Kira sözleşmelerine mülk sahipleri tarafından eklenen ağır tahliye şartları artık geçersiz sayılıyor. Özellikle evden çıkarken talep edilen boya ve badana masrafları konusunda Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri devreye girdi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından alınan emsal karar sayesinde milyonlarca kiracının tahliye sürecindeki yasal hakları güvence altına alındı.

Kontrata eklenen boya şartı hukuken bir bağlayıcılık taşımıyor

Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, tahliye evresinde yaşanan mali baskılara dair çarpıcı detaylar paylaştı. Pırıl pırıl teslim alınan bir dairenin yıllar sonraki tahliyesinde kiracıdan haksız bedeller istendiğini kaydetti. Özel olarak hazırlanan kira sözleşmelerinde yer alan "Ev boşaltılırken boyanarak teslim edilecektir" şeklindeki yazılı maddelerin yasal bir geçerliliği bulunmuyor. Bu ibareler sözleşmeye açıkça eklenmiş olsa dahi kiracıya anayasal bazda ekstra bir sorumluluk yüklemiyor.

Konutta En Ucuz Iller

Avukat Kaya'ya göre, dairenin duvarlarına bilinçli ve kasıtlı bir zarar verilmediği sürece boya maliyeti tamamen mülk sahibine aittir. Yılların getirdiği doğal solmalar. Tavanda oluşan standart kararmalar. Eşya yerleşiminden kaynaklanan ufak tefek çizikler. Bütün bunlar yasal olarak olağan eskime kapsamında değerlendiriliyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı da tam olarak bu noktaya parmak basıyor. Kiracı, zamanın yarattığı doğal yıpranmalardan ve parkelerdeki matlaşmalardan sorumlu tutulamıyor.

Depozito kesintisi için mahkemeden bilirkişi raporu alınması zorunlu

Gayrimenkul hukuku alanında çalışan hukukçular, boya masrafı bahanesiyle güvence bedelinden kesinti yapılmasının ağır yaptırımları olduğunu belirtiyor. Ev sahipleri artık kendi inisiyatifleriyle depozitoya doğrudan el koyamayacak. Taşınmazın hor kullanıldığını ve duvarların kasten tahrip edildiğini iddia eden mülk sahipleri, bu durumu resmi yollarla kanıtlamak zorunda. Sulh hukuk mahkemeleri üzerinden resmi bilirkişi raporu alınmadan depozitodan tek kuruş dahi kesinti yapılamıyor.

Kiracılar icra takibi sistemiyle haklarını yasal yollardan arayabiliyor

Güvence bedelini geri alamayan vatandaşlar için itiraz yolları sonuna kadar açık tutuluyor. Ev sahibinin haksız bir şekilde depozitoya el koyması durumunda doğrudan adliyelere gidilerek başvuru yapılabiliyor. İsteyen kiracılar, adliyeye gitmeden e-Devlet Kapısı sistemi üzerinden de mülk sahibi hakkında anında ilamsız icra takibi başlatabiliyor. TBK'nın koruyucu yapısı sayesinde, haksız yere alıkonulan tutarın tamamı yasal faiziyle birlikte son kuruşuna kadar mülk sahibinden geri tahsil edilebiliyor.

Türk Borçlar Kanunu doğal eskimeden sadece ev sahibini sorumlu tutuyor

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından açıklanan resmi içtihat metni, mahkemelerdeki dava yükünü hafifletecek net hukuki ifadeler barındırıyor. Belgede TBK'nın 316. ve 334. maddelerine özel olarak atıf yapılıyor. TBK'nın 316. maddesi kiracının mülkü özenle kullanma yükümlülüğünü sınırlarıyla çiziyor. 334. madde ise sözleşme bitiminde evin teslim alındığı gibi iade edilmesini zorunlu kılıyor. Yüksek mahkeme, sözleşmede mülkün boyalı teslim edileceğine dair bir şart olsa bile doğal kullanımdan doğan bozulmaların kiracıya yüklenemeyeceğine açıkça hükmetti. Yalnızca kötü niyetli ve hor kullanım sonucu ortaya çıkan net hasarlar kiracının ödemekle yükümlü olduğu alana giriyor.

Kaynak: Haber Merkezi