Gazze'de siyonist işgal rejiminin sürdürdüğü katliam ve soykırımın bininci günü dolayısıyla İLKHA muhabirine konuşan Türkiye Yazarlar Birliği Batman İl Temsilcisi ve Batman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şemsettin Dursun, Gazze halkının ortaya koyduğu direnişin kaynağına ve tüm insanlığın bu süreçte üstlenmesi gereken sorumluluğa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gazze'deki direnişin bin gündür devam ettiğini belirten Dursun "Gazze halkının direnişinin bininci günü münasebetiyle huzurunuzdayız. Bin gündür israilin katliamcı şebekesine karşı oradaki Gazze ehli, Gazze halkı direniş göstermektedir." dedi.
Yaşananların artık bütün insanlığı ilgilendiren bir mesele haline geldiğini ifade eden Dursun "Bütün dünya insanlığı buna şahittir. Aslında bu artık bir insan meselesidir, insanlık meselesidir. Zira Filistin'de bebeklere, yaşlılara, kadınlara, eli silah tutmayan insanlara karşı yapılan bu katliamlar hiçbir insanın kabullenemeyeceği bir olay haline gelmiştir." diye konuştu.
"Gazze ehli bu izzetini çağlar üstü muhteşem nizam İslam'dan alır"
Gazze halkının direniş ruhunun kaynağına dikkat çeken Dursun, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla bizi düşündüren nokta da şudur: Acaba Gazze ehli bu direnişin ruhunu nereden alıyor? Zira Gazze ehli aslında izzet ehlidir. Bu izzetini çağlar üstü muhteşem nizam İslam'dan alır. Zira İslam öyle bir nizamdır ki insana bitimsiz, sürekli bir enerji veriyor. Onlar da 'İslam'ı öyle canlı ve diri yaşa ki seni öldürmeye gelen sende dirilsin.' dendiği gibi aslında bütün insanlığa insanlık dersini vermektedir."
"Gazze ehli izzetini Hazreti Ömer'den, Selahaddin Eyyubi'den ve Şeyh Ahmet Yasin'den alır"
Gazze halkının tarih boyunca İslam medeniyetinin öncü şahsiyetlerinden ilham aldığını belirten Dursun "Gazze ehli aynı zamanda bu izzetini nereden alır diye araştırdığımız zaman, 'Kenarı Dicle'de bir koyunu bir kurt kapsa korkarım ki Adl-i İlahi onu Ömer'den sorar.' diyen Kudüs'ün ilk fatihi Hazreti Ömer'in ruhundan alır. Aynı zamanda Gazze ehli bu izzetini, 88 yıl boyunca Haçlı işgali altında kalan Kudüs'ü fetheden Şark'ın Sultanı Selahaddin Eyyubi'den alır. Gazze ehli, 'İslam hâl dinidir, yaşam dinidir.' diyen Gazzeli İmam Şafii'den alır.
Gazze ehli izzetini, 'Yakında büyük ölümlerimizi duyacaksınız. Ama şuna da şahit olacaksınız ki bizler direndik ve kaçmadık, savaştık.' diyen Şeyh Ahmet Yasin'den alır. Şeyh Ahmet Yasin felçli bir insan olmasına rağmen o müthiş direnci ortaya koymuştur. Ve aynı zamanda Gazze ehli izzetini, Suriye'de Fransızlara, Libya'da İtalyanlara, Filistin'de İngilizlere karşı cihad eden büyük âlim ve büyük mücahit İzzeddin el-Kassam'dan alır." ifadelerini kullandı.
"İşte bu direniş ruhunu İslam'dan, Kur'an'dan ve imandan alıyor"
Filistin halkının İslam'ın temel değerlerini hayatına yansıttığını dile getiren Dursun "Böyle muazzam bir ruhla bezenmiş bir yapı var Filistin halkında. Zira Filistin halkı saf ve net İslam'ı yaşayan bir topluluktur. Bu topluluk aslında bütün emperyal güçlere karşı savaşmaktadır. Bazen düşünüyorum, peki karşısındaki katliamcılar neden böyle yapıyor? Yaptığım araştırmada şunu gördüm: israil, Batı'nın aramıza sokuşturduğu bir hançerdir, onun gayrimeşru çocuğudur." dedi.
"Filistin halkına baktığımız zaman, İslam'ın o güzel ruhunu zihin dünyalarına nakşettiklerini görüyoruz." diyen Dursun, "Yoksa bin gün boyunca israilin sınırsız silah gücüne, arkasındaki Amerika'nın ve vahşi kapitalizmin desteğine rağmen bir insanın direnmesi mümkün değildir. İşte bu direniş ruhunu İslam'dan alıyor, Kur'an'dan alıyor, imandan alıyor." ifadelerini kullandı.
"Bu bir Müslüman meselesi olmaktan çıkmıştır, insanlık meselesidir"
Dursun, tüm insanlığın Gazze halkının yanında yer alması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"İşte bize düşen görev nedir peki? Bu insanlara karşı bütün insanlık ayağa kalkmalıdır. Küresel bir intifada olmalıdır. Bu bir insanlık meselesidir. Bu, Müslüman meselesi olmaktan da çıkmıştır, bir insanlık meselesidir. Zira öldürülen insanlar çocuklardır, kadınlardır, yaşlılardır. Bunlara karşı insanlığın vicdanı mutlaka harekete geçmiştir ve nitekim şu anda geçmiş durumdadır."
"Bizler bulunduğumuz yerde bu kardeşlerimize her konuda yardımcı olmak durumundayız"
Gazze halkına her alanda destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Dursun, şöyle devam etti:
"Bugün bir israilli, bir Yahudi dünyanın her tarafında rahatça gezemez. Amerika'da bile rahat rahat dolaşamaz. Bir süre önce izlediğim haberlerde bir grup Yahudi Amerika'nın göbeğinde otururken, oradaki insanlar onlara 'Ey bebek katilleri, burada ne işiniz var?' diyerek tepki gösteriyordu. Ama bir Filistinli dünyanın her tarafında el üstünde tutuluyor. Çünkü Filistin, Gazze ehli o İslami ruhla ve insani yaklaşımla insanlığın o muazzam canlılığını yeniden canlandırmış, insanlığa yepyeni bir ufuk kazandırmıştır."
"Herkes üzerine düşeni yapmalı"
Dursun, sözlerini şöyle tamamladı:
"O bakımdan bizler bulunduğumuz yerde, nerede olursak olalım, bu kardeşlerimize her konuda yardımcı olmak durumundayız. Kimisi yazılarıyla, kimisi konferanslarıyla, kimisi maddi yardımlarıyla, kimisi duasıyla, kimisi de israil mallarını boykot ederek üzerine düşeni yapmalıdır. Ben inanıyorum ki nasıl bugün Amerika farklı bölgelerde zor durumdaysa ve bütün dünya buna şahitse, yarın da Filistinli kardeşlerimiz, Gazzeli kardeşlerimiz o büyük zaferi bütün insanlığa müjdeleyecektir. Bunu umut ediyor ve dua ediyorum."





