• DOLAR 5.774
  • EURO 6.362
  • ALTIN 271.09
  • ...

SİYASET GEMİSİ

MHP GERİYE DÖNÜŞ İSTİYOR

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, önemli bir keşifte bulunmuş. Büyükataman, 9. sınıflarda okutulan tarih kitabında Kürtler için “Araplardan sonra Müslüman olan ilk topluluklardan” ifadesinden rahatsız olup Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a mektup yazmış. Şu şok edici tespitte bulunmuş Büyükataman: “Kürt tarihi oluşturmak üzere bazı noktaların üstüne basa basa tekrarlanmaya çalışıldığı bir propaganda bölümü ile karşı karşıya bulunmaktayız.”

Bununla da yetinmemiş Büyükataman ve ilmi verilerle(!) Ziya Selçuk’u köşeye sıkıştırmış: Dört Halife devrinde pek çok kabile İslam’la tanıştığı hâlde bunlar içinden ısrarla Kürtlerin zikredilmesi, ‘Araplardan sonra Müslüman olan ilk topluluklardan olduğu' ifadelerinin yer alması, Türklerin İslamiyet'i kabulünden önce Kürtlerin Müslüman olduğunu ispat gayretleri Türkiye'nin sosyal ve siyasi meselelerine bir istikamet kazandırma çabasından başka bir şey değildir.”

“Kabile”nin etnik unsurun “alt katmanı” olduğunu mu söylesek, “ilk topluluklardan” ifadesinin “ilk topluluk” anlamına gelmediğini mi söylesek, Türklerden önce Müslüman oldular diye Kürtleri mi kınasak karar veremedik.

Kararsızlığımız devam ederken bir de baktık ki, Büyükataman, coğrafik tanımlamalara girmiş.

Büyükataman’ın mektubunu okumaya devam diyoruz:

“Bununla birlikte ‘El-Cezire (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)' şeklinde geçen coğrafyanın (ki El Cezire, Güneydoğu Anadolu Bölgesi değildir) tarihî Kürt yurtlarından olduğu, Kürtlerin Türklerden önce burada olması hasebiyle bu coğrafyanın asıl sahiplerinin Kürtler olduğu algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu; tarihî gerçeklerle uyuşmamakta, sözde Kürdistan heveslilerinin propaganda metinlerinde yer almanın ötesinde hiçbir ilmî metne dayanmamaktadır.”

Büyükataman, çok iddialı: “Hiçbir ilmi metne dayanmamaktadır.”

Şimdi burada metinleri sıralamanın anlamı yok! Sadece Büyükataman’a göre “muteber” bir kaynaktan söz edelim. Divan-ı Lugatı’t-Türki…

Kaşgarlı Mahmud’un ünlü ansiklopedik çalışmasıdır. Kaşgarlı, kitabının sonunda bir haritada Büyükataman’ı rahatsız edecek ayrıntılar paylaşıyor. Haritada “Kürtlerin toprağı” manasına gelen 'Arz'ül Ekrad' olarak belirtilen bölge, Arz-ı Azerbaycan ve Arzü-d Dayalima (Deylem Ülkesi) topraklarının altında ve Arz-üş Şam (Suriye) ile Arz-ül Irakeyn'in arasında bulunuyordu.

Bunların hepsi bir yana MHP’nin ne yapmak istediğini anlayan var mı?

Bu memleket seksen sene ırkçı asimilasyoncu bir politikadan çok çekti. Bu birkaç senedir bir şeyler değişti. Kürtçe televizyon açıldı, pratikte pek karşılığı olmasa da Kürtçe seçmeli dersler kondu, üniversitelerde bölümler açıldı.

Daha atılacak adımlar var ve herkes bunun farkında. Çözüm sürecinin yanlış yürütülmesi, Pkk’ye alan açılması, süreçte “Kürt meselesi”nden daha çok Pkk ve Öcalan’ın gündeme alınması, kimi siyasetçi ve güvenlik bürokrasisinin bazı yöneticilerinin farklı ajandalara sahip olması tıkanmalara ve masaların devrilmesine yol açtı.

Şimdilerde Pkk ile yoğun bir mücadele söz konusu. MHP’nin bunu fırsat bilip Kürt meselesinin çözümünde atılan adımlardan dönülmesine dönük söylem ve çabaları sorunun kangrene dönüşmesine neden olur.

Tek ulus dayatmasının ve asimilasyoncu politikaların güç kullanarak uygulanması mümkündür; ama uzun vadede çözüm değildir. Bir yere uygulanan baskı başka yerlerde şişkinliğe ve patlamaya yol açar.

Çözüm “Milli bilinç”te aşırıya kaçmamak ve “İslam kardeşliği”ni her alanda hayata geçirmektir.

Ve unutmamak gerekir ki, tüm Müslümanlar aynı Peygamberin ümmetidir.

Aziz Peygamber aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuştur:

“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve yardımı terk etmez. Her Müslümanın, diğer Müslümana ırzı, malı ve kanı haramdır. (Kalbini işaret ederek) Takvâ buradadır. Bir kimseye şer olarak Müslüman kardeşini hor ve hakir görmesi yeter.” (Tirmizî, Birr 18)