New York eyaletinde 2019 yılında hücresinde “intihar etmiş” halde bulunan ve reşit olmayan kız çocuklarına yönelik bir insan ticareti ağı kurmaktan hüküm giymiş olan Jeffrey Epstein dosyası, büyük ihtimalle sona yaklaştı; en azından ABD Adalet Bakanlığı böyle düşünüyor. Bakanlık, geçen cuma günü, ABD’li milletvekilleri ve kamuoyunun baskısı altında, davaya ilişkin milyonlarca yeni belgeyi kamuoyuna açıkladı.

Yayınlanan yeni belge seti, adı ABD tarihinin en büyük çocuk istismarı ve insan ticareti davalarından biriyle anılan milyarderin ilişkide olduğu uluslararası şahsiyetlerin çokluğu açısından şaşırtıcı oldu. Belgeler ayrıca Epstein’in kirli dünyasıyla siyaset, istihbarat, iş çevreleri ve uluslararası dolandırıcılık projeleri arasındaki açık iç içeliği gözler önüne serdi. Özellikle Orta Doğu’ya dair birçok dosyayla ilgilenmiş olması ve israil istihbaratı Mossad adına çalışmakla suçlanması, dikkatleri bu yöne çekti.

Beyaz Saray ve ABD hükümeti, Jeffrey Epstein belgeleriyle birlikte iç kamuoyunda büyük bir davaya dönüşen bu dosyayı kapatmayı umuyor olabilir. Zira bu belgeler, ABD’deki tüm sıcak başlıklarla ilişkilendirilen ve bitmek bilmeyen siyasi spekülasyonlar ile komplo teorilerini besleyen bir unsur haline geldi. Ancak bu davayı çevreleyen histerinin kısa vadede dinmesi pek olası görünmüyor. Bugün herhangi bir Amerikalıya, Beyaz Saray’ı ilgilendiren bir konu sorulduğunda, konu neredeyse anında Epstein ve dosyalarına geliyor. Çünkü birçok kişiye göre Başkan Donald Trump’ın tüm hamleleri artık bu dosyanın etrafında dönüyor. Trump ya suç ortaklığı yapıyor, ya bir şeyler gizliyor ya da Epstein’in skandal adasındaki faaliyetlerin üzerini örtmeye çalışan güçlü bir ağın parçası. Demokratlar da bu fikri seçimlerde kullanıyor.

3 milyon belge

ABD Adalet Bakanlığı, Kongre’nin kendisine tanıdığı son tarih olan 10 Aralık’tan haftalar sonra, geçen cuma günü elindeki son Epstein belgelerini yayımladı. Bu paket, 3 milyon sayfa belge, 180 binden fazla fotoğraf ve 2 bini aşkın video içeriyor. Tüm içeriklere bakanlığın internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor; ancak arama sistemi onlarca alt başlığa ve indirme talebine yönlendiriyor. Daha sonra bazı gazeteciler ve vatandaşlar, kimi dosyaların açılamadığını ya da yeniden silindiğini bildirdi; bu durum resmen doğrulanmadı.

Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, yayımlanan bu dev belge setinin, Trump yönetiminin geçen yıl Kongre’den geçen “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında yapılması gereken son açıklama olduğunu söyledi.

Trump: Yeni belgeler beni aklıyor

Trump’ın adı, yeni Epstein belgelerinde yeniden öne çıktı. Ancak Adalet Bakanlığı, ne Trump’la ne de belgelerde adı geçen herhangi bir ünlüyle ilgili suçlama yöneltilebilecek bir delil bulunmadığını açıkladı. Beyaz Saray ise bazı raporların doğruluk ve güvenilirlikten yoksun olduğunu savundu.

Bakanlık, belgelerin yalnızca mağdurları korumak amacıyla sansürlendiğini, kamuoyunda bilinen isimlerin gizlenmediğini bildirdi. Belgeler; Epstein hakkında basın haberlerini, FBI raporlarını, hücredeki ölümüne dair değerlendirmeleri ve psikolojik durumuna ilişkin bilgileri içeriyor.

Bu belgeler, Kongre’nin geçen yıl kabul ettiği ve Trump’ın Kasım ayında imzaladığı yasa uyarınca yayımlandı. Yasa, Epstein ve cezaevindeki ortağı Ghislaine Maxwell ile ilgili tüm belgelerin açıklanmasını zorunlu kılıyor. Bakanlık, gecikmenin gerekçesi olarak yüzlerce avukatın mağdur kimliklerini korumak için belgeleri incelemesini gösterdi. Ancak bazı mağdur isimlerinin gizlenmediği ve sürecin son derece düzensiz yürütüldüğü görüldü.

