Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu'nda konuştu. Erdoğan, "Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır." diyerek, "Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir." açıklamasında bulundu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Genel kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aramızdaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze'deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni ediyorum. Parlamentolar arası birlik tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getiriyor. Herkes için demokrasi anlayışıyla parlamenter demokrasiye açılan birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum. Diyalog ve işbirliği imkânlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli buluyorum.

152. Genel Kurulun parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum. Kıymetli konuklar, akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz: 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.

Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın, burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği, hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır.

Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır. Bizim Gazze'de, Ukrayna'da, İran'da, Afrika'da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır. Tabii milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolarda da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düşüyor.

Uluslararası kamuoyu Orta Doğu'daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükümetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz.

Filistin'de adil ve kalıcı barışın tek formülü iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya davet ediyorum. Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor.

Kaynak: AA