Pardo, kaleme aldığı makalesinde, Gazze'de işgalin en büyük oratğı olan ABD’nin karar verdiğini ve kuzeyde Beyaz Saray'ın hareketin sınırlarını belirlediğini, sözde Başbakan Netanyahu’nun çevresindeki çalışanların ise diğer ülkelerin çıkarlarına hizmet etmek için çalıştığını yazdı.
Pardo, 7 Ekim 2023 saldırısından sonra işgal rejiminin performansını şiddetle eleştirdi ve bu saldırılar işgal rejimi için benzeri görülmemiş bir felaket olarak nitelendirdi.
Pardo, işgal rejiminin net bir stratejiye sahip olmadığını, korkudan kader kararlarını ertelemesine güvenmekle, yanlış söylem yoluyla başarısızlığı zafere dönüştürdüğünü ve sorumluluktan kaçtığını, bunun da işgal rejimini benzeri görülmemiş bir dibe vurduğunu ekledi.
Güvenlik egemenliğine yönelik eleştirisi bağlamında, işgal rejiminin kuruluşundan bu yana ilk kez güvenliğinin ve ulusal güvenlik konularında çalışma özgürlüğünün başka bir ülkenin, ABD'nin eline bırakıldığını söyleyen Pardo, işgal rejiminin artık Gazze, kuzey ve İran dosyası da dahil olmak üzere bir dizi dosya üzerinde bağımsız bir karar verici olmadığını ve stratejik eylem özgürlüğünün uluslararası anlayışlar tarafından kısıtlandığını belirtti.
Pardo ayrıca, işgal rejiminin İran İslam Cumhuriyeti saldırısının da başarısızlığa uğradığını yazdı.





