Deprem Uzmanı Osman Bektaş, Karadeniz Bölgesi'ndeki deprem riskiyle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, Ordu, Trabzon ve Rize'nin yalnızca bölgedeki yerel faylardan değil, yüzlerce kilometre uzaklıktaki büyük fay sistemlerinden kaynaklanan sarsıntılardan da etkilendiğini söyledi.
Bektaş'a göre bölgedeki deprem kaynakları iki ana gruba ayrılıyor. İlk grubu, Karadeniz Sahil Fay Sistemi'nin ürettiği küçük ve orta büyüklükteki depremler oluşturuyor.
İkinci grupta ise 50 ila 300 kilometre uzaklıktaki Kuzey Anadolu Fayı, Kuzeydoğu Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen depremler yer alıyor.
Zemin yapısı riski artırıyor
Bektaş, özellikle uzak faylardan gelen düşük frekanslı sismik dalgaların sahil kesimlerindeki alüvyon ve dolgu zeminlerde büyüyerek daha şiddetli hissedilebildiğini vurguladı.
Bu durumun yamaçlarda heyelanları tetikleyebileceğini belirten Bektaş, dolgu alanlarında oturma ve yanal kaymaların görülebileceğini, gevşek ve suya doygun zeminlerde ise sıvılaşma riskinin artabileceğini ifade etti.
"En büyük deprem büyüklüğü 6,6"
AFAD'ın bölgeye ilişkin değerlendirmelerine de değinen Bektaş, sahil kesimlerinde sağlam zeminler için yer sarsıntısı şiddetinin 0,2 ila 0,3 g arasında öngörüldüğünü söyledi.
Bektaş, "En büyük deprem büyüklüğü ise 6,6 olarak hesaplanmıştır" ifadelerini kullandı.
Karadeniz kıyılarındaki deprem tehlikesinin yalnızca yakın faylardan kaynaklanmadığını vurgulayan Bektaş, uzak büyük fay sistemlerinden gelen sismik dalgaların da bölgedeki risk üzerinde önemli rol oynadığını belirtti.




