Onun (s.a.v) davranışlarının örnek alınmasının gerekliliğini idrak ettirmektir. Nitekim her geçen gün, bizim ona olan ihtiyacımızın derecesini açıkça ortaya koyuyor.

Her dönemde Onun hayatı, herkes için örnek alınabilecek bir evrenselliktedir. Hayatımızdaki aksaklıklara bir çözüm yolu, Onun (s.a.v) hayatının bir kesitinde mutlaka vardır.

Hiçbir davanın sahipleri bizim gibi örnek alınabilecek bir lidere sahip değildir. Hiçbir önderin, liderin, başkanın, kralın hayatı tabilerinin hayatlarının tamamını kuşatacak kadar örneklik teşkil etmemiştir.

Genelde tüm dünya halkları özelde Müminler için, Onun sunduğu hayat anlayışı ve öğretileri, kurtuluşları için büyük bir nimet ve rahmettir.

Dense ki; Peygamber Efendimiz falan yere teşrif etmiş tüm müminler canhıraşane Ona koşarak varmaya ve emirlerine amade olmaya çalışırlar. Oysa ki O (s.a.v) tüm örnek alınabilecek davranış ilmiyle aramızdadır. Ciltler dolusu kitap ve onun yolunu sürdüren binlerce müvahhid Onun ahlakını yaygınlaştırmak için aramızdalar.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)`i yoğun olarak salat ve selamlarla andığımız bugünleri, hayatımızın tamamına yaygınlaştırma ihtiyacını her gün biraz daha hissediyoruz. Bu günleri sele kapılıp giden birine uzatılan dal parçası olarak kabul edelim. Ona elimizi uzatmaktan başka çaremiz yoktur. Zaman, şu haliyle aleyhimize işliyor. El-an milyonlarca insan tüm hücreleriyle O gül Peygamberin hayatından gelecek bir esinti ile kurtuluş için feryat ediyor.

Gelin hep beraber Onun 'hayatının tamamında' görülen mucizelerden bazılarına göz atalım. Göz atalım da, tüm kainatın halıkı Rabbimizin katında ne kadar da kıymettar, münevver bir zat-ı muhteremden gerektiği kadar istifade edemediğimizin pişmanlığıyla bir kez daha silkelenelim.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)`e şüphesiz verilen en büyük mucize Kur`an-ı Kerim`dir. O, içeriği ile lafzı ile benzeri olmayan bir kitaptır. İndirildiği günden bugüne, bugünden kıyamet gününe kadar kimse onu değiştirememiş, Onun benzerini yapamamış, yapamayacaktır. Va`z ettiği gerçeklere karşı alternatif kitap oluşturulamamıştır.

Müşriklerin isteği ile Allah`ın izniyle, inanacaklarını söylemeleri üzerine Ay, On dördüncü gününde ikiye bölündü. Sadece Mekke ehli değil, her taraftan gelenler ayın iki parçaya ayrıldığının haberini verdiler. (Allahu Ekber Kebira)

Bir gece Peygamber Efendimiz`e Mescid-i Haram`dan, Mescid-i Aksa`ya uyanık iken, bedeni ve ruhu ile birlikte gece yolculuğu ettirilmiş, getirilen Miraç ile de yine beden ve ruhu ile birlikte uyanık iken göklere çıkarılmıştır.

Bedir harbinden önce hangi müşrikin öldürülüp nereye düşeceğini haber verdi. Harpten sonra görüldü ki aynen dediği gibi oldu.

Dört avuç arpa ekmeği ve bir yaşındaki keçinin eti ile bin kişi doydu. Onun (s.a.v) duasıyla o yiyecek, hiç yenmemiş gibi eksilmedi.

Onun (s.a.v) isteği üzerine bir ağaç yanına geldi üç kez Onun Peygamberliğine şehadet getirdi ve tekrar çıktığı yere geri döndü.

Resulullah (s.a.v)`den ayrı düşen kuru kütük herkesin gözü önünde mescitte inleyip ağladı. Resulullah`ın onu tesellisiyle durdu.

Yukarıda sadece bir kaçını zikrettiğimiz bu mucizeler gibi onlarca mucizeyi güçlü rivayetlerle Üstad, 9. Mektupta zikrederken Hüseyn-i Cisri, Risale-i Hamidiye adlı eserinde Nübüvvet-i Ahmediye`ye dair yüz on delil sıralamaktadır. Oraya da bakılabilir.

Bu mucizeler bize ne anlatır? Bugünlerde bunları hatırlamamız ne anlama geliyor?

Birincisi: Bu mucizeler, Allah (c.c.)`ın Peygamberimize (s.a.v.) verdiği değeri göstermektedir. Onun (s.a.v.) davetini desteklemek için Sünnetullahta 'mucize' denen değişimleri gerçekleştiriyor. Hiçbir normal sebeple gerçekleşmeyecek hadiselerle Rabbimiz Sünnetullahı erteliyor ve onu tüm insanlara gösteriyor.

Rabbimizin bu kadar değer verdiği Rasul-i Ekrem`e biz ne kadar değer veriyoruz? Onun (s.a.v.) sevgisi kalbimiz ve hayatımızda ne kadar hakim olmuş acaba? Bu muhasebe kaçınılmaz olmalıdır.

İkincisi: Allah (c.c.) sadece Peygamber Efendimize has bu mucizeleri göstermemiş, inanmayanların imana gelmeleri, müminlerin de imanlarının artırılması için bu lütufta bulunmuştur (Ayın ikiye bölünmesi).

Allah (c.c.)`a inanmayan müşriklerin bile imana gelmesi için Ay`ın o müthiş yarılması hadisesi gerçekleşiyorsa, bizler yollarını şaşırmış mümin kardeşlerimiz için el uzatma babından ne yapıyoruz acaba? Hangi olağanüstü çabayı gösteriyoruz.

O HALDE; BU GÜNLERİN VESİLE OLMASINI SAĞLAYARAK

Her günümüz, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)`in hayatından yeni bir şeyler öğrenmekle nurlansın.

Davetçi olduğumuz bilinci ile haftamızda en az iki kişiye zamanın gerektirdiği kesitten Onun (s.a.v.) hayatını anlatalım.

Bildiğimiz, Peygamberimize ait ne kadar sünnet varsa hepsini yanımızda bir liste yapalım. Sonra gevşeklik göstermeden, nefsimize, ortamımıza uygun gelmese de uygulamaya çalışalım.

Çoğu zaman bildiğimiz halde uygulamaya üşendiğimiz sünnetleri ifa etmeye gayret edelim.

'Allah`ım! Bana sevgini, Seni sevenin sevgisini, Sana yakınlaştıran şeylerin sevgisini nasip et!