Küresel haydut Trump, NATO'nun İran İslam Cumhuriyeti savaşına destek vermemesi üzerine ittifaktan çekilmeyi ciddi olarak düşündüğünü açıkladı. Hürmüz Boğazı krizinde yalnız kalan Trump, NATO'yu kağıttan kaplan olarak nitelendirdi.

İşgalci Donald Trump, Washington ve Avrupalı müttefikleri arasında ipleri koparma noktasına getiren tarihi bir çıkışa imza attı. The Telegraph gazetesine konuşan Trump, NATO'nun ABD ve siyonist rejimin İran'a karşı yürüttüğü savaşa destek vermeyi reddetmesinin ardından ittifakı sert bir dille eleştirdi.

KAĞITTAN KAPLAN

Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ABD'nin deniz gücü konuşlandırma talebinin NATO üyeleri tarafından geri çevrilmesi, krizin fitilini ateşledi. Bu ret kararının ardından ittifaka yönelik eleştirilerini en üst perdeden dile getiren Trump, Washington ile Avrupa arasındaki derinleşen çatlağı şu sözlerle gözler önüne serdi:

"NATO artık sadece kağıttan bir kaplandır. Amerika Birleşik Devletleri'nin bu ittifaktan çekilmesi konusu, şu an yeniden değerlendirmenin bile ötesine geçmiş durumdadır."

ABD NATO'DAN ÇEKİLİRSE NELER OLUR?

Yıllardır Batı emperyalizminin silahlı gücü ve 'küresel jandarması' rolünü üstlenen NATO, tarihinin en büyük varoluşsal kriziyle karşı karşıya. ABD’nin ittifaktan ayrılma kararı, sadece bir askeri ortaklığın sonu değil; İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Batılı nizamın da çöküşü anlamına gelir.

AVRUPA ‘ÇIPLAK’ KALDI: GÜVENLİK ŞEMSİYESİ PARÇALANIYOR

ABD'nin çekilmesiyle birlikte, Avrupa başkentlerinde büyük bir panik havası hakim. Soğuk Savaş’tan bu yana savunma stratejilerini tamamen Washington’un askeri kapasitesine ve nükleer şemsiyesine endeksleyen Avrupa ülkeleri, "kendi başlarının çaresine bakma" gerçeğiyle yüzleşti.

Savunma Bütçeleri Katlanacak: ABD’nin %70’ini karşıladığı NATO bütçesi ve askeri lojistiği olmadan, Almanya ve Fransa gibi aktörlerin savunma harcamalarını devasa boyutlara çıkarması gerekecek.

İç Çekişmeler Artacak: Avrupa Birliği içerisinde "ortak ordu" kurma fikirleri yeniden alevlense de, Doğu Avrupa ülkelerinin (Polonya, Baltıklar) bu süreçte kendilerini kime emanet edeceği büyük bir soru işareti.

RUSYA İÇİN ‘STRATEJİK FIRSAT’

Moskova, Washington’un bu hamlesini "tarihi bir zafer" olarak nitelendirebilir. NATO’nun caydırıcılığının en büyük unsuru olan ABD ordusunun kıtadan çekilmesi, Rusya’nın etki alanını Doğu Avrupa ve Kafkasya’da genişletmesi için açık bir davetiye niteliğinde. Ukrayna meselesinde eli güçlenen bir Kremlin, Avrupa siyaseti üzerinde doğrudan baskı kurma şansına sahip olacak.

İSLAM DÜNYASI VE TÜRKİYE

Bu devasa boşluk, Türkiye gibi bölgesel güçler için hem risk hem de büyük fırsatlar barındırıyor. Türkiye, NATO’nun en büyük ikinci ordusu olarak ittifakın "fiili lideri" konumuna yükselebilir ya da Batı’dan bağımsız, çok kutuplu bir dünyanın merkezi aktörü haline gelebilir.

ABD'nin çekilmesi, Batı'nın İslam coğrafyası üzerindeki askeri baskısının ve "müdahaleci" politikalarının lojistik zeminini zayıflatabilir. Siyonist işgal rejiminin en büyük koruyucusu olan ABD’nin Avrupa’dan elini çekmesi, küresel dengeleri Kudüs ve mazlum coğrafyalar lehine değiştirebilecek yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Muhabir: RECEP KURT