Soykırımcı israil medyası, İran İslam CUmhuriyeti'ne karşı yürütülen savaşın ülke içindeki enerji piyasasında sarsıntıya yol açtığını belirterek, füzelerin ateşlenmesi nedeniyle Akdeniz’deki İsrail gaz sahalarında üretimin büyük bölümünün durduğunu bildirdi.
israil gazetesi Haaretz, savaşın israilde enerji piyasasında şok etkisi yarattığını, füze saldırıları nedeniyle Akdeniz’deki israil gaz sahalarındaki üretimin büyük ölçüde durdurulduğunu ve platformların hedef alınma ihtimali nedeniyle faaliyetlerin askıya alındığını yazdı.
Gazete ayrıca, gazdaki açığı telafi etmek için elektrik şebekesinin yeniden kömür ve dizel gibi daha kirletici yakıtları kullanmaya başladığını aktardı.
Bu bağlamda İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth da füze tehdidi nedeniyle “Leviathan” ve “Karish” gaz sahalarında arama ve üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu belirtti. Bu gelişmenin, küresel enerji piyasalarında petrol fiyatlarının yükseldiği bir döneme denk geldiği ifade edildi.
Enerji sektöründe, savaşın uzun sürmesi durumunda israilin ne kadar dayanabileceği tartışılırken, bazı uzmanlar yakıt ve elektrik fiyatlarında artış yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Savaşın başlamasından bu yana “Leviathan” ve “Karish” sahalarındaki çalışmalar güvenlik kurumlarının kararıyla durduruldu. Bu süreçte “Tamar” sahası, İsrail’in başlıca doğal gaz kaynağı haline geldi.
Stratejik ekonomik danışmanlık şirketi Eco Energy’nin genel müdürü ve Reichman Üniversitesi öğretim görevlisi Amit Mor, Leviathan ve Karish platformlarının kapatılmasının esas amacının çalışanların güvenliğini sağlamak olduğunu söyledi.
Mor, bir platformun füze saldırısına uğraması halinde gaz akışının devam etmesinin milyarlarca dolarlık zarara yol açabileceğini, bu nedenle üretimin geçici olarak durdurulduğunu ifade etti.
Ayrıca Mor, füze tehdidi azaldığında üretimin yeniden başlatılabileceğini, ancak duruşun bir aydan uzun sürmesi durumunda elektrik tedarikini etkileyebileceğini belirtti.
Mor ayrıca Hayfa’daki petrol rafinerisinin şu anda kısmi kapasiteyle çalıştığını, bunun yakıt tedarikini ve hatta hava kuvvetlerine sağlanan yakıtı etkileyebileceğini söyledi.
Son olarak Mor, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar sürerken İsrail’in enerji fiyatlarındaki artışın ekonomik maliyetini hesaba katması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan üst düzey bir İran İslam Cumhuriyeti'nden askeri yetkili, Al Mayadeen’e yaptığı özel açıklamada, karşı taraf ve ortaklarına “bölgeden tek bir litre petrol ihraç edilmesine izin verilmeyeceğini” belirterek yeni caydırıcılık denklemlerinden söz etti.
Kaynak ayrıca, savaş koşullarında Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin sıkı güvenlik ve askeri kurallara tabi olacağını söyledi ve ABD ile israil güçlerinin hareketlerinin saldırı planlarının başarısız olmasının ardından “alışılmadık davranışlara” yöneldiğini belirtti.
Bilindiği üzere Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin ve önemli miktarda sıvılaştırılmış doğal gazın geçtiği kritik bir enerji geçiş noktasıdır.





