Uzun yıllardır alkol sektörüyle yozlaştırılan toplumsal yapı, şimdi esrarın “yenilikçi” haliyle bir kez daha hedef alınıyor. Alkol şirketleri yıllarca gençleri reklamlarla bağımlılığa sürükledi, şimdi de gözlerini henüz şekillenen bir başka tehlikeli pazara dikmiş durumda: kenevir türevli THC içeren içecekler.

İki Ayrı Zehir, Aynı Sonuç: Gençliği Sömürmek

Alkol sektörü kendi başına zaten yıllardır toplumları çökerten bir bağımlılık düzeni kurmuş durumda. Kanser, trafik kazaları, depresyon ve aile içi şiddet gibi sonuçları artık saklanamaz hale geldi. Şimdi bu yıkıcı model, “doğal” ve “rahatlatıcı” gibi sahte etiketlerle pazarlanan THC içerikli içeceklerde yeniden sahne alıyor.

Bu iki sektör hâlen ''yasal'' ve yapısal olarak farklı konumda: Alkol içkileri yaygınca satılırken, esrarlı içecekler genelde sadece kenevirden türetilen THC içeren versiyonlarıyla market raflarında yer bulabiliyor. Ancak gidişat, bu iki bağımlılık sektörünün giderek yakınlaştığını açıkça gösteriyor.

Esrar Sektörü: Yeni Bağımlılık

Esrarlı içecek üreticileri, ürünlerini gençlere “sağlıklı”, “bitkisel” ya da “yeni nesil eğlence” olarak sunuyor. Ama gerçekte bu içecekler, zihinsel uyuşukluk, bağımlılık ve sosyal çekilme gibi ciddi sorunlara zemin hazırlıyor. Bu ürünler gençlerin psikolojik kırılganlıklarını hedef alıyor.

Alkol şirketleri şimdilik bu yeni pazara doğrudan girmiş değil. Ancak Constellation Brands ve Pernod Ricard gibi şirketler yatırım fırsatlarını araştırıyor, üreticilerle görüşmeler yapıyor. Alkolle büyüyen şirketler, şimdi ikinci bir bağımlılık zincirinin temelini atmaya hazırlanıyor.

Alkol ve esrar sektörleri teknik olarak ayrı olsa da, stratejik hedefleri aynı: Gençleri bağımlılıkla esir alarak para kazanmak. Bu iki sektör, toplum sağlığına ve ahlaki değerlere değil, sadece kazanç grafiğine odaklanıyor.

Muhabir: Huseyin Gizli