Gazetenin, isimlerini gizli tutan siyonist yetkililere ve işgal bünyesindeki askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre, işgal rejimi bölgedeki nüfuzunu artırmak adına yeni bir strateji izliyor. Bu kapsamda, doğrudan işgal ordusunun kontrolü altında bulunan sahalarda faaliyet yürüten ve HAMAS'a karşı cephe alan yerel milis gruplarına kapsamlı bir lojistik destek paketi sunulduğu öne sürülüyor.
Haberde, "israil bu milislere kapsamlı destek sağlıyor. Havadan insansız hava aracı desteğinin yanı sıra istihbarat, silah, sigara ve yiyecek de sağlıyor. israil güçleri ateşkesle sınırlı olduğundan, milisler HAMAS kontrolündeki ve israil güçlerinin erişemeyeceği varsayılan bölgelere, örneğin El-Mawasi'ye, sızabiliyor." denildi.
Gazeteye göre, bazı milis gruplarına mensup kişiler, siyonist askeri kontrolü altındaki Gazze bölgelerinde birkaç küçük topluluk kurmuş durumda ve sayıları yüzlerden binlere kadar değişiyor. Bir siyonist yedek asker, Wall Street Journal'a verdiği demeçte, yaz aylarında Refah'taki milislere insani yardım malzemesi taşıyan konvoylara eşlik ettiğini söyledi. İşgal askerine göre yardımlar, yiyecek, su, sigara ve içeriği bilinmeyen mühürlü kutulardan oluşuyordu ve bu kutular siyonist Şin Bet istihbarat teşkilatı mensupları tarafından araçlara yerleştirilmişti.
Yayınlanan bilgilere göre, milislerin bazılarının insani yardım malzemelerinin yağmalanmasına karıştığı ve sabıka kayıtlarının bulunduğu belirtiliyor.
Gazete ayrıca, son aylarda işgal ordusu destekli bir milis grubunun üyelerinin, işgal kuvvetleri tünellere patlayıcı yerleştirirken, HAMAS mensuplarını Refah'taki tünellerden dışarı çekmek için kullanıldığını da aktardı.
Bundan önce, Gazze Şeridi'nde işgal rejimiyle iş birliği yapan milis grubunun lideri Yaser Ebu Şebab öldürülmüştü.
HAMAS, yayımladığı açıklamada, Yaser Ebu Şebab'ın yaşadığı akıbetin, halkına ihanet eden ve kendisini siyonist rejimin aracına dönüştüren herkes için "kaçınılmaz bir sonuç" olduğunu ifade etmiş, Ebu Şebab ve grubunun işlediği suçların, ulusal ve toplumsal değerlere tamamen aykırı olduğunu vurgulamıştı.
Açıklamada, Filistinli ailelerin, kabilelerin ve aşiretlerin Ebu Şebab'tan ve işgalcilerle iş birliğine bulaşan tüm unsurlardan uzak durmasını takdir eden HAMAS, bu kesimlerin toplum nezdinde hiçbir temsil değerinin bulunmadığını belirttmişti.





