Mısır'daki bazı insan hakları kuruluşları, tutuklu akademisyen Dr. Amr Abdunnabi Heykel'in hayatını kaybetmesinin ardından bağımsız soruşturma açılması ve sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundu.

Hak örgütleri, Heykel'in ölümünün yıllarca süren zorla kaybedilme, tutukluluk ve sağlık durumunun kötüleşmesinin ardından gerçekleştiğini belirterek, halen tutuklu bulunan eşi Dr. Dina Abdurrahman'ın serbest bırakılmasını talep etti.

2020'de Eşiyle Birlikte Gözaltına Alındı

Mısır merkezli Civar İnsan Hakları Vakfı, Dr. Amr Abdunnabi Heykel'in, eşiyle birlikte 2020 yılında gözaltına alınmasının ardından uzun bir belirsizlik sürecine maruz kaldığını açıkladı.

Vakfın açıklamasına göre Heykel, yıllarca zorla kaybedildi; ailesi ve avukatları nerede tutulduğunu öğrenemedi ve kendisiyle iletişim kuramadı.

Heykel, yaklaşık dört yıl boyunca kendisinden haber alınamadıktan sonra ilk kez Eylül 2024'te Devlet Güvenliği Yüksek Savcılığı önüne çıkarıldı. Hakkında siyasi nitelikli bir dava kapsamında soruşturma başlatıldı.

"Ağır Tutukluluk Koşulları ve İhmal Nedeniyle Öldü" İddiası

Civar Vakfı, Heykel'in tutukluluk sürecinde sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini, daha sonra hastaneye kaldırıldığını ve burada hayatını kaybettiğini bildirdi.

Vakfa göre ölüm, "ağır tutukluluk koşulları ve tıbbi ihmal" nedeniyle gerçekleşti.

Açıklamada, Heykel'in geride iki çocuk bıraktığı ve çocuklarının yıllarca anne ve babalarından ayrı yaşamak zorunda kaldığı belirtildi.

Vakıf, yaşananları "tam teşekküllü bir hak ihlali" olarak nitelendirerek, ölümle ilgili bağımsız ve şeffaf bir soruşturma açılması, tüm ihlallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi çağrısı yaptı.

"Binlerce Ailenin Yaşadığı Acının Sembolü"

Mısır Tutuklu Aileleri Birliği de Amr Heykel'in ölümünü, Mısır'daki zorla kaybetme ve uzun süreli tutukluluk uygulamalarının insanî bedelini gösteren yeni bir örnek olarak değerlendirdi.

Birlik, Heykel ve eşinin 2020'de tutuklanmasının ardından ailenin dağıldığını, çocuklarının uzun süre ebeveynlerinden uzak yaşadığını belirtti.

Açıklamada, Heykel'in ailesine yıllar sonra bir cenaze olarak dönebilmesinin yaşanan trajedinin boyutunu gösterdiği ifade edildi.

Kuruluş ayrıca, cezaevlerinde yaşanan ölümlerin ve uzun süreli tutuklulukların, Mısır'daki cezaevi koşulları konusunda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu.

İnsan Hakları Merkezi'nden Acil Soruşturma Talebi

Şihab İnsan Hakları Merkezi de Amr Heykel dosyasının altı yıl boyunca devam eden "sistematik ihlaller zincirini" ortaya koyduğunu belirtti.

Merkez, Heykel'in eşi Dr. Dina Abdurrahman ve oğluyla birlikte 2020 yılında zorla kaybedildiğini, daha sonra oğullarının ortaya çıktığını ancak anne ve babanın uzun süre bilinmezlik içinde kaldığını aktardı.

Açıklamada, Dr. Dina Abdurrahman'ın da yaklaşık üç yıl önce bir cezaevinde ortaya çıktığında konuşma ve algılama yetisini tamamen kaybetmiş durumda olduğu ileri sürüldü.

Merkez, bunun insanlık dışı muamele ve ağır tutukluluk koşullarının sonucu olduğunu savundu.

Heykel'in ölümüne ilişkin ailesine hastanede hayatını kaybettiğinin bildirildiğini belirten merkez, olası tıbbi ihmal ve kötü muamele ihtimaline dikkat çekti.

"Çocuklar Altı Yıl Ailelerinden Ayrı Kaldı"

Şihab İnsan Hakları Merkezi, çiftin iki çocuğunun altı yıl boyunca büyükbabalarının yanında yaşadığını belirterek, yaşananların aile üzerindeki etkisinin çocuklara kadar uzanan bir mağduriyet oluşturduğunu ifade etti.

Merkez, bağımsız ve acil bir adli soruşturma başlatılması, soruşturma sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması, zorla kaybedilme sürecinin tüm ayrıntılarının açıklığa kavuşturulması ve Dr. Dina Abdurrahman'ın insani gerekçelerle serbest bırakılarak tedavi edilmesi çağrısında bulundu.

Kaynak: Habernas