• DOLAR 16.326
  • EURO 17.419
  • ALTIN 968.922
  • ...

Bireyin kalbi olduğu gibi toplumun da bir kalbi vardır. Kur’an kalbi, yönlendiren ve yöneten gönül manası üzerinden okur. Yönetim, toplumu yönlendiren ve yöneten bir itici güç olduğu için o da toplumun kalbidir. Kur’an’ın bahsettiği gönül manası üzerinden kalbin sevk ve idaresinin, hem kişisel, hem de toplumun siyasal ve içtimai yönlendirme üzerinden konuyu anlamaya çalışacağız.

Kalp, insanın deruni ruh yapısını, vicdan ölçüsünü, akli melekesini, içinde bulunduğu vücuda sığmayan bir basiret manasına gelir. Kur’an, değerler sistemi üzerinden kalbi ele alır. Kalbin bahsinin geçtiği her yerde, iman, vicdan, merhamet, adalet ve sevgi gibi müspet değerler, ya da sapıklık, gaddarlık, zulüm ve zorbalık gibi menfi hasletleri kalp üzerinden okur. Mesela; “ سليم,،مرضية مطمان” gibi müspet “ ختم، غلف ve قست “ gibi menfi şeklinde kalbin durumlarını anlatır.

Kur’an ayetleri ile toplum-vücut ilişkisi bağlamında, toplumun da vücut gibi, onu sevk ve idare eden yönetimidir. Yine Kur’an da kişisel veya toplumsal kalbin ihya ve inşasını da kalp üzerinden beyan eder(A’raf/34. Enfal/24). Kısaca hasta(Bakara/10) kalp, mühürlü(Bakara/7) kalp ve katılaşan(Hadid/16) kalp diye daha bir çok olumlu veya olumsuz manada insan karakteri, hal ve hareketlerini belirleyici bir sıfat olarak Kur’an kalp kelimesi ile izah etmiştir.

Mesela; “الم يان للذين امنوا ان تخشع قلوبهم لذكر الله وما نزل من الحق ولا يكونوا كالذين اوتوا الكتاب من قبل فطال عليهم الامد فقست قلوبهم وكثير منهم فاسقون “ İman edenlerin, Allah’ı anmak ve vahiy edilen gerçek (Kur’an) ile düşünüp kalplerinin ürperme zamanı gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilmiş, fakat uzun biz zaman kitaptan uzak kalmaları sebebi ile “Kalpleri katılaşan” Ehli kitap gibi olmasınlar...” (Hadid/16)

Bu ayet, kitaptan uzaklaşmayı bir kalp kasveti olarak beyan eder. Bu arada ayetin hitabının Ashabı Kiram’a olmadığı kanaatindeyim. Çünkü Resul-i Ekrem Ashab’ın içinde idi ve aralıklarla hep vahiy iniyordu. Onların uzun müddet vahiyden uzak kalmaları eşyanın tabiatına aykırı. Ayet, bizim gibi sonradan gelenler o hale düşmesinler diye uyarıyor.

Ehli Kitap, elinden kitaplarını hiç düşürmediler. Dünyanın her tarafına kilise ve havra bina ettiler. Kur’an onların bu halini kitaptan uzak kalma ve kalp kasveti olarak niçin zikretsin ki? Onlar kitabı ellerinden değil hayatlarından indirdiler. Tüm ilahi kitaplar, hayata hükmetmek için nazil oldular. Onlar ise, kitap ile hayatı birbirinden ayırdılar. İşte bu bir kalp kasvetidir. Din ile devleti (yönetimi) birbirinden ayırmaya giden her toplumda, kalp kasveti oluşur.

Bu bağlamda, Kur’an elimizde olduğu halde onu toplumsal hayattan/yönetimden uzak tutarsak bu durum, bizde bir kalp kasvetine sebep olur. Hafizenallah! Bu duruma düşenleri Kur’an uyarıyor(ki Ümmet bugün düşmüş). Bu manada, “Kur’an’la uyanma zamanı gelmedi mi?” diye bizi uyarıyor. Bu ayetin aslında uyanabilecek kişi/kişilere ve uyanma imkanı bitmemişlere hitap ettiği kanaatindeyim. Hatta bir gün Ümmet kesin uyanacağı için, “uyanma zamanı gelmedi mi?” bir nevi müjde de veriyor.

En çok okuduğumuz sure Yasin suresidir. O da;” يس والقران الحكيم “Yasin! Hükmeden Kur’an’a yemin olsun.” Hakim olan kitap, hayattan uzak tutulursa o kitap başka neye hükmedecek? Dünyaya gönderilen bir kitap için dünyaya karışmasın demenin, ne dinen ne de aklen izahı mümkün değildir. Bunu normal görmek bir kalp kasvetidir. Bu, kişi veya toplum olsun fark etmez.

Kişisel gönlün kayması gibi içtimai gönlün de kayması mümkündür. Kişisel kalp sahibini yönlendirdiği gibi, toplumsal kalp olan yönetim de toplumu öylece yönlendirir. Elhasıl, cesette kalp ne ise, toplumda yönetim de odur. Kişiyi kalp, toplumu yönetim sevk ve idare eder. İkisinin ortak noktası budur.