Koynumuzdaki yılan: İncirlik

Türkiye, çevresindeki güçlerle çatışıp çekişirken, koynundaki yılanı unutuyor. Bölgede Türkiye aleyhinde yapılan birçok komplonun ana üssü İncirlik Üssü'dür. Türkiye'nin savaştığı gruplara bile en büyük yardımın bu üsten gitmesi, yaman bir çelişki olarak karşımızda durmaktadır. Türkiye'de düzenlenen 15 Temmuz darbe girişiminin de ana üssü incirlik idi. İncirlik üssünün sabıkası son derece kabarıktır. Türkiye artık İncirlik üssü hakkında bir karara varmalıdır. Ulusal egemenliğinin tehlikeye düşmesinden bölge siyasetinde zor duruma düşmesine kadar bir dizi olay ile ilişkilendirilebilecek olan bu şer yuvası, artık masaya yatırılmalıdır. Kâr zarar denkleminde; astar, yüzü çoktan geçmiştir. İncirlik üssünün hem realiteye bakan boyutu vardır hem de sembolik anlamı çok büyüktür. Batının Türkiye karşısındaki pervasız politikalar geliştirmesinin temelinde, Türkiye'nin cesur çıkışlar yapamayacağı anlayışı yatmaktadır. Bu yüzden hiçbir cihetle kabul edilmeyecek icraatlara imza atmaktadır. Eğer İncirlik üssü kapatılacak olursa, Türkiye'nin dış politikada yeri geldiğinde ne denli köklü adımlar atabileceği görülecektir. Bu bir kırılma noktasıdır. Bu kırılma eşiği aşılacak olursa, Batının, Ortadoğu planlarını hazırlarken Türkiye'yi ilk planda dikkate alacağı görülecektir.

Bu itibarla, hem stratejik nedenlerden, hem de halkımızın yoğun talebinden dolayı, artık bu şer yuvası kapatılmalıdır. Bu şer yuvasında çalışan yabancı askerlerin bazı dokunulmazlıkları, sahip oldukları haklar ve yargılama esasları da zaman zaman tartışılagelmiştir.

Bütün bunları göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye'nin bu adımı atmasının zarureti ortaya çıkmaktadır.

Türkiye resmi makamları bu konuyu gündemlerine aldığı zaman, elbette bir takım resmi ve kirli şantaj unsurları devreye sokulacaktır. Türkiye'nin bu hamlesine karşı, nasıl bir tablonun ortaya çıkacağı hatırlatılacak ve bunun ispatı kabilinden bazı adımlar atılacaktır. Küfrün gönüllü av köpekleri kullanılarak, bu paramiliter güçler üzerinden Türkiye'ye bir takım mesajların verileceği kesindir. Türkiye şantajlara boyun eğmemeli ve kararlı bir duruş ortaya koymalıdır.

İlk seslendirecekleri husus, bu üssün Türkiye'nin tasvip etmediği bir yere taşınması hususudur. Mesela Erbil gibi bazı yerlerin ismi telaffuz edilebilir. Destek üssü kapsamında Haseke gibi yerlerin ismi geçebilir. İçeride de Türkiye'nin bu üssü kapatması ile bölgede stratejik üstünlüğü başkalarına kaptırdığı tartışması çıkarılacaktır. Bu üs, Türkiye aleyhinde kullanıldıktan ve Türkiye'ye en ufak bir faydası olmadıktan sonra, Türkiye'de olmasının ne önemi var? İncirlikte var olduğu söylenen nükleer silahların Türkiye'ye nasıl bir faydasının olduğunu izah edebilecek birisi var mı? Yani ABD ve NATO, bu üssü etkin bir şekilde kullanmaktadır ve bu üssün stratejik olması sadece onlara yaramaktadır. Bu gerçeği unutmamak lazımdır. Bu üs Türkiye'de olduğu halde, Türkiye üste nelerin döndüğünü bilememektedir. Yine Türkiye bazı konulara mutalli olsa da tasvip etmediği hamlelere karşı duramamaktadır. Sadece bu husus bile, Türkiye'nin adım atması için yeterli bir sebeptir.