bazen dua etmekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Ne kadar konuşsak, olayları masaya yatırsak, incelesek boş. Yine en güzel şey, durumumuzu Rabbimize arz etmektir:

Allah’ım, toplumu içinde bulunduğu kötü durumdan kurtar. Bizim hepimizi kanaatkar ve tevekkül sahibi kimseler eyle.

Allah’ım borç batağına saplanmışlara bir an önce borçlarından kurtulmayı nasip et. Bizi açgözlü kimseler eyleme. Açgözlülük ve dünya sevgisi nedeniyle altından kalkamayacağımız borçlara girmemize müsaade etme.

Allah’ım eşimizi, dostumuzu hayırlı kimseler eyle.  Etrafımızdaki insanlara ve bize muhabbet ve huzur ver. Hakkı ve sabrı tavsiye eden, sözleri etkili, yaşayışı güzel insanları yanımızdan, başımızdan ve yanı başımızdan eksik etme.

Allah’ım, bizim maddi manevi bütün hastalıklarımıza şifa ver. İncir çekirdeğini doldurmayacak şeyleri gözümüzde incir ağacı gibi büyütüp ocağımıza dikmemize müsaade etme. Erkeklere, babalara güç kuvvet ver ki hayatın zorluklarının altından kalkabilsinler. Kadınlarımıza bilinç nasip et. Çağdaş yaşamın ittiği karanlıklardan onları kurtar. Çalışmak zorunda olduğu, kendi ayaklarının üstünde durması gerektiği vehminden kadınlarımızı kurtar.

Bizlere hakiki manada aile bilinci ver. Evleri otel gibi kullanılmaktan, aileleri yıkılmaktan kurtar. Kaldıramayacağımız yükü asla yüklemeyeceğini bize idrak ettir. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin intihar edecek duruma gelmesine müsaade etme. Akıbetimizi hayırlı eyle İlâhî, âmîn…

Sezgin Özbay