• DOLAR 8.818
  • EURO 10.325
  • ALTIN 496.132
  • ...

 Temas, “bir şeye değmek, dokunmak” demektir.

Kontak ise karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine temas etmesi sonucu ortaya çıkan enerjiyle mekanizmanın çalışmaya başlamasıdır.

Bir de Ruh sağlığı yerinde olmayan, dengesiz kimse için kullanılan “kafadan kontak” deyimi vardır. Kafasındaki sinir tellerinin düzensiz ve kontrolsüz bir şekilde birbirine temas etmesi sonucu ortaya çıkan anormal ve dengesiz durumları ifade eder. Öyle ya ilgili sinir tellerinin birbiriyle temas etmesi gerekir. İlgisiz, alakasız sinir tellerinin teması ciddi bir sorundur. Bu nedenle temasların düzenli, bağlantılı ve kontrollü olması gerekir. Aksi takdirde kafa içinde meydana gelen temaslar kontak sayılır ve böylesi kafaların sahipleri tabiri caizse “kafadan kontak” olur.

Pandemi sebebiyle bir süredir âlemde sıfır temas için çaba sarf ediliyor.

Dünyada bu kadar etkileşimin olduğu bir devirde sıfır temas bir yere kadar uygulanıyor. Bu da doğal olarak virüsün bulaş hızının düşmesinde önemli bir rol oynuyor. Ama sıfır temas, maalesef zero-sıfır kontağa dönüşmüyor. Aksine sıfır temas, kontağın very very-çok olmasına sebep oluyor.

Çünkü elektronik âlemde, internet çağında ne kadar az temas o kadar çok kontak olarak etkisini gösteriyor.

İnsanlar artık her işlerini bir dokunuşla, dolayısıyla bir kontakla hallediyor. Üstelik sadece iş ve işlemler için değil duygular, düşünceler, paralar, aşklar bile bir kontağa bağlı olarak işliyor.

Temasın azalıp kontağın bu denli çoğalması hayatın gerçekliğini bitirdi.

Ve insanlar bu durumda “ne ölü ne de diri” diye ifade edilen vaziyet içinde bir çıkış arıyor.

Kontaklar insanın sinir uçlarına, kafa içlerine kadar etkisini gösterince kafalar kontak oldu. Zihin sistemi karıştı. Öyle bir karıştı ki hayal ile gerçek arasında sınır kalktı. Sınır kalkınca insanlar sinir oldu.

Para bile kripto-sanal oldu. Var olduğu kabul edilen ama temas edilemeyen para türü türedi.

Bu da kontağın kafaların içine kadar girmesinin başka bir göstergesidir.

Bu temassızlık meselesi yeni değildir. Çok kadim zamanlarda Samiri insanların kafasında kontak yapıp onları sahte bir ilaha yönlendirince “no temas-sıfır temas” cezasına mahkûm edilmişti-Taha-97. O da bu temassızlık hasretiyle yanıp kavruldu.

Çünkü insanların kafasında kontak oluşturup tabiri caizse “kontak kafalılar” haline getirmenin mutlaka bir bedeli oluyor.

Ve günümüz dünyasında kontak yapma operasyonu haddini çoktan aştı. Artık insanlar kendi zihin dünyalarında debeleniyor. Para bile sanal oldu.

İnsanların gözünün içine baka baka kafalarına istediklerini sokuyorlar.

Samiri gücünü, simyasını ve de kimyasını kötüye kullanınca “no temas” cezasına çarptırıldı. Çünkü insanların kafasını kontaklar oluşturup onları kafadan kontaklılar sürüsü haline getirmenin üstelik bunu üst bir akıl oyunu şeklinde yapmanın ağır bir bedeli olmalıdır. Nitekim de vardır ve olacaktır.

Sanal zekâyı geçtik şimdi kafalar bile sanal oldu. Oysa kafalar ancak bir iz, bir alamet üzerinde sağlıklı bir şekilde işler.

Somut olanı haddinden fazla yüceltmek sorun olduğu gibi insanın kafasını sanal hale getirip gerçeklikten koparıp kontak yapmak da büyük bir sorundur.

Hâsılı kelam bugün “zero temas-sıfır temas” tavsiye ediliyor da kontak teşvik ediliyor. Bu da insanı kumandalı hale getiriyor.