TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu’nda önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Kurtulmuş, program yaptığı konuşmada, yıllarca Filistin'de binlerce insanın kanını döken ve son günlerde de İran İslam Cumhuriyeti, ABD-israil savaşını fırsat bilerek Lübnan'da katliam saldırıları düzenleyen israil ile ilgili Birleşmiş Milletler'e kritik bir çağrıda bulundu.
'ACABA HANGİ KURUM İSRAİL'İN BU SOYKIRIMINA BİR DUR DİYEBİLECEKTİR?'
Numan Kurtulmuş'un konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"İnsanların reaksiyon göstermesine rağmen 3 yıl içerisinde 75 binden fazla insan öldürülmüş, bunların da yüzde 70'ini kadınlar ve çocuklar teşkil etmiştir. Acaba kim, hangi kurumu kullanarak İsrail'in bu soykırımına bir dur diyebilecektir? Aynı şekilde Amerikan ve İsrail güçlerinin İran'a saldırısıyla başlayan ve ardından da İran'ın bölgedeki ülkelere yayarak genişlettiği bu savaşı, acaba kim, nasıl durduracaktır? Bunun için hangi uluslararası kuruluşun gücü ne şekilde tecelli edecek ve istediğimiz sonucu elde edebilecektir?
'DÜNYADA BU KURUMLAR ARTIK BİR FONKSİYON İCRA ETMİYOR'
Dünyada kurumlar vardır ama bu kurumlar artık bir fonksiyon icra etmiyor, bu kurumlar çökmüştür. Dünyada kurallar da vardır, özellikle Birleşmiş Milletler'in kuruluş felsefesini oluşturan kurallar, hepimizin bugün de altına imza atacağımız kurallardır. Ancak o kurallar sadece kağıt üzerinde vardır. Kurumların çökmesi ile birlikte kurallar da çökmüştür. Sadece kurallar da değil, uluslararası ilişkilerin tüm terminolojisi de neredeyse yerle bir olmuş, çökmüş gitmiştir. Kısacası küresel sistem, tam bir çürüme hali içerisindedir. Bu sistemin, bu çürümüşlüğünden kurtulması için olağanüstü çabalara, olağanüstü gayretlere ihtiyacımız olduğu aşikardır.
'israilin BM ÜYELİĞİ ASKIYA ALINMALI'
Bu çerçevede, isterse uluslararası sistemin dünyadaki bazı olumsuz gelişmeleri nasıl önleyebildiğine iki örnek vermek istiyorum. Bunlardan birisi, 1974 yılında Güney Afrika'nın apartheid rejimi dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya alınmıştır. Bugün de aynı apartheid uygulamalarını Filistinlilere karşı İsrail uyguluyor. Sadece insanlara karşı bir soykırım gerçekleştirmiyor, mart ayında alınan bir kararla, İsrail Parlamentosunun kararıyla Batı Şeria'daki Filistinlilere de ölüm cezası getiriliyor. Bir ülkede Filistinlilere karşı başka hukuk, İsraillilere karşı başka bir hukuk uygulamak apartheid değil de nedir?
Dün Güney Afrika’ya uygulanan apartheid rejimi uygulamaları dolayısıyla Birleşmiş Milletler üyeliği askıya nasıl alındıysa bugün de İsrail'in Birleşmiş Milletler üyeliği mutlaka askıya alınmalı ve apartheid rejimi önlenmelidir. Yani istenirse eli kanlı bir rejim durdurulabilirmiş."