• DOLAR 5.815
  • EURO 6.466
  • ALTIN 276.07
  • ...

 Çocukları dağa kaçırılan 55 ailenin, Diyarbakır'daki HDP İl binası önündeki evlat nöbeti 60. gününü geride bıraktı. Bu kadar uzun bir süredir, evlatlarını dört gözle bekleyen anne-babaların acılı  bekleyişleri devam ediyor. Ancak bu işin faillerinde zerre miktarı bir vicdan rahatsızlığı henüz görülmedi.

Bu annelerin gece demeden, soğuk demeden büyük bir özlemle bekleyişlerini anlamak istemeyen taş yürekli zalimler, daha ne kadar bu annelerin gözyaşlarına lakayt kalacaklar? Babaların, "Evlatlarımız gelmeden buradan asla ayrılmayacağız" kararlığı karşısında daha ne kadar gaddarlık sergileyecekler? Zulümlerini ve gencecik insanların hayatlarını karartma bahtsızlığını daha hangi amaçla sürdürecekler?

Ancak gençlerin hayatlarını çalan karanlık yüzlü bu hırsızlar, kimsesiz insanların kanı üzerinde zulüm ve ihanetlerini inşa etmeye çalışan emperyalizmin kullanışlı maşalarından en ufak bir ses dahi yok. Mazlum Kürt gençlerin kanı üzerinden Amerikan çıkarlarının bekçiliğini yapan bu karanlık zihniyetlilerin, daha yerine getirmeleri gereken çok büyük katliam ve tahribatları söz konusu olacak ki, dışarıdan da en ufak bir uyarı dahi gelmiş değil.

Son dönemde, bu kullanışlı sopa/PKK ve türevleri, efendilerinin işlerini çok güzel bir şekilde yerine getiriyor olacak ki, hiç olmadığı kadar bir dış desteği elde etmiş bulunuyorlar. Aldıkları bu dış desteğin etkisiyledir ki, bu acılı annelerin feryatlarını duymak istemiyorlar bile. Babaların kahır dolu gözyaşlarını anlamak istemiyorlar bile. Ve bu desteğin sonsuza kadar devam edeceğini zannediyorlar.

Ancak konjonktürel olan bu desteğin her an bitebileceğini, yine bu ebleh güruh en güzel şekilde bilmektedir. Zira geçen bu süreç içerisinde, defalarca bu desteğin çekildiğini ve yüzüstü bırakıldıklarını net bir şekilde gördüler. Buna rağmen dış mihrakların gazına gelerek annelerin feryatlarına kulak tıkayanların asla iflah olmayacağını tarih bize göstermektedir.

Gençlerin geleceğini çalan bu hırsızlar, anne-babaların da hayallerini çalarak bu bölgenin daimi bir şekilde kan ve gözyaşına maruz kalmasına sebebiyet vermektedirler. Bu işin rantını yiyen sorumlu konumunda hiç kimsenin ama hiç kimsenin çocuğunun kaçırılmaması ve halen dağda bulunmuyor olması, aslında işin gerçek yüzünü de bize göstermektedir.

Dolayısıyla, mazlum Kürt çocuklarının imha edilme projesi olan bu melun örgüt ve türevlerinin, annelerin feryatlarına bu gaddarlıkta sırtını dönmesi daha iyi anlaşılmaktadır. Zira kaçırılmış olan ve dağda uyum sağlamadığı için infaz edilen, emperyalist batının çıkarları için çukurlarda ölüme terk edilen bu gençlerin annelerinin mazlum ve babalarının fakir olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu annelerin acılı inleyiş ve gözyaşlarına duyarsız kalan ne kadar etki sahibi kişi, grup ve parti varsa bu zulme ortaktır. Bu gözyaşının müsebbibidir. Bu acılı feryatları bastırarak duyulmasını istemeyenlerin kan içicilerin ta kendileridir. Bu gözyaşı görülmelidir. Daha kaç 60 gün geçmesini bekliyorsunuz? Ey bu gözyaşına sebebiyet verenler artık bu iğrençliğinizden vaz geçin. Bu sefer insani bir davranış sergileyerek anne ve babaların yüreğindeki yangını söndürün.