Gazeteci Deniz Zeyrek’in son dönemde okullarda tırmanan şiddet olaylarını doğrudan "imam hatiplere" ve "laiklikten kopuşa" bağlayan açıklamaları, ideolojik bir hedef saptırma olarak kayıtlara geçti. Zeyrek; Laik eğitim falan bırakmadınız ya! İmam hatip üstüne imam hatip açtınız. Tarikatların neredeyse tamamını okullara soktunuz. Atatürk'ü müfredattan sildiniz, Andımız'ı çıkardınız. Bugün okulların geldiği durum da AK Parti'nin eseridir. Bu yaşananların hepsi sizin eseriniz! Siz iktidardasınız 23 senedir!" diye konuştu.

Yani Zeyrek, her toplumsal sorunda olduğu gibi "hazır reçetesini" çıkarıp suçu din eğitimine keserken, olayın sosyolojik gerçeklerini ve fail profilini ise adeta görmezden geldi.

Bu zihniyete göre; elinde bıçakla okul basan, sosyal medya bataklığında kaybolmuş, nihilist gençlerin tüm günahı aslında "Andımız’ın okunmaması" ve "imam hatiplerin sayısının artmasıymış."

Son yaşanan okul saldırılarındaki faillere bakıldığında; karşımızda "muhafazakar veya imam hatipli" bir profil değil, tam aksine seküler yaşam tarzına entegre, dijital alt kültürlerle beslenen ve Zeyrek’in savunduğu "modern" kalıplara daha yakın gençler duruyor. Hal böyleyken; bıçağı tutan elin ideolojisiyle ilgilenmeyip, faturayı 23 yıllık politikaya kesmek, gazetecilik değil "siyasi fırsatçılık" olarak yorumlanıyor.

Zeyrek, "Laik eğitim bırakmadınız" diyerek feryat ederken temel bir gerçeği ıskalıyor: Türkiye’de müfredatın omurgası olan fen ve sosyal bilimler hala yerinde duruyor.

Peki Saldırgan profilinin Deniz Zeyrek’ten bile daha "seküler" durması bir ironi mi, yoksa Zeyrek’in analiz yeteneğinin bir "müfredat dışı" kalma hali mi?

Zeyrek’e göre eğitimdeki tüm şiddetin panzehri her sabah bir sıraya dizilip koro halinde ant içmekten geçiyor.

100 yıldır bu ülkede fizik yine fizik, matematik yine matematik. Ama Zeyrek’e sorarsanız, sanki okullarda yer çekimi kanunu yerine sadece dini menkıbeler anlatılıyor. Meseleyi laikliğe bağlamak için takla atan bu zihniyet, asıl sorunun "disiplinsizlik" ve "eğitimin içinin boşaltılması" olduğunu söyleyemiyor. Çünkü o zaman iktidarı eleştirmek için kullandığı o konforlu "laiklik elden gidiyor" kalkanı elinden düşecek.

Muhabir: Haber Merkezi