• DOLAR 6,0466
  • EURO 6,7481
  • ALTIN 247,843
  • ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin seçim manifestosunu 11 maddede açıkladı.

Açıklanan maddeleri incelediğimizde toplumumuzun “manevi kalkınması” ile ilgili bir başlığa rastlamadım. Akıllı şehirler, Altyapı ve ulaşım, Kentsel dönüşüm projeleri ve Yatay şehirleşme… gibi başlıklar elbette önemli ve gereklidir. Ancak seçmeninin büyük bir kısmı muhafazakâr çevrelerden oluşan AK Parti, 11 maddenin birinde bile toplumumuzun manevi sorunlarını ve çözüm konusunda vaadini dillendirmemesi ciddi bir eleştiri konusu olmuştur.

Toplumumuzun en büyük sorunu manevi boşluktur. Bu sorunun çözümü daha çok siyasi iktidar ve yerel yöneticilerin desteğiyle olur. Elbette maddi sorunlar da çok önemlidir ve bunun için yapılan vaatleri küçümsemiyoruz.

Ancak etrafımızda nice ebeveynler, çocuklarını uyuşturucu vb bataklıklardan kurtarmak için bütün servetini vermeye razı iken çaresizce bir şey yapamıyor.

Nice insanlar manevi boşluktan dolayı psikolojik travmalar geçirip, ne zaman, nerede ve kime patlayacağı belli değildir. Her gün yaşanan cinnet olayları ve intihar vakıaları bilmeyenimiz yoktur.

İstikbalimiz olan gençlerimiz maneviyatsızlıktan dolayı ciddi bir boşlukta debelenip dururlar. Artık en iyi genç profili, iyi bir meslek sahibi olmak olmuştur maalesef. İstisnalar dışında; kimse hesap gününü, toplumun içler acısı halini ve emperyalizmin İslam âlemi üzerindeki desiselerini düşünüyor durumda değildir.

Bütün bunlar gün gibi ortada iken seçim manifestosunun hiçbir maddesini manevi kalkınmaya ayırmayan AK Parti, buna nasıl bir izahat getirir doğrusu merak ediyorum?

Bu manevi boşluğu görmüyor mu? Yoksa başka bir hesabı mı var anlamış değilim.

Sakın ha! “biraz daha zaman geçsin o da olacak” demeyin.

Daha ne kadar zaman geçecek. 17 yıldır iktidarda olan AK Parti, “manevi kalkınma” ile ilgili “somut projeler” ve “pratikte uygulanabilen” adımların atmamış olması duyarlı çevrelerde ciddi bir endişeye sebep olmuştur.

Yine sakın ha! “AK Parti`li Belediyelerin Gençlik merkezleri, Millet Kıraathaneleri…” çalışmalarını örnek olarak vermeyin. Bu mekânlar iyi niyetle kurulduğu kanaatindeyiz ancak “manevi kalkınma” konusunda somut bir karşılığının da olmadığı bir gerçektir.    

Sadece kâğıt üzerindeki rakamlarla yaldızlı cümleler kurmak toplumun derdine deva olmuyor.  Hiç kendimizi kandırmayalım.

Unutulmamalıyız ki manevi olarak belli bir seviyeye gelmeyen toplumlar, maddi olarak en üst seviyelere çıksalar bile huzura erişmeyeceklerdir. Çünkü maddi kalkınmadan ziyade manevi mutmainlikle insan huzuru yakalar.

Alkol ile uyuşturucu kullanım yaşının 10`a düştüğü, şiddet olayları ile boşanma oranının gittikçe arttığı ve toplumumuzun manevi yapısı ciddi oranda zedelendiği hepimizin malumudur. Müzminleşen bu sosyal sorunlarımız ortada iken hiçbir sorun yokmuş gibi davranmak veya görmemezlikten gelmek bir çözüm değildir. Bilakis toplumu ruhsal buhranlara sürükler ve manevi bir sosyal patlamaya zemin hazırlar.

O halde “maddi kalkınma” ile beraber “manevi kalkınma” konusunda somut adımlar atılmalı ve bu minvalde çalışan cemiyetlerin önü açılmalıdır.

Yoksa dönüp dolaşacağımız yer, şimdi bulunduğumuz yerden farklı olmayacaktır haberiniz olsun.