• DOLAR 5.659
  • EURO 6.383
  • ALTIN 259.353
  • ...

Hepimiz, bu dünya hayatında yüzümüzü ak edecek, arkamızdan hayır dualarını edecek nesiller yetiştirmek istiyoruz. Çocuklarımızın mutlu ve başarılı olmalarını istiyoruz. Lakin pratiğe baktığımızda karşımıza farklı uygulamalar çıkıyor. Çocuklarımızı güçsüzleştiriyoruz. Sorumluluğu onlardan alarak onlara seçme hakkı vermeyerek onları güçsüzleştiriyoruz. Bu konuda yapılan bir deneyde, seçme hakkının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

Bir huzurevinde yaşlılara, kendi odalarını ve sosyal alanlarını düzenleme, istediği bitkileri yetiştirme, film izleme, programlarını belirleme gibi konularda seçme özgürlüğü veriyor. Başka bir gruba seçme özgürlüğü tanınmıyor.

Üç hafta sonra yaşlıların sağlık durumlarını karşılaştırıyor. Sonuçlar çok çarpıcı.

Seçme özgürlüğü verilen, yani kendi hayatlarını kendileri kontrol eden, grubun sağlığı %90 daha iyiye gidiyor. Diğer grupta ise strese bağlı rahatsızlıklar artıyor.

Yani, insanları baskı altında tutmak ve hayatlarının kontrollerini onların elinden almak bu kadar tehlikeli. Çocuk eğitiminde de durum aynı, çünkü çocuklar kendi seçtiklerini yapmayı çok sever. Çocuğa baskı altında olmadığı kontrolün kendisinde olduğu hissini verir. Seçenek sunmak bir yandan sizin çocuğa ulaşmanızı sağlarken, diğer yandan da çocuğunuzun özgüvenini, doğru kararlar alma yeteneğini geliştirmesini de sağlar.

Çocuk küçükken yemek istediği yemekleri iki ayrı tabağa koyarak bunu mu yemek istersin, yoksa şunu mu? Denerek karar çocuğa bırakılmalı. Dikkat edin burada çocuğa yemek yememe değil de iki yemekten hangisini tercih edersin deniliyor. Çocuklara her zaman seçenek sunarak, tek şıkka mahkum etmeyerek ve işin sorumluluğunu ona havale etmek gerekir.

Ders çalışırken de seçenek sunarak okuldan geldikten sonra mı çalışmak istersin yoksa akşam saatlerinde mi? Denilerek işi ona bırakmak gerekir. Burada verdiğimiz mesaj zaten ders çalışmak zorundasın lakin çalışma saatlerini sana bırakıyorum denilerek çocuğa özerklik tanımak gerekir. Ayrıca oyuncaklarını mı yoksa yatağını mı toplamak istersin? Sofrayı toplamada mı yoksa kurmada mı yardım etmek istersin? Ekmek almayı mı gitmek istersin yoksa çöpü atmak mı istersin? Denilerek çocuğa alternatif seçenekler sunularak çocuğun o işi yapma olasılığını artırmış olursunuz gene de çocuğunuz seçeneklerden birini seçme konusunda isteksizse, seçimini kendin yapacak mısın yoksa ben mi seçeyim? Diye sorabilirsiniz. Hala seçim yapmamakta direnirse görüyorum ki benim seçim yapmamı istiyorsun deyip seçim yapabilirsiniz. Seçenek sunarken sadece iki seçenek sunulmalıdır. Aynı zamanda da çocuğumuza hangi davranışları kazandırmak, hangi işleri yaptırmak istiyorsak o şıklar seçenek olarak sunulmalıdır. Seçenek sunarken ses tonumuz yumuşak ama karalı olmalıdır.

 Sonuç olarak diyebiliriz ki çocuğa seçenek sunmak güç savaşlarını  ortadan kaldırır, çocuklar seçimlerini kendileri yaptıklarında onu daha büyük bir istekle yaparlar, onlara  güven gelir, sosyal hayatta daha fazla inisiyatif alırlar.

Vesselam...