Kahramanmaraş merkezli depremlerin yarattığı yıkımın ardından bilim insanlarından peş peşe kritik uyarılar gelmeye devam ediyor. Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen özel bir konferansta kürsüye çıkan Trakya Üniversitesi Doğal Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, sismik aktivitenin hız kesmediğine dikkat çekti. Türkiye'nin tektonik yapısı üzerinde yapılan son değerlendirmeler, fay hatlarındaki hareketliliğin istatistiksel boyutunu net bir şekilde ortaya koydu.
HER 10 GÜNDE BİR SARSINTI KAYDEDİLİYOR

Türkiye'nin aktif bir deprem kuşağı üzerinde yer aldığı gerçeğini bir kez daha hatırlatan Prof. Dr. Kaya, vatandaşların günlük yaşamda hissetmediği sarsıntıların aslında sürekli devam ettiğini belirtti. Paylaşılan sismik verilere işaret eden Kaya durumun ciddiyeti şu ifadelerle aktardı:
'Türkiye'de yaklaşık her 10 günde bir 4 büyüklüğünün üzerinde bir deprem meydana geliyor. 6,5 büyüklüğünün üzerindeki depremler 'ciddi hasar riski' kategorisinde değerlendiriliyor. Son 125 yılda bu büyüklükte 47 deprem yaşandı; bu da yaklaşık her 2,5 yılda bir şiddetli bir depremle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.'
SON 125 YILIN BİLANÇOSU AĞIR
Dünya genelinde 7 ve üzeri şiddetteki sarsıntılar büyük felaketler olarak sınıflandırılıyor. Bu ölçek baz alındığında ortaya çıkan tablo, mevcut riskin ulaştığı noktayı da açıkça gösteriyor. Prof. Dr. Kaya, Türkiye'nin geçmişten bu yana yaşadığı depremleri hatırlatarak şöyle konuştu:
'Türkiye'de son 125 yılda 7 büyüklüğünün üzerinde 19 deprem meydana geldi. Sonuç olarak yaklaşık 20 yılda 3 büyük deprem yaşıyoruz. 1999'daki Kocaeli ve Düzce, 2010 Van ve 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremler dikkate alındığında son 26 yılda 5 büyük deprem yaşandı.'
BİLİM DÜNYASINDAN ORTAK ÇAĞRI
Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Mustafa Tan ve akademisyenlerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, üniversite öğrencilerinin soruları da yanıt buldu. Sismik hareketliliğin engellenemez doğal bir süreç olduğu ancak doğuracağı acı sonuçların alınacak doğru tedbirlerle hafifletilebileceği vurgulandı. Kürsüden yapılan son değerlendirmede, 'Bu gerçeği bilerek gerekli önlemleri almak zorundayız' denilerek hazırlıklı olmanın hayati önemine dikkat çekildi.





