• DOLAR 7.38
  • EURO 8.984
  • ALTIN 442.007
  • ...

-Bülent Arınç Ne Diyor?

AK Parti’nin kurucularından olan Bülent Arınç, devamlı yaptığı ‘Aykırı’ açıklamalarla gündeme gelmeye devam ediyor.

‘Özgül Ağırlığı’ olduğunu iddia ederek konuşmalarına ayrı bir önem atfedilmesini isteyen Arınç, son günlerde Demirtaş ile ilgili yaptığı sözüm ona hukuki açıklamalarıyla bir kez daha gündem olmayı başardı.

Arınç, dosyalara baktığını ve savcıların özgürlükçü düşünerek Demirtaş ile Kavala’yı tahliye etmeleri gerektiğini vurguluyor.

Demirtaş’ın yazdığı kitabı okuduğunu belirten Arınç; bir yandan bu kitaptan etkilendiğini belirtiyor bir taraftan da kitabın reklamını yapıyor.

Ancak Demirtaş’ın 6-8 Ekim olaylarının asıl faili olduğu konusundan ziyade olaya tamamen ‘Duygusal’ olarak yaklaşıyor.

Arınç, bu olaylarda şehid edilen Yasin Börü’leri unuttuğu gibi Demirtaş’ın tahliyesini istiyor. Ancak daha ilginci; Arınç’ın Kürtleri anlamak için Demirtaş’ın Devran isimli kitabını şiddetle tavsiye etmesi. Acaba Arınç bu kitapla sadece Devlet ile Kürtler konusunun işlendiğini anlamadı mı?

Arınç, Müslüman Kürtler’in, Pkk’den neler çektiğini hiç merak etti mi acaba?

Dahası dindar Kürtler ile Pkk arasındaki ilişkiler konusunda ekranlardan bir kitap tavsiye eder mi?

Ayrıca Arınç hem ‘Anayasa taslağı’ gündemini hızlıca değiştirdi hem de muhalefetin mezkûr ikiliyi sahiplenme eleştirilerini sona erdirmiş oldu.

Arınç’ın, Kavala ile Demirtaş konusunda başlatılan Uluslararası ‘Tahliye’ girişimine bodoslama girişmesi konusu da apayrı bir mevzuu. Hayırdır Sn. Arınç bayram değil seyran değil.

-Bakla Çubuğu ve Şişeye O…

Malum Alaaddin Çakıcı, Kılıçdaroğlu’na hitaben “Seni bakla çubuğuyla tanıştırırım!” diye açık açık tehdit etmişti.

Bu ifadelerin manasını herkes anlıyor ama kimse topa girmek istemiyordu.

Siyasetten birkaç karşı çıkış olsa da söylendiği gibi ‘Kıyamet kopmuyordu’

Türkiye’de bunlar yaşanırken Çeçenya’da Kadirov’un bir blog moderatörüne yaptığı işkenceler yeni yeni gündeme düşüyordu.

Sosyal medyaya düşen görüntülerde 19 yaşındaki bir genç Kadirov’u ve Putin’i eleştirdiği için iğrenç şekilde cezalandırılıyor.

Çıplak olan genç Kadirov’un önünde diz çökmüş özür diledikten sonra verilen şişeyi alıp üzerine otu..

İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan bu işkenceden daha ilginç olanı; Kadirov’un kadrolu Bel’am Kurulunun “ Bu gencin verilen cezayı hak ettiğine” dair onay vermeleri oldu.

-Tabipler Odası Şaka mı bu?

İslami olan her şeye körü körüne saldırmalarıyla tanınan Halk TV ile İstanbul Tabip Odası al gülüm ver gülüm bir programda Koronanın yayılma sebeplerini ele alıyorlar.

Programa katılan Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu,

Türkiye'nin salgınla mücadelede başarısız olduğunu savunarak üst üste yapılan hatalar nedeniyle vakaların yeniden artışa geçtiğini söylüyor. Söyledikleri doğru da olabilir.

Ancak bu tespitini bilimsel olarak açıklayacağı yerde kalkıp ilk fırsatta yine İslami değerlere saldırı aracı kılması asıl niyetini sorgular hele getiriyor.

Ömeroğlu, camiye çevrilen Ayasofya'nın açılışını hatırlatarak, "350 bin kişiyi toplayıp cami açılışı yaptılar, bir başka yerin açılışını yaptılar, Van'da toplanıldı, parti toplantıları oldu... Bugüne gelinmesinde sağlık yönetiminin rolü var." ifadelerini kullandığında insanlar ‘Acaba şaka mı yapıyor?’ demekten kendilerini alamadılar.

Yine de çok şükür bu tespitini bir tabip olarak yapmıyor. Çünkü bu tespitleri bir tabip olarak yapıyor olması kendisi açısından büyük talihsizlik olurdu.

Ama ilginç olan bu zevatın ‘Tabip’ makyajıyla ekranlara çıkıp her türlü olumsuzluğu İslami olgulara ve eylemlere dayandırmaktan çekinmemeleridir.

KİN’lerini gösteren bu düşmanlıkta sabitkadem olmalarına rağmen onlarla fikri mücadele yapan insanların bu cenaha sempatik görünme çabaları anlaşılır bir şey değil.