• DOLAR 16.885
  • EURO 17.833
  • ALTIN 992.1
  • ...

Sosyal ve psikolojik bir varlık olan birey, sosyal hayat içerisinde çoğu şeyle karşılaşıyor muhatap oluyor ya da olmak zorunda kalıyor. Bu zorunlu muhataplık çoğu zaman bireyin psikolojisini etkilediği gibi kendisine de çok şey katabiliyor. Bu muhataplıklarla insan, kendisine bakıyor diğerlerine bakıyor dünyaya bakıyor evrene bakıyor ve düşünmeye başlıyor.

Düşünürken bazen tümevarımsal olarak bir çiçekten bir böceğe gidebilirken bazen de bütün kâinatı yaratan yaratıcıdan insana doğru bir düşünme gerçekleştirebiliyor. Düşünce, dinamik bir yapıya sahip olduğu için bazen farklılıkları bazen de benzerlikleri kategorize edebiliyor.

Doğa âleminde benzerlikleri; renkler veya fiziksel yapı benzerliği ile düşünüp çıkarım yapabilirken maalesef insan âleminde öyle değildir. Çünkü insan çok karmaşık bir yapıya sahiptir. İnsanı sadece psikolojik olarak tanımlayamayız. İnsanı anlamak için daha fazla okumak daha fazla gezmek daha fazla muhabbet etmek gerekiyor.

İnsan sosyal ve psikolojik bir varlık olduğu için bireysel olarak okumalı, görmeli, gezmeli diyoruz. Değerleri ve inançları noktasında da çok okumalı, araştırmalıdır. Bilinçli insanlara baktığımızda bir şeyi yorumlarken tek taraflı yorumlamazlar. Bir meseleye birden fazla pencereden bakabilirler. Bazen kendi değerleri değil de araştırdığı kültür ve değerlerle değerlendirmeye çalışırlar. Biz ne yapıyoruz Avrupa’ya kendi penceremizden bakıyoruz. Orayı görmeden bilmeden değerlendirmemiz çok mantıklı olmadığı gibi birçok meselede de bu şekilde yorum yapmamız çok da mantıklı değildir.

En büyük problemimiz düşünmeden araştırmadan bir çıkarım yapmak. Bir filozofun dediği gibi düşünülmeyen ve araştırılmayan bir hayat yaşanmaya değmez. Bu hayatı yaşanılır kılmak için düşünmemiz lazım, araştırmamız lazım. Sadece hayırlı gecelerde ve aylarda değil, bütün günlerde ve aylarda kadir kıymet bilmek lazım. Anlamlı ve inançlı yaşamayı bir hayat tarzına dönüştürmek gerekir. Çoğu davranışımıza alışkanlık kazandırdıktan sonra bir türlü alışkanlıklardan sıyrılamamak da bir problemdir.

Farklı düşünmek ve hayatımıza lezzet katmak istiyorsak geçmişe takılıp kalmayacağız. Çoğumuz geçmişe takılıp kalmışız. Bütün yorumlamaları kodları geçmiş üzerinden yaptığımız için bu bir problemdir, Hem de ciddi bir problemdir. Yaşadığımız çağı, yılı, günü bilmek anlamak çok önemli. Psikolojik ve sosyal yanımızın güçlü olmasını istiyorsak kabulleneceğimiz ve kabullenemeyeceğiz düşünce ve davranış sistemini iyi kurmamız gerekir.

Kabul etmemiz gereken şeylerden biri yaşımızdır. Yaşa bağlı olarak eskisi gibi kafa rahatlığı olmaz. Eskiden çok rahat uyuyabilirken şuan; evlilik, çocuk, dünyanın meşakkatleri insanı rahat uyutmuyor. Biz bu duruma bakarak çok üzülüyoruz yanlış mı yanlış yapıyoruz. Evlilik basit bir olgu değildir. Allah herkese evlat nasip etsin. Evlat yetiştirmek kolay mı? Bu kadar güzelliğin içinde sen güzelliği güzellik merkezlerinde ara. Kardeşim artık sen genç değilsin istediğin kadar güzellik merkezine git eskisi gibi olamazsın. İstediğin kadar saç ektir, eskisi gibi olamazsın. Bunları kabul edeceksin. Mutlu olmak istiyorsan; yaşı, hayatı, ölümü kabul edeceksin. Kabul etmeyeceğin tek şey okumamak olmalı.

Selam ve dua ile…