Soykırımcı israilin Leviathan ve Tamar gaz sahalarından Mısır ve Ürdün’e gaz akışı yeniden başladı. Petrol uzmanları bu adımı, “sadece teknik bir üretim yeniden başlatımı değil, Tel Aviv’in bölgede ana enerji tedarikçisi rolünü pekiştirme isteğinin açık bir mesajı” olarak değerlendirdi.
Ürdün enerji sektöründen bir yetkili, Ürdün haber ajansı Petra’ya yaptığı açıklamada, Doğu Akdeniz’deki Leviathan sahasından Ürdün’e doğal gaz akışının geçen cuma sabahı yeniden başladığını ve sevkiyatın kısa süre içinde normal seviyelere ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Mısır’da ise israil gazı ihracatı, savaş öncesi seviyelere hızla yaklaşarak yeniden arttı. Mısır ile israil arasındaki bağlantı hatlarının 34 gün aradan sonra yeniden devreye girmesiyle, saatler içinde yaklaşık 1 milyar fit küp seviyesine ulaşıldı. Bu gelişme, Netanyahu hükümetinin ilan ettiği olağanüstü hal sona ermeden gerçekleşerek Mısır’daki derinleşen enerji krizinde yeni bir dönemin kapısını araladı ve Doğu Akdeniz enerji piyasasındaki jeopolitik rekabetin boyutlarını gözler önüne serdi.
Mısır Petrol Kurumu eski başkan yardımcısı Medhat Yusuf, yaptığı açıklamada, israil sahalarından Mısır’a gaz akışının birkaç gün içinde günlük yaklaşık 1,1 milyar fit küpe çıkabileceğini belirterek bunu “Mısır için bir kurtarma anlaşması” olarak nitelendirdi. Yusuf, Mısır’ın yerli üretimdeki düşüş ve artan ithalat bağımlılığı nedeniyle ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Yusuf, sevkiyatın 2019’da Kahire ile Tel Aviv arasında imzalanan anlaşmaya göre yürütüleceğini ve bu anlaşmanın günlük yaklaşık 1,1 milyar fit küp gaz akışını öngördüğünü ifade etti. Ağustos 2025’te güncellenen sözleşme kapsamında daha yüksek sevkiyatın ise Leviathan sahasını ulusal gaz şebekesine bağlayan hattın çiftlenmesi projesinin tamamlanmasına bağlı olduğu kaydedildi.
Enerji uzmanına göre plan, sevkiyatın Haziran ayına kadar günlük 1,6 milyar fit küpe çıkarılmasını, yazın zirve döneminde ise Ağustos ayında yaklaşık 2 milyar fit küpe ulaşmasını hedefliyor. Bu artışın, 2040’a kadar Mısır’a gaz tedarikini artırmayı amaçlayan ve toplam değeri 35 milyar doları bulan anlaşmaya bağlı olduğu belirtildi.
Yusuf, “israil gazının yeniden akışı, Zohr sahasında önceki üretim seviyelerine dönme imkanının kalmaması nedeniyle kritik bir adım” diyerek, ithalata bağımlılığın artık kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Bu gelişme, Mısır’ın gaz ve petrol üretiminin hızla gerilediği bir dönemde yaşanıyor. Yusuf’a göre Doğu Port Said açıklarındaki en büyük saha olan Zohr, şu anda yalnızca günlük 1,3 ila 1,5 milyar fit küp üretim yapıyor.
Veriler, üretimin 2022’deki günlük 5,6 milyar fit küplük zirveden keskin şekilde düştüğünü ve mevcut üretimin bu seviyenin yalnızca yaklaşık yüzde 25’i olduğunu gösteriyor. İtalyan enerji şirketi Eni’nin (sahanın yaklaşık yüzde 60’ına sahip) önceki raporlarına göre bu düşüşte teknik faktörler etkili oldu.
“Middle East Economic Survey” verilerine göre Mısır’ın gaz üretimi 2025’te günlük yaklaşık 4,1–4,2 milyar fit küpe geriledi. Bu rakam, 2021’deki 6,1 milyar fit küp seviyesine kıyasla yaklaşık yüzde 30’luk bir düşüşe işaret ediyor. Petrol üretimi ise günde yaklaşık yarım milyon varil seviyesinde bulunuyor; bu da 2021’e göre yaklaşık yüzde 50’lik bir gerilemeye denk geliyor.
Uzmanlar, bu düşüşün başlıca nedenleri arasında eski sahalardaki doğal üretim azalmasını, özellikle de Mısır gaz üretiminin bel kemiği olan Zohr sahasındaki gerilemeyi gösteriyor. Petrol sektörü kaynaklarına göre, 2026 yılında yoğun sondaj ve arama faaliyetlerine rağmen büyük yeni projelerin devreye girmesi beklenmiyor.
Hükümet, orta vadeli plan kapsamında yılda yaklaşık 100 kuyu açmayı ve beş yılda toplam 480 kuyuya ulaşmayı hedefliyor. Ancak bu çalışmaların esas amacı mevcut sahalardaki doğal düşüşü telafi etmek olup, kısa vadede net üretim artışı sağlaması beklenmiyor.