Trump, Epstein belgelerinde

Yeni belgeler Trump–Epstein ilişkisini yeniden gündeme taşıdı. Belgelerde, daha önce de adı geçen Britanya Prensi Andrew ve Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun dış politika danışmanı Miroslav Lajčák gibi isimler yer aldı. Lajčák, belgelerde adının geçmesinin ardından cumartesi günü istifa etti.

Trump’ın adı ise belgelerde yüzlerce kez, hatta CNN’e göre bin defadan fazla anılıyor. Bazı atıflar “masum” olarak değerlendirilirken, bazıları Trump’a yönelik doğrulanmamış cinsel suç iddialarını ve Epstein mağdurlarının anlatımlarını içeriyor. En dikkat çekici bölüm, FBI’ın geçen yıl derlediği Trump’a yönelik cinsel suç suçlamaları listesi ve 13 yaşında bir kızın Trump tarafından istismara uğradığını iddia eden notlar oldu. Bir mağdur, Maxwell’in kendisini bir partide Trump’la tanıştırdığını anlattı.

Adalet Bakanlığı bu iddiaların “asılsız” olduğunu iddia etti. Trump ise cumartesi günü yaptığı açıklamada belgeleri okumadığını, ancak “çok önemli kişilerden, bu belgelerin yalnızca beni aklamakla kalmadığını, insanların beklediğinin tam tersini gösterdiğini” duyduğunu söyledi.

Elon Musk, Steve Bannon ve Kevin Warsh

Belgelerde Trump’ın yakın çevresinden isimler de yer aldı. Elon Musk’ın 2012 ve 2013’te Epstein’e adayı ziyaret etme isteğini içeren e-postalar gönderdiği, ancak ziyaretin gerçekleşip gerçekleşmediğinin bilinmediği aktarıldı. Epstein’in, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’i 2012’de adaya davet ettiği, eşinin bu daveti çocuklarıyla kabul ettiği ortaya çıktı.

Belgeler, Epstein’in ölümünden aylar önce Steve Bannon ile yüzlerce kez mesajlaştığını, siyaseti ve seyahati konuştuklarını gösterdi. Bannon’un, Epstein’in itibarını kurtarmaya yönelik bir belgesel hazırlamayı planladığı da yer aldı. Epstein, 2019’da Bannon’a “Trump’ın geceleri neden ter içinde uyandığını artık anlayabilirsin” diye yazdı.

Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh’ın adı da, Noel etkinliğine katılan 43 kişinin listelendiği bir e-postada geçti. Ayrıca Los Angeles 2028 Olimpiyatları Komitesi Başkanı Casey Wasserman, Maxwell’le 2003’te yaptığı “uygunsuz” yazışmaların ortaya çıkmasının ardından özür diledi.

Epstein, MI6 ve Mossad ile Libya planları yaptı

Belgeler, Epstein’in İngiliz istihbaratı MI6 ve israil istihbaratı Mossad ile bağlantılı isimlerle, Libya’daki siyasi kaostan yararlanarak yetkilileri şantajla köşeye sıkıştırmayı ve ülkenin varlıklarına el koymayı planladığını ortaya koydu. 2011 tarihli bir e-postada, Libya’nın zenginliği nedeniyle “finansal ve hukuki girişimler için uygun ortam” sunduğu belirtiliyor. Bazı eski MI6 ve Mossad mensuplarının bu varlıkların tespiti ve ele geçirilmesi konusunda yardım teklif ettiği ifade ediliyor.

Mossad iddiaları yeniden gündemde

Belgeler, Epstein’in Mossad ile ilişkileri hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. 2020 tarihli bir FBI raporunda, gizli bir muhbir, Epstein’in israil istihbaratıyla bağlantılı olduğunu, eski israil Başbakanı Ehud Barak’a yakın olduğunu ve Mossad adına yönlendirilen bir ajan olabileceğini iddia etti. Belgelerde Epstein ile Barak arasında Mossad’a atıf yapılan yazışmalar da yer aldı. Epstein, 17 Aralık 2018’de Barak’tan “Mossad için çalışmadığını açıkça söylemesini” istedi.

Ayrıca Epstein’in, 2018’de gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmesine dair e-postalar gönderdiği, bu olayın izole bir vaka olmadığını düşündüğünü ve dönemin BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed’in Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı bu işe bulaştırmış olabileceğini yazdığı da belgelerde yer aldı.

Demokratlar tatmin olmadı

Belgelerin açıklanmasının ardından Demokratlar, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi yasayı ihlal etmekle suçladı. Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Robert Garcia, “Trump ve Adalet Bakanlığı bugün belgelerin en az yüzde 50’sini gizlemekte kararlı olduklarını gösterdi” dedi. Garcia, Epstein’le bağlantılı tüm suç ortaklarının isimlerinin açıklanmasını talep ederek, “Bu sınırlı açıklamayı inceleyeceğiz, ancak soruşturmamız daha yeni başlıyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna