Altın piyasalarında, art arda gelen ekonomik sarsıntılarla birlikte yatırımcıların giriş çıkışları hızlandı. Fiyatlar salı günü, 18 yılın en büyük düşüşünü kaydederek 4 bin doların altına geriledi. Oysa altının ons fiyatı yıl başında tarihi zirveye ulaşmış, 29 Ocak 2026'da yaklaşık 5 bin 592 doları görmüştü.

İran savaşı ve savaşın etkileri, altındaki dalgalanmada önemli rol oynuyor. Şubat ayında İran savaşı başlamadan önce, tehditlerin tırmanması ve faizlerin sabit tutulacağı beklentisi nedeniyle sarı metal endişeli yatırımcıların güvenli limanıydı. Bugün ise altın, faiz artırımı ihtimali ve doların güçlenmesiyle geriliyor.

Altın fiyatları, Ekim 2008'den bu yana en büyük aylık düşüşünü yaşadı. Spot altın yüzde 0,8 gerileyerek ons başına 3 bin 985,57 dolara indi. Ay başından bu yana kayıp yüzde 12,1'e ulaştı. Böylece altın, üst üste dördüncü aylık düşüşünü kaydetmeye hazırlanıyor. Ağustos teslimli ABD altın vadeli kontratları da yüzde 1 düşerek 3 bin 999,20 dolara geriledi.

Kıymetli metal aynı zamanda 2024'ten bu yana ilk çeyreklik düşüşünü ve 2013'ün ikinci çeyreğinden bu yana en büyük çeyreklik kaybını kaydetme yolunda ilerliyor. İran savaşıyla enerji fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, enflasyon endişelerini artırırken faiz artışı beklentilerini de güçlendirdi.

Marex analisti Edward Meir, "Yüksek enflasyon, faizlerin yükseleceği beklentisi ve güçlü dolar var. Bu tablo, normalde altın fiyatlarını yukarı taşıyan tüm diğer faktörlerin önüne geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.

CME FedWatch aracına göre yatırımcılar, ABD Merkez Bankası'nın bu yıl üç kez faiz artırmasını bekliyor. Eylül ayında faiz artışı ihtimali ise yüzde 64 olarak fiyatlanıyor.

Yatırımcılar şimdi Fed'in faiz artışlarına ilişkin tutumunu daha iyi değerlendirmek için bu hafta açıklanacak ADP istihdam verileri ile haziran ayı tarım dışı istihdam rakamlarını bekliyor.

Dolar ise üst üste ikinci aylık kazancına ilerliyor. Bu durum, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getiriyor.

Petrol fiyatları ise 2020'den bu yana en büyük çeyreklik düşüşünü kaydetmeye doğru ilerliyor. Yatırımcılar bu hafta Doha'da yapılması beklenen İran-ABD görüşmelerinin sonuçlarını izlerken, İran herhangi bir toplantı tarihi belirlenmediğini vurguluyor. Petrol fiyatları salı günü 74 doların altına gerilemişti.

OCBC değerli metaller analisti Christopher Wong, Reuters tarafından aktarılan notunda, "Altının yükseleceğine oynayan yatırımcılar için üç unsurdan en az birinde iyileşme gerekiyor: reel getirilerin düşmesi, doların zayıflaması ya da Fed'in sıkılaşma beklentilerinde belirgin bir gerileme. Bunlar olmadan yükselişlerin sönmesi muhtemel ve altın önceki seviyelerinin altında daha uzun süre yatay seyredebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Buna karşın Goldman Sachs Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Samantha Dart daha iyimser bir tablo çizdi. Dart, pazar akşamı yayımlanan notunda, "Altının yolculuğu henüz bitmedi." ifadelerini kullandı.

Dart ve ekibi, değerli metalin 2022'den bu yana yüzde 123 yükseldiğine dikkat çekerek, "Yapısal ve döngüsel faktörlerin etkisiyle daha fazla yükseliş alanı görmeye devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmacılar, "Yapısal açıdan, 2022'de Rusya'nın rezervlerinin dondurulmasının ardından gelişen piyasa merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi, 2026 sonu için 4 bin 900 dolar/ons seviyesindeki tahminimizin temel dayanağı olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Goldman Sachs araştırmacıları ayrıca Dünya Altın Konseyi'nin yakın tarihli anketine işaret etti. Ankete göre, şubat-mayıs döneminde ankete katılan 76 merkez bankasının rekor düzeydeki yüzde 45'i, önümüzdeki 12 ayda altın rezervlerini artırmayı bekliyor.

Araştırmacılar, Fed'in bu yıl faizleri sabit tutacağını ve parasal gevşeme döngüsünü gelecek yılın ikinci yarısına erteleyeceğini öngörüyor.

Dart, "Orta vadede, altın fiyatı tahminlerimize yönelik riskler net olarak yukarı yönlü olmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu. Dart'a göre daha geniş makroekonomik gelişmeler, özellikle Batı'nın mali sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler de dahil olmak üzere, özel sektörün altına yönelerek çeşitlendirme sürecini nihayetinde hızlandıracak.

Muhabir: Mehmet Yaman