manşetler

Bakan Tekin: Bunların Derdi İslam’la

Türkiye’de yıllardır İslami değerlere olan karşıtlıklarıyla bilinen muhalefet partileri ve STK’lar okullarda ilahi söylenmesi ve Ramazan etkinlikleri üzerinden yine laiklik fırtınası koparmaya çalışırken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bu zihniyetin asıl derdinin İslam’la olduğunu açıkça ifade etti.

Abone Ol

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu yazısı, İslam karşıtı muhalefet ve bazı sözde sivil toplum çevrelerinin tepkisine yol açtı. DEM Parti genelgenin geri çekilmesini isterken, CHP ve Eğitim Sen de uygulamayı “kamusal eğitimin dini referanslarla yeniden şekillendirilmesi” olarak değerlendirdi.

Genelgede okul öncesinden lise seviyesine kadar Ramazan ayına yönelik etkinliklerin düzenlenmesi, 4–6 yaş grubunun cami ziyareti yapması, iftar sofrası kurulması gibi uygulamalar yer alıyor. Muhalefet partileri ve sendikalar, bu düzenlemelerin laiklik ilkesine aykırı olduğunu savunarak “eğitim alanında ideolojik yönlendirme” dedi.

Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, söz konusu uygulamaların öğrenciler arasında ayrışmaya yol açabileceğini ileri sürdü. Çöp dağları oluşan İzmir’de bir grup laiklik yürüyüşü yaptı.

Muhtıra özlemi çeken 168 ismin yayımladığı ortak bildiride ise laikliğin savunulması çağrısı yapılırken, hükümetin politikalarına eleştiriler yöneltildi. Bildiride; ‘’Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır. Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Laikliği savunmak suç değildir. LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!" denildi.

SOL Parti de aralarında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Cumhurbaşkanı başdanışmanı Oktay Saral’ın da bulunduğu çeşitli isimler hakkında “laikliğe saldırı” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Dünyada sol ideoloji özellikle Gazze soykırımıyla birlikte soykırıma karşı dünyanın her yerinde dikkat çekici eylemlere imza atarken, Müslüman coğrafyanın kana bulanmasına karşı sesini yükseltirken Türkiye’de partisiyle STK’sıyla kendini çağdaş ilan eden, Müslümanları gerici olarak yaftalayan zihniyet hala laiklik sakızını çiğnemeye devam ediyor.

Savaşlar, ekonomik buhran, dünyada artan silahlanma yarışı, güvenlik krizi… Toplumsal riskleri beraberinde getiren hiçbir olay Türkiye’de bu kendini ilerici ilan eden ancak büyük bir hızla geri giden zihniyetin gündemini değiştirmeye yetmedi… Bu zihniyetin hedefindeki isim Millet Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise asıl dertlerini ifşa etti.

Bakan Tekin: Bunların Derdi İslam’la

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Melih Altınok ile Sebep Sonuç programında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yusuf Tekin, okullarda teneffüs aralarında ilahi söyleyen çocukların sosyal medyada ilgi odağı olması ve ardından gelen tepkilerle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Bakan Tekin, söz konusu görüntülerin ardından yükselen seslerin pedagojik veya akademik bir temeli olmadığını, hakaret içerikli paylaşımların "eleştiri" olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Bakan Tekin, Ramazan etkinliklerine tepki gösterenlerle ilgili açıklamasında; ''Bunların derdi tamamen İslam’la. Gericilikten kastettikleri şey, İslam’ın kendisi. Noel ağacıyla ilgili bugüne kadar ‘laiklik elden gidiyor’ tartışmasına girmedik.'' dedi.

Konunun uzmanlık alanları çerçevesinde tartışılmadığını dile getiren Bakan Tekin, yapılan yorumların ön yargılardan ibaret olduğunu belirtti. Tekin, "Pedagojik anlamda, akademik anlamda, ciddi alacağım bir eleştiri henüz görmedim. Kimisi değişik ithamlarla, değişik tanımlamalarla, ön yargılarla bir şeyler söylüyorlar ama bilimsel bir temeli yok" sözleriyle konuya son noktayı koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Azgın güruhun Hezeyanlarına Eyvallah Demeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde 168 ismin imzasıyla yayımlanan 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' metnine, "Türkiye'de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diyerek tepki göstermişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün de Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanlığı’nın “okullarda Ramazan” genelgesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, genelge doğrultusunda okullarda gönüllülük esasına dayalı etkinliklerin düzenlendiğini belirterek, uygulamadan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı, “Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren çocuklarımızı tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, belediyelerin de Ramazan etkinliklerinde aktif rol üstlendiğini belirterek, “Belediyelerimiz bu konuda liderliği zaten kimseye bırakmıyor. Partimizin her birimi görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza atıyor” dedi.

Geçen yıl başlatılan ve yoğun ilgi gördüğü belirtilen Külliye’deki Ramazan programının bu yıl da devam ettiğini aktaran Erdoğan, kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere kadar geniş kapsamlı bir program hazırlandığını söyledi.

Bahçeli: İman Gericilikse Bal Gibi Gericiyiz

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İslam karşıtlarına sert tepki gösterdi. Devlet Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” genelgesine güçlü destek verdi. Bahçeli, söz konusu adımı “yerinde ve kıvamında” olarak nitelendirerek takdir ettiklerini açıkladı.

Bahçeli, yaptığı değerlendirmede genelgenin milli eğitimin “milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen bireyler yetiştirme” amacına uygun olduğunu belirtti. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’na atıfta bulunan Bahçeli, ilköğretimin öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir süreç olduğunu vurguladı.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin insanı ruh ve beden bütünlüğü içinde ele alan, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştiren bir eğitim anlayışına dayandığını ifade eden Bahçeli, Ramazan ayı boyunca paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma bilincini güçlendiren etkinliklerin planlanmasının doğal olduğunu söyledi.

Ramazan etkinliklerine yönelik eleştirileri sert sözlerle hedef alan Bahçeli, “Bu genelgenin neresi yanlıştır? Elinizi vicdanınıza götürüp düşününüz” ifadelerini kullandı.

168 kişinin imzasıyla yayımlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiriyi de eleştiren Bahçeli, bildiride yer alan “şeriatçı dayatmaları reddediyoruz” ve “karanlığa teslim olmayacağız” ifadelerine tepki gösterdi. Bahçeli, bildiriyi imzalayanları ağır sözlerle eleştirdi.

Bahçeli; ''Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek 'laikliği birlikte savunuyoruz' başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yan yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler. Diyorlar ki laikliği savunmak suç değildir. Diyorlar ki şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Diyorlar ki karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız, haberiniz yok.

Milli Eğitim Bakanlığının az evvel ifade ettiğim genelgesinden dolayı Türkiye’de gerici, şeriatçı bir kuşatma varmış. Allah’a iman etmek gericilikse biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Çocuklarımıza Ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de buna sonuna kadar ortağıyız. Ne diyordu merhum Cemil Meriç. Gelin kulak verelim. "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse her namuslu insan gericidir." Hepsini toplasanız bir insan etmeyecek 168 kişi bugünkü karanlık yüzün hâlihazırdaki temsilidir. Bahçeli ayrıca, Milli Eğitim Bakanı’nı ve bakanlık personelini tebrik ederek, genelgeyi “sonuna kadar desteklediğini” belirtti.