“Önümüzdeki 5 yıl boyunca küresel ortalama sıcaklıkların rekor seviyelerde veya buna yakın düzeylerde kalması muhtemel. Kuzey Kutbu bölgesindeki sıcaklık anomalilerinin ise küresel ortalamanın üzerinde seyretmesi bekleniyor.”

Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından hazırlanan ve Birleşik Krallık Meteoroloji Kurumu tarafından yürütülen çalışmaya göre, 2026-2030 yılları arasında yıllık küresel yüzey sıcaklıkları sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 ortalamasının 1,3 ila 1,9 derece üzerine çıkacak.

Birleşmiş Milletler, perşembe günü yaptığı açıklamada, 2026-2030 döneminde küresel sıcaklık ortalamalarının “rekor ya da rekora yakın seviyelerde” kalmasının beklendiğini duyurdu. Açıklamada, söz konusu beş yıllık dönemin ortalama sıcaklığının sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerine çıkma ihtimalinin yüzde 75 olduğu belirtildi.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün “1 ila 10 Yıllık Küresel İklim Tahminleri” raporuna göre, 2026-2030 yılları arasındaki dönemden en az bir yılın, 2024 yılında kaydedilen “en sıcak yıl” rekorunu kırma ihtimali yüzde 86 olarak hesaplandı.

2027 yeni sıcaklık rekoru yılı olabilir

13 farklı kurumun tahminlerini bir araya getiren raporun başyazarı Leon Hermanson, “2026’nın sonlarına doğru El Nino olayının oluşması bekleniyor. Bu durum, onu takip eden 2027 yılının yeni sıcaklık rekorunu kırma ihtimalini artırıyor” dedi.

El Nino ortalama olarak her 2 ila 7 yılda bir meydana geliyor ve genellikle 9 ila 12 ay sürüyor.

Bu doğal iklim olayı, tropikal Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesiyle ortaya çıkıyor. Dünyanın farklı bölgelerindeki hava olaylarını ve fırtına sistemlerini etkileyen El Nino, insan faaliyetleri nedeniyle değişen küresel iklim koşulları içinde daha etkili hâle geliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü, ekvatoral Pasifik’in orta kesimlerinde öngörülen sıcaklık seviyelerinin özellikle 2027 ve 2028 yıllarında El Nino benzeri koşullara işaret ettiğini belirtti.

2023 ve 2024 yıllarında yaşanan son El Nino dalgası, bu iki yılı tarihin en sıcak yılları hâline getirmişti. Bu döngüsel iklim olayı, aylar boyunca küresel iklim üzerinde zincirleme etkiler oluşturuyor.

Birleşmiş Milletler, 2023 yılında hükümetlere çağrıda bulunarak yeni başlayan El Nino’nun etkilerine karşı önlem alınmasını istemiş ve “hayatların ve geçim kaynaklarının korunması” gerektiğini vurgulamıştı.

“Geçici eşik aşımı” uyarısı

Raporun yayımlandığı dönemde Avrupa ülkeleri, mayıs ayı için olağanüstü ve benzeri görülmemiş bir sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya bulunuyor. Birçok ülkede rekor sıcaklıklar kaydedilirken sağlık riskleri ve orman yangınları konusunda uyarılar yapılıyor.

Rapora göre 2026-2030 yılları arasında küresel yüzey sıcaklıkları sanayi öncesi dönemin 1,3 ila 1,9 derece üzerinde kalacak.

Ayrıca 2026-2030 arasındaki en az bir yılda küresel sıcaklıkların 1850-1900 ortalamasını geçici olarak 1,5 dereceden fazla aşma ihtimali yüzde 91 olarak hesaplandı.

Bu eşik daha önce 2024 yılında geçilmişti. O yıl küresel yüzey sıcaklığı ortalaması sanayi öncesi dönemin yaklaşık 1,55 derece üzerine çıkmıştı.

2 derece eşiğinin aşılması düşük ihtimal

Raporda, önümüzdeki beş yıl içinde herhangi bir yılda küresel sıcaklık artışının 2 dereceyi aşma ihtimalinin ise oldukça düşük olduğu belirtildi. Bu ihtimalin yüzde 1’den az olduğu ifade edildi.

Dünya Meteoroloji Örgütü, Paris İklim Anlaşması’nda yer alan 1,5 ve 2 derece eşiklerinin uzun vadeli, yaklaşık 20 yıllık ortalama sıcaklık artışını ifade ettiğini hatırlattı.

Bu nedenle bazı yıllarda sıcaklıkların bu eşikleri geçmesinin, Paris Anlaşması hedeflerinin tamamen imkansız hale geldiği anlamına gelmediği belirtildi. Ancak küresel ısınma eğilimi bu eşiklere yaklaştıkça geçici aşım olaylarının daha sık yaşanmasının beklendiği kaydedildi.

Kuzey Kutbu’nda ısınma daha hızlı ilerliyor

Tahminler, Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın küresel ortalamanın çok üzerinde seyretmeye devam edeceğini de gösteriyor.

Önümüzdeki beş kuzey yarımküre kışında —kasım ile mart ayları arasında— Kuzey Kutbu sıcaklıklarının 1991-2020 ortalamasının 2,8 derece üzerine çıkması bekleniyor.

2026-2035 dönemine ilişkin tahminlerde ise Barents Denizi, Bering Denizi ve Ohotsk Denizi’ndeki deniz buzlarının yoğunluğunda azalma öngörülüyor.

Öte yandan, kuzey yarımkürede yüksek enlemlerde bulunan bölgelerde önümüzdeki beş kış boyunca yağış miktarlarının da ortalamanın üzerinde seyretmesi bekleniyor.

Birçok Avrupa ülkesi hâlihazırda mayıs ayı için olağanüstü kabul edilen sıcak hava dalgalarıyla mücadele ederken, rekor sıcaklıklar, sağlık tehditleri ve orman yangını riskleri nedeniyle alarm durumuna geçmiş durumda.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna