Yüksek rakamların konuşulduğu piyasada, vatandaşların mesleğinden özel hayatına, maddi geçmişinden aile yapısına kadar her detay inceleme altına alınıyor. İstenen belgeler ve şartlar, kiracıları isyan etme noktasına getirdi.
Eşya Senetleri ve Mali Uçurum
Güncel durumda, evi kiralarken ödenen birkaç aylık peşinat veya depozito devri kapandı. Bazı mal sahipleri, bir yıllık kirayı peşin olarak hesabında görmek istiyor. İçinde eşya bulunan daireler için talep edilen teminat senetlerinin tutarı 100 bin lira ile 250 bin lira arasında değişiyor. Emlakçı hizmet bedeli ve nakliye gibi kalemler de eklendiğinde, İstanbul'da kapıyı açmanın maliyeti rahatlıkla 100 bin lirayı geçiyor. Maddi güç de tek başına bir anlam ifade etmiyor; mutlaka memur bir kefil ile masaya oturmanız gerekiyor.

Yasal Güvence Ne Alemde?
Talep edilen bu devasa rakamlar aslında mevcut hukuki düzenlemelerle çelişiyor. Türk Borçlar Kanunu’nun 342'nci maddesi, kiracı ile kiralayan arasındaki depozito ilişkisini net bir şekilde düzenliyor. Kanun, çatılı iş yerleri ve konutlar için alınacak güvence bedelinin üç aylık kira bedelinden fazla olamayacağını emrediyor. Fakat İstanbul'daki uygulamalarda peşin kiralar, devasa senetler ve zorla alınan tahliye taahhütnameleri ile bu yasal limitler anlamsız kılınıyor. Kiracılar haklarını aramakta güçlük çekiyor.
50 Gün Kuralı ve Dışlanan Kesimler
Piyasadaki bazı ilanlar ise şaşkınlık yaratmaya devam ediyor. Kiracının icra dosyasının olmaması gibi maddi şartların yanında, evin 50 günde bir kontrol edileceği yönündeki beyanlar dikkat çekiyor. Ev eşyalarının duvara değmesini yasaklayan veya lavaboda bulaşık bırakılmamasını şart koşan mülk sahipleri mevcut. Diğer yandan İstanbul'daki ilanların büyük bir çoğunluğu öğrencilere, bekarlara, emeklilere ve evcil hayvanı olanlara tamamen kapalı. "Yalnızca kurumsal şirket çalışanı veya devlet memuru" şartı, özel sektörde çalışan yüz binlerce vatandaşı çaresiz bırakıyor.





