Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Zafer Yıldırım, çocuklarda göz tembelliği, artan ekran kullanımı ve miyopi riskine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Yıldırım, ailelere çocukların göz sağlığı konusunda ciddi sorumluluklar düştüğünü söyledi.

Göz tembelliği nasıl oluşuyor?

Göz tembelliğinin çoğu zaman dışarıdan fark edilmediğine dikkat çeken Yıldırım, “Göz tembelliği dediğimiz durum, herhangi bir organik patoloji olmadan, çocuğun bir gözü sağlam olmasına rağmen diğer gözün görme düzeyinin düşük olmasıdır. Yani dışarıdan bakıldığında ya da gözün yapısında bir sorun görülmez; buna rağmen görme düşüklüğü vardır. Biz buna göz tembelliği diyoruz. En sık görülen sebep şaşılığa bağlı göz tembelliğidir.” dedi.

Göz numaraları arasındaki fark risk oluşturuyor

İki göz arasındaki numara farkının da göz tembelliğine yol açabileceğini belirten Yıldırım, “İki göz arasında genellikle bir buçuk numaradan fazla fark olduğu zaman ya da her iki gözde de çok yüksek numaralar bulunduğunda göz tembelliği gelişebilir. Bu durumda iki gözde birden göz tembelliği ortaya çıkabilir. Bu, nispeten daha nadir görülen bir durumdur.” ifadelerini kullandı.

Doğuştan hastalıklar da göz tembelliğine neden olabiliyor

Göz tembelliğinin yalnızca fonksiyonel nedenlerle oluşmadığını vurgulayan Yıldırım, “Üçüncü bir sebep ise organik patolojilerdir. Doğuştan katarakt olabilir ya da gözün ön tarafında, örneğin korneada bir problem olabilir. Bu tür durumlar da göz tembelliğine neden olabilir. Bu nedenle erken teşhis gerçekten çok önemlidir.” şeklinde konuştu.

“9 yaşından sonra tedavinin faydası yok”

Göz tembelliğinde yaş faktörünün çok kritik olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Göz tembelliği eğer 9 yaşına kadar teşhis edilip tedavi edilmezse, 9 yaşından sonra dünya üzerinde hiçbir tedavi ya da ameliyat bu çocuğun görmesini geri getiremez. Özellikle ailelere bunu vurgulamak istiyorum. Bazı kaynaklarda 11 yaşına kadar kapama tedavisinin faydalı olabileceği söylenmektedir; ancak genel olarak 9–10 yaşından sonra yapılan hiçbir tedavi çocuğa anlamlı bir fayda sağlamaz.” uyarısında bulundu

Ekran kullanımı miyopiyi artırıyor

Telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının çocukların göz sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Yıldırım, “Telefon, tablet ve bilgisayar gibi ekranlar çocuklarda miyopiyi artırabilmektedir. Yakın mesafe aktiviteleri sık olduğu zaman uzağı görme problemi artar. Çok yüksek numaralar geliştiğinde ise iki gözde birden göz tembelliği oluşabilir. Ekranlar doğrudan göz tembelliği yapmasa bile ciddi göz kuruluğuna neden olabilmektedir. Bazı çalışmalarda çocuklarda iltihabi konjonktivitlere yol açabildiği de belirtilmektedir.” ifadelerini kullandı.

Dijital göz yorgunluğu uyarısı

Ekranlara uzun süre maruz kalan çocukların göz ağrısı şikâyetleriyle başvurduğunu söyleyen Yıldırım, “Çocuklar ‘Ekrana baktığımda gözüm ağrıyor’ şeklinde şikâyet edebiliyor. Bu durum için artık ‘dijital göz yorgunluğu’ diye bir tanım kullanılmaktadır. Bu nedenle ailelere kesinlikle çocukları ekrandan uzak tutmalarını öneriyoruz.” dedi.

"2 yaş altındaki çocuklara ekran yasak"

Erken yaşta ekran maruziyetinin yalnızca göz sağlığını değil, beyin gelişimini de olumsuz etkilediğini vurgulayan Yıldırım, “İki yaş altındaki çocukların ekranla hiçbir şekilde temas etmemesi gerekir. Bu sadece göz sağlığı için değil, beyin gelişimi açısından da son derece zararlıdır. Çünkü iki yaş altı dönemde beyin nöronları çok hızlı gelişir. Bu dönemde ekrana maruz kalmak, beyin gelişimini olumsuz etkileyebilir.” şeklinde konuştu.

"Ekran maruziyeti psikiyatrik sorunlara yol açabiliyor"

Erken yaşta ekranla tanışmanın uzun vadeli sonuçlarına dikkat çeken Yıldırım, “Yapılmış bazı çalışmalarda, iki yaş altında uzun süre ekrana maruz kalan çocuklarda ilerleyen yaşlarda çeşitli psikiyatrik hastalıkların daha sık görüldüğü belirtilmektedir. Günümüzde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu toplumda oldukça yaygın hale gelmiştir. Bunun nedenlerinden biri olarak da erken yaşta ekran maruziyeti gösterilmektedir.” dedi.

"Ailelere dış ortam çağrısı"

Çocukların daha fazla dışarıda vakit geçirmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Eskiden çocuklar dışarıda çok daha fazla vakit geçiriyordu ve miyopi çok daha az görülüyordu. Günümüzde ise Çin’de, Amerika’da ve pek çok ülkede miyopi hızla artmaktadır. Bunun en sık gösterilen nedenleri arasında aşırı yakın aktivite yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

"Gün ışığında ders çalışılmalı"

Çalışma ortamının da göz sağlığında etkili olduğunu belirten Yıldırım, “Çocuğun dışarıda geçirdiği zaman mutlaka fazla olmalı. Ayrıca güneş ışığından olabildiğince faydalanmaları gerekiyor. Ders çalışırken de mümkünse gün ışığı alan ortamlarda çalışmaları çok önemli. Sürekli lambayla çalışmak, göz numaralarının daha hızlı artmasına neden olabiliyor. Çünkü çocuk uzağa baktıkça göz dinleniyor ve numaraların ilerlemesi yavaşlıyor.” dedi.

"Okul taramaları erken teşhiste önemli"

Son olarak okul taramalarının önemine değinen Yıldırım, “Şu anda okullarda öğretmenler tarafından yapılan tarama programları gerçekten çok faydalı. Bu sayede birçok çocuğu erken dönemde yakalayabiliyoruz. Ailelere şunu öneriyorum: Çocuklarını altı ayda bir mutlaka göz muayenesine getirsinler. En azından uzaktan bile olsa gözlerine kabaca bakmamız, birçok hastalığın erken teşhisinde yeterli olabiliyor.” diye konuştu.

Kaynak: İLKHA