İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2025/284884 sayılı soruşturma kapsamında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" (TCK 220, 158, 282) suçlamalarıyla şüpheli sıfatıyla ifade veren Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur’un emniyetteki itirafları ortaya çıktı. Deprem döneminde Ahbap Derneği ve Haluk Levent ile adeta koordineli bir şekilde bağış ve algı faaliyeti yürüten Uğur'un, köşeye sıkışınca sergilediği geri adım dikkat çekti.
DEPREMDE IBAN DAĞITIYORDU: ŞİMDİ "HABERİM YOK" DİYE ÇARK EDİYOR
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Babala TV ekranlarında adeta bir alternatif yardım merkezi gibi yayınlar yapan, alt bantlardan sürekli Ahbap Derneği'nin teyitli IBAN numaralarını paylaşarak ekran başında milyonlarca liralık bağış toplayan Oğuzhan Uğur, emniyet sorgusunda adeta çark etti.
"Aktardığımız Para Değil Bilgidir"
Geçmişte ekranlarda "para topluyoruz" diyerek canlı yayınlar yapan Uğur, suçlamalar karşısında kendisini savunmak için geçmişteki söylemlerini inkâr etti. Uğur ifadesinde, "Aktardığımız şey para değil bilgidir" iddiasında bulunarak, Ahbap Derneği'nin mali yapısı, toplanan devasa bağış miktarları ve bu paraların nerelerde kullanıldığı hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını ileri sürdü. Bağışçıların beyanlarına göre yaklaşık 60 milyon TL civarında bir paranın toplanmış olabileceğini tahmin ettiğini söyleyen Uğur, bu paraların gerçekten yatırılıp yatırılmadığını bilmesinin ise imkânsız olduğunu savundu.

DÜNÜN AHBAP'ÇISI: "HALUK LEVEN DIŞINDA KİMSEYİ TANIMAM"
Deprem sürecinde Ahbap Derneği ile yan yana duran bir imaj çizen Oğuzhan Uğur, ifadesinde dernek yönetimiyle hiçbir organik bağının olmadığını iddia etti. Haluk Levent dışında dernekten kimseyi tanımadığını belirten Uğur, Levent ile de 7 Şubat 2023’teki Hatay görüşmesinden bu yana, yani yaklaşık üç yıldır hiçbir şekilde fiziksel olarak bir araya gelmediklerini iddia ederek kendisini dernekten soyutlamaya çalıştı.
MİLYONLUK HESAP HAREKETLERİ MERCEK ALTINDA
Soruşturma birimlerinin dikkatini çeken en önemli başlıklardan biri de Uğur’un şirket ve şahsi hesaplarındaki devasa para trafiği oldu. Tamamen ticari işleyiş olduğunu iddia ettiği bu hareketlerin Ahbap ile bir ilgisi olmadığını savunan Uğur'a, şu şüpheli işlemler soruldu:
25 Milyon TL'lik Villa:
Babala TV hesabından Emin Altuğ Özkan isimli şahsa gönderilen 25 milyon TL ve Çekmeköy'deki lüks villanın alımı. (Uğur, bir medya grubuyla yapılan 30 milyon TL'lik anlaşmanın avansı olduğunu iddia etti).
6,5 Milyon TL Nakit Hareketliliği:
Kardeşiyle birlikte şahsi hesaplarına yatan ve kısa süre sonra Babala TV'ye "avans iadesi" olarak dönen milyonlarca lira.
Yapay İşlem Hacmi Şüphesi:
9 milyon 700 bin TL’lik bir araç alımı ödemesinin, isim yanlışlığı bahanesiyle banka tarafından sürekli iade edilip tekrar gönderilmesi sonucu oluşan yaklaşık 30 milyon TL'lik yapay işlem hacmi.
SUÇLAMALARI REDDETTİ
İfadesinin son bölümünde Ahbap Derneği ile uzaktan yakından bir ilişkisi olmadığını yineleyen Uğur; dolandırıcılık, kara para aklama ya da herhangi bir suç örgütüne üye olma suçlamalarını kabul etmediğini beyan etti.
Uğur'un avukatları ise ev ve ofislerde yapılan gece aramalarının hukuka aykırı olduğunu, el konulan dijital materyallerden elde edilecek delillerin geçersiz sayılması gerektiğini savunarak müvekkillerinin serbest bırakılmasını ve takipsizlik kararı verilmesini talep etti. Kamoyunda büyük paralar döndürerek şov yapan isimlerin, yargı karşısında "biz sadece bilgi paylaştık, paradan haberimiz yok" sığınağına çekilmesi ise dikkatlerden kaçmadı.





